| Evet, senin için üzerine çıkmak isteyen başka bir adam. | Open Subtitles | نعم، إليك هو مجرد رجل آخر يريد قفز فى احضانك. |
| Kendine Gine domuzun olacak benim gibi başka bir adam bulamaz mısın? | Open Subtitles | ألا يمكنك إيجاد رجل آخر في وضعي ليكون خنــــــــزير غينيا الخاص بك؟ |
| Bu süre zarfında kötü davranmaya başlayan başka bir adam daha oldu. | TED | خلال ذلك الوقت، كان لدينا رجل آخر أصبح يتصرف بفظاظة. |
| Eğer oybirliği ile karar alınırsa. Ama komitede başka bir adam istiyorum. | Open Subtitles | لو كان القرار مُجْمَعٌ عليه , لكنني أريد رجلاً آخر في اللجنة |
| O başlamadan sen çoktan bitirmiş oluyordun, seni başka bir adam için terk etti. | Open Subtitles | انت لست رجلا كفاية لقد تركتك لأجل رجل اخر حسنا |
| başka bir adam otururken masaya gelmeye korkmuş. | Open Subtitles | إنه يخاف أن يأتى إلى المائدة التى يوجد بها رجل آخر |
| Bir gün okuldan eve dönüyorsun, evde başka bir adam var. | Open Subtitles | عندما عدت باكراً من المدرسة كان هناك رجل آخر |
| Havuzda başka bir adam daha vardı, beni izliyordu. | Open Subtitles | و كان هناك رجل آخر فى حوض السباحة يراقبنى |
| Ellerinde kalan son bebeğe elimi uzatmıştım. ama, başka bir adam da onu almak istedi. | Open Subtitles | وصلت إلى آخر دمية متوفرة ولكن شاركني رجل آخر في ذلك. |
| Böyle olmamalıydı. başka bir adam olmamalıydı. | Open Subtitles | لا يبدو الأمر كما هو عليه ليس هناك رجل آخر |
| Yaşlanıp şişmanlamış olarak başka bir adam aramandansa şimdi olmuş olması daha iyi. | Open Subtitles | أجل ، الآن أفضل من أن تكوني أكثر هرماً وبدانة من أن تحصلي على رجل آخر |
| Ölen adam bu tarafa doğru geliyordu ve başka bir adam da arkasından geliyordu. | Open Subtitles | كانت الضحية تمشي بهذا الاتجاه وكان رجل آخر يمشي خلفها |
| Çünkü karısı onu başka bir adam için terketmişti. | Open Subtitles | و كل ذلك لأن زوجته تركته من أجل رجل آخر. |
| Ve sonra 100 kilo ağırlığında başka bir adam onun üzerine düşer. | Open Subtitles | و من ثم سقط رجل آخر يزن 180 رطلاً ليجد نفسه ممدداً فوق جسده |
| Tatlım, başka bir adam yoktu. Ben tam buradaydım, görürdüm. | Open Subtitles | عزيزي , لا يوجد رجل آخر لقد كنت هنا , كنت سأراه |
| kırkı once başka bir adam kanuna karşı oldu. | Open Subtitles | قبل أربعين سنة كان رجل آخر مخالف للقانون |
| Yeni biten ilişkiden sonra, hayatına başka bir adam girince sorulan aptal sorularla uğraşmak istemedim. | Open Subtitles | لم أرد الإجابة عن تلك الأسئلة الغبية التي يطرحها الرجال عندما ينتهي الأمر ويعلمون أنّ هناك رجل آخر في حياتك |
| Ama kararda anlaşalım. Ancak komitede başka bir adam istiyorum. | Open Subtitles | لو كان القرار مُجْمَعٌ عليه , لكنني أريد رجلاً آخر في اللجنة |
| Oturma odamızda başka bir adam gördün. | Open Subtitles | لقد رأيتِ رجلاً آخر في غرفة المعيشة بمنزلنا |
| Alkışları, halkın neşeli seslerini, ...ve ellerin birbirine çarpıştığını duyduğumda, ...biliyorum ki onlar aslında başka bir adam için yapılıyor. | Open Subtitles | وعندما أسمع التصفيق وهتافات المشاهدين ,والأيادي التي تصفق اعلم انها تحيي رجل اخر |
| Benim için sadece ayağıma dolanan başka bir adam! | Open Subtitles | رجل اخر انحني لي أكثر من اللازم. |
| Biliyordum. Beni başka bir adam için terk edemezsin. | Open Subtitles | كنت أعرف هذا لن تتركيني لرجل أخر |
| - Benim üçlü fantezimde sen ben... - Evet? ...ve başka bir adam var. | Open Subtitles | في علاقتي الثلاثيّة، هناك أنت و أنا و رجلٌ آخر. |