| Ama her şeye rağmen, bir şey olmamış gibi dans etmeye devam edeceğiz. | Open Subtitles | لكننا قررنا أن لن نسمح له بإفساد الحفلة. سنرقص وكأنّ شيئاً لم يحدث. |
| Halı altına süpürüp bir şey olmamış gibi yapmak tam Amerikalılara göre. | Open Subtitles | هذا طبع الأمريكيين, يكنسونها الى تحت السجادة ويتصرفون وكأن شيئاً لم يحدث |
| Ve sonra da bir şey olmamış gibi karşıma geçti. | Open Subtitles | وبعد ذلك يأتي وكأن شيئا لم يحدث |
| Ve hiç bir şey olmamış gibi mi davranacağız? | Open Subtitles | ونحن نتصرف كان شيئا لم يحدث قط |
| Slaytlar. Gerçekten bir şey olmamış. | Open Subtitles | صور تسلط على الحائط إذاً فعلاً لم يحدث شيء |
| En sadık dostunuz size saldırır, ama 5 dakika sonra sanki bir şey olmamış gibi yüzünüzü yalar. | Open Subtitles | أفضل أصدقاء البشر قد يرجع إلى زاوية ويهاجم بعد خمس دقائق يلعق وجهه كأنه لم يحدث شيء |
| Eğer bir şey olmamış gibi davranıyorsa, bırak öyle kalsın. | Open Subtitles | إن كانت تريد أن تقول أنه لم يحدث قط، فبكل بساطة قولي أنه لم يحدث قط. |
| Biraz duyarlıysan sabah bir şey olmamış gibi davranırsın. Evet. | Open Subtitles | أجل و إذا كان لديك أي إحساس ستدعي أن شيئا لم يحصل هذا الصباح |
| Sonra da bir şey olmamış gibi partiye geri döndü. | Open Subtitles | وعاد بعدها إلى الحفل كما لو أن شيئاً لم يحدث. |
| Sonra da bir şey olmamış gibi partiye geri döndü. | Open Subtitles | وعاد بعدها إلى الحفل كما لو أن شيئاً لم يحدث. |
| Ertesi gün Agramonte'de sanki bir şey olmamış gibi... büyük bir sessizlik çöktü. | Open Subtitles | في اليوم التالي عم الهدوء على أغرامونتي وكأن شيئاً لم يحدث |
| Hala bir şey olmamış gibi... etrafına gülücükler saçıyor, normal davranıyor. | Open Subtitles | لازال يختلط مع الناس يتصرف ببساطة وكأن شيئاً لم يحدث |
| Hiç bir şey olmamış gibi davranır. Evlilik bozulmaz. | Open Subtitles | ولكنه تصرف وكأن شيئاً لم يحدث لم يفسُد الزفاف |
| bir şey olmamış gibi konuşmaya devam et. | Open Subtitles | واصل الكلام وكأن شيئا لم يحدث |
| bir şey olmamış gibi konuşmaya devam et. | Open Subtitles | واصل الكلام وكأن شيئا لم يحدث |
| Travis okuluna geri dönecek ve hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam edecek. | Open Subtitles | اذا يا (ترافيس) يجب أن تعود الى الكليه وتسير فى حياتك كما لو أن شيئا لم يحدث |
| Galiba bir şey olmamış Majesteleri. | Open Subtitles | على ما يبدو أنهُ لم يحدث شيء يا صاحب الجلالة |
| Ama herkes ona yardım etmek için çırpınırken o bir şey olmamış gibi davranmaya devam ediyor. | Open Subtitles | ولكن الجميع يتعبون أنفسهم ويحاولوا مساعدتها وتعيش حياتها كما لو لم يحدث شيء |
| Crohne bize 48 saat tanıdı. - bir şey olmamış gibi yapalım. | Open Subtitles | كرون امهلنا يومين، دعونا نتصرف كان لم يحدث شيء |
| Öldürdük,ve sanki hiç bir şey olmamış gibi, onları gömdük. | Open Subtitles | قتلنا منهم، وبعد ذلك دفنوه وتظاهر أنه لم يحدث أبدا! |