| Geçen ay iletişim cihazınızın belirmesi tam bir şok oldu. | Open Subtitles | كانت صدمة حين ظهرت أداة الإتصال الخاصة بكم الشهر الماضي |
| Bu da büyük bir şok olmayacak öyleyse. | Open Subtitles | حسنا، اذا، هذا لن يكون بمثابة صدمة سريعة، أيضا |
| Bu tabiki hepimiz için bir şok. | Open Subtitles | الذي هو خبر صادم لنا جميعاً بالطبع |
| Bu kadar yıldan sonra, her şeyi arkanda bıraktıktan sonra birisinin hayatına girip hepsini yeniden uyandırması senin için bir şok olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنّه كان أمراً صادماً... بعد كلّ تلك السنوات، بعدما وضعت كلّ ذلك وراءك، أن يدخل شخص ما إلى حياتك ويقلبها من جديد. |
| Daha erken gelemediğim için beni bağışla. Büyük bir şok. | Open Subtitles | يجب ان تسامحينى لعدم حضورى سريعا يا لها من صدمة |
| Sizin için büyük bir şok olmuş olmalı. | Open Subtitles | لابد وانها كانت صدمة كبيرة لك عند اكتشافك الجثة |
| Yani bu benim için büyük bir şok oldu tabii. | Open Subtitles | نعم ، أعني ... من الواضح أنها كانت صدمة كبيرة |
| - Tam bir şok olmalı. Ona aşıktın. | Open Subtitles | لابد إنها كانت صدمة كنتِ مغرومة به تماماً |
| Bunun sizin için büyük bir şok olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | لا بد أن هذه بمثابة صدمة بالنسبة لك |
| Tam bir şok gibiydi. | Open Subtitles | ...أعني إننا غصنا بشكل صادم |
| Koma halinden uyandığınızda bu sizin için bir şok olabilir ama... | Open Subtitles | قد يكون أمراً صادماً عندما تستيقظ من سبات... |
| Çok şanslıymış. Hafif bir şok geçiriyor. | Open Subtitles | محظوظة للغاية، تعاني من صدمة بسيطة مع بعض الجروح و الكدمات، ليس هنالك جروح كبيرة |
| Anneliği yaşamayacağımı bir şekilde kabullenmiştim. Yani büyük bir şok oldu bana. | Open Subtitles | أن أقبل بالأمومة لم يكن موضع نقاش وبالتالي فقد كانت صدمه بحق |
| Fakat, eğer bu devrimci teori gerçekse, bizler için bir şok etkisi yaratacaktır. | Open Subtitles | ولكن إذا كانت هذه النظرية الثورية صحيحة سوف نكون فى صدمة تامة |
| Henry bunun bir şok olduğunu biliyorum ama gitmesine izin veremeyiz. | Open Subtitles | هنرى .. أنا أعرف أنا هذا كان صدمة لك لكن نحن لا نستطيع أن نترك هذه الفتاة تذهب |
| Sütunlar izole edilmiş ancak sağlam bir şok anlık bir gedik açabilir. | Open Subtitles | , البرامج المعدنية معزولة لكن صدمة واحدة جيدة يمكن ان تسبب فجوة مؤقتة |
| Senin için büyük bir şok olmalı. Bizim için de öyleydi. | Open Subtitles | إنها صدمة مروعة بالنسبة إليك كما كانت بالنسبة إلينا |
| - Bu benim için de büyük bir şok. | Open Subtitles | انها صدمة انها صدمة لي أيضاً |
| Katilin olağanüstü bir şok tabancası varmış gibi. | Open Subtitles | الذي كانا عليه هو ما تضرر. كأن القاتل كان لديه صاعق كهربائي خارق. |
| Haklısın. Doğrusu tam bir şok olmuştu yani. | Open Subtitles | ،هذا صحيح كان شيئاً عجيباً |