Bize aslında olan bazı şeyleri, örneğin, artan polis eğitimini anlatın. | TED | تحدث لنا قليلًا عن بعض الأمور التي تحدث فعلًا، كزيادة تدريب الشرطة مثلًا |
Aslında bilimkurgu bazı şeyleri doğru tahmin etti. | TED | وحاليا, قدّم الخيال العلمي بعض الأمور الصحيحة |
Park hakkında sana özel olarak söylediğim bazı şeyleri yazacağını duydum. | Open Subtitles | سمعت بأنك ذاهبة لطبع بعض الاشياء الخاص التي قلت حول المنتزة |
Korkarım, o kadar da hoş olmayan bazı şeyleri hatırlayacaksın. | Open Subtitles | وأخشى أنك ستبدأين تذكر بعض الأشياء التي ليست جميلة جداً |
Ancak bizzat yaptığımız bazı şeyleri yapay zekâya aktarmak gerçekten zor. | TED | لكن هناك أشياء نقوم بها أنا وأنتم بأنفسنا من الصعب أن تُترجم للذكاء الاصطناعي. |
Öyleyse neden bazı şeyleri hatırlıyorken bazılarını hatırlamıyoruz? | TED | إذًا لماذا نتذكر بعض الأمور دون الأخرى؟ |
Oturdum, onlarla beraber bir sigara içtim ve bazı şeyleri konuştuk. | Open Subtitles | لقد جلست هناك ، و دخنت سيجارة معهم و تناقشنا فى بعض الأمور |
Belki de bazı şeyleri annen kadar iyi göremiyorsundur. | Open Subtitles | ربما لا ترين بعض الأمور كما تراها والدتك |
Bir buçuk yıl çıktık, ta ki onda bazı şeyleri fark edinceye kadar. | Open Subtitles | لمدة عام والنصف حتى لاحظت عليه بعض الأمور. |
Fırsatım olsa bazı şeyleri değiştirebilirdim. | Open Subtitles | قد أفعل بعض الأمور بطريقة مختلفة إذا لاحت لي الفرصة. |
Dinle... bazı şeyleri gözden geçiriyordum, ve bu soğuğun bataryaların verimini düşüreceğini düşünüyorum. | Open Subtitles | كنت أدرس بعض الأمور و أشعر ببعض القلق أن تؤثر البرودة على كفاءة البطاريات |
Size hızlıca göstereceğim yeni bir tür kitap, karışmış... bütün şeyler burada yaşıyor. Ama bazı şeyleri hatırlamak gerekiyor. | TED | وما سأوريكم الان بشكل سريع هو نوع جديد من الكتاب حيث جميع انواع الاشياء تعيش هناك لكن عليك ان تتذكر بعض الاشياء. |
Burada olduğum süre boyunca gözlemlediğim bazı şeyleri araştırarak. | Open Subtitles | التحقيق فى بعض الاشياء التى رأيتها هنا.. |
Temel görüntüyü oluşturacak bazı şeyleri sunmak için kendi sitemi kullanacağım. | TED | سأقوم باستخدام موقعي على الإنترنت لوضع بعض الأشياء التي تعطي الفكرة الأساسية |
bazı şeyleri insan yapmak zorunda olduğu için yapıyor. | Open Subtitles | هناك أشياء يجب على الرجل أن يفعلها فيفعلها مضطرا |
Kendine bazı şeyleri itiraf etmen, senin için çok mu zor? | Open Subtitles | هل تجد صعوبة في الاعتراف ببعض الأمور لنفسك ؟ |
Yaşadığımız o kadar şeyden sonra, bazı şeyleri senden saklamanın zor olduğu kanaatine vardım. | Open Subtitles | بعد كل ما مررنا به أجد أنه من الصعب جداً أن أخفى عنك أموراً |
Söylemekte bile zorlandığınız bazı şeyleri yazmayı daha zor bulabilirsiniz. | Open Subtitles | أشياءً تواجهون صعوبة في قولها و صعوبة أكثر في كتابتها |
Bazen bazı şeyleri düşünmemek daha iyidir. | Open Subtitles | في بعض الاحيان من الأفضل أن لانفكر ببعض الأشياء |
Seni takdir ettiğimden ve sevdiğimden dolayı, senden bazı şeyleri saklı tuttum. | Open Subtitles | ... و لكن لأننى أحبك و أقدرك فقد أخفيت بعض الامور عنك |
bazı şeyleri tercüme etmeye gerek yok. | Open Subtitles | بَعْض الأشياءِ لَيسَ بِحاجةٍ إلى أَنْ يُترجمَ. |
bazı şeyleri duymak hoşuna gitmeyecek. | Open Subtitles | هو لَنْ يَكُونَ سعيدَ ليتَعَلّم بضعة أشياء |
Gerçekten bazı şeyleri farklı hatırlıyorsun, değil mi? | Open Subtitles | انت حقا تتذكر الأشياء بشكل مختلف، أليس كذلك؟ |
Tiyatrocular bazı şeyleri daha derinden hissetmek için biraz eşcinsel olmalıdır. | Open Subtitles | انوع المسرح تحتاج قليلا من الجنس المثلي حتى يتمكنوا من الشعور بأشياء أكثر عمقا. |
Başlamadan önce bu eve ait bazı şeyleri geri vermem gerekiyor. | Open Subtitles | قبل ذلك لابد أن أعيد بعض الأغراض التى تخص هذا المنزل |
Ve bazı şeyleri bilmemen senin için daha güvenli, tamam mı? | Open Subtitles | وتعرفين أن هناك أمور لا يمكنك معرفتها حرصا على سلامتك، صحيح؟ |