| Hayır. Bu çocuklarla ilgilenmek bana beladan başka hiçbir şey getirmez. | Open Subtitles | لا تتعب نفسك ، البحث عن هؤلاء الفتية لم يعطني شيئاً سوى المتاعب |
| Siber intikamcılık bana beladan başka bir şey getirmedi. | Open Subtitles | الهجمات الإلكترونية لم تجلب لي سوى المتاعب |
| Bu sana beladan başka bir şey getirmeyecek. | Open Subtitles | وهذا هو السبب الذي ستعمل سوى المتاعب. |
| Onun geleceğinde beladan başka bir şeyin olmadığının farkına vardım. | Open Subtitles | كنت قد رأيت أنه لا يوجد سوى المشاكل في مستقبله |
| Bize yalan söylediler, malımızı çaldılar, beladan başka bir şey değiller. | Open Subtitles | . كذبوا علينا , سرقوا منا ، هم لا شئ سوى المشاكل |
| O kız evime geldiğinden beri beladan başka bir şey getirmedi. | Open Subtitles | هذه الفتاة ليس لها فائدة سوى المشاكل منذ أن أتت إلى منزلي |
| Çünkü beladan başka bir şey olmadığımı biliyorsun. | Open Subtitles | لأنّك تعلمين بأنّي لست شيئا سوى مشكلة |
| Bu çok kötü çünkü şu anda elinde beladan başka bir şey yok. | Open Subtitles | هذا سئٌ للأسف, لأنَّ كل ما لديك الآن هو المتاعب والمشاكل |
| O kız kardeşler beladan başka bir şey değil. | Open Subtitles | فتلك الأختان لا يجلبان سوى المتاعب |
| Günün sonunda beladan başka birşey olamayacak | Open Subtitles | في نهاية اليوم ، لن تكون سوى المتاعب |
| beladan başka birşey olamaz yeniden ve yeniden! | Open Subtitles | إنها لن تجلب لنا سوى المتاعب مرات ومرات |
| Hayattayken beladan başka bir şey değildin. | Open Subtitles | في حياتك لم تكن شيء سوى المتاعب |
| "Yolunuza bakın. Burada beladan başka şey bulamazsınız." | Open Subtitles | "تابع المضيّ، لا ينتظرك هنا سوى المتاعب" |
| Yani benim inandığım şeyler bana beladan başka bir şey getirmedi. | Open Subtitles | أعني، يبدو أن كل الأشياء .. التي أؤمن بها لم تسبب لي سوى المشاكل |
| beladan başka bir şey değilsin be kadın. Ver onu bana. | Open Subtitles | أنتِ لا ياتي معك سوى المشاكل يا سيدة أعطني السكين |
| Bize beladan başka bir şey getirmeyen adamlar. | Open Subtitles | الرجلان اللذان لم يسببا لنا سوى المشاكل. |
| Ona bakıyorum ve beladan başka bir şey görmüyorum. | Open Subtitles | أَنْظرُ إليه وأَرى لا شيء سوى المشاكل |
| Logan, bu kız sana beladan başka bir şey getirmez. Unut onu. | Open Subtitles | إنها لا تجلب سوى المشاكل إنسى أمرها |
| Onun iyiliği için. Sen beladan başka bir şey değilsin. | Open Subtitles | -من أجل صالحه , أنت لست سوى مشكلة |
| Bu şey beladan başka birşey değil. | Open Subtitles | هذا الشئ ليس سوى مشكلة |
| Siz ikiniz beladan başka bir şey değilsiniz ve benim ihtiyacım olan son şey, bela. | Open Subtitles | لا تقولي ذلك. إنّكما لم تجلبا لي سوى المتاعب، وآخر شيء أريده هو المتاعب. |