| Arabayla ilgili soruyu cevaplamaktan kaçmak için harika bir yoldu. | Open Subtitles | كانت طريقة غريبة فى الهروب من سؤال ابى عن السيارة؟ |
| Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu. | TED | لقد كانت طريقة يستطيع من خلاله الآباء معرفة ما هي المدارس العمومية الأحسن لأطفالهم. |
| Yani bu, binayı betimlemek ve tasarımlamak için bir yoldu, ama tabii ki deneyimleri paylaşmak için de. | TED | لذا فإنها كانت طريقة لرسم المبنى وتصميمه، ولكن بالطبع أيضًا لتوصيل تلك التجارب ببعضها. |
| Karşımdakinin beni anlamasını sağlamak için tuhaf bir yoldu. | Open Subtitles | كانت هذه طريقة غريبة لكى أجعل نفسى مفهوماً |
| İtiraf etmeliyim hastanelikti. Ama büyümek için garip bir yoldu. | Open Subtitles | لكن , نعم , كانت هذه طريقة غريبة للنمو |
| Ucu düğün yerine varan dolambaçlı ve dönemeçli bir yoldu bu. | Open Subtitles | لقد كان طريق منعطف أدى إلى نهاية المذبح |
| Hapis hayatının daha kötü yanlarından kaçınmak için harika bir yoldu. | Open Subtitles | ذلك كان طريقا عظيما لتفادي أكثر التصرفات الغير سارة لحياة السجون |
| Aşağıdaki kafeye kadar uzun bir yoldu. | Open Subtitles | كان طريقاً طويلاً الى ذلك المقهى الذي بالاسفل |
| Bu öyle harika bir yoldu ki -- yani, böyle Java kitapları yapmaları gerek, ve bir programı öğrenmekle ilgili bir sorunumuz olmadı. | TED | كانت طريقة مثالية ل.. أقصد، يجب أن يكتبوا كتب الجافا بهذه الطريقة و لن تكون لدينا مشكلة في تعلم أي برنامج. |
| Ödevleri düzenlemek için çok pratik ve eğlenceli bir yoldu. | Open Subtitles | لقد كانت طريقة ممتعة وعملية لتنضيم أعمال المدرسة |
| Bize yardım etmeye çalışmak bankanın güvenlik sistemini kontrol etmek için akıllıca bir yoldu. | Open Subtitles | محاولة مساعدتنا كانت طريقة ذكية، لإكتشاف النظام الأمني للبنك. |
| - Kendimi tanıtmak için biraz sakarca bir yoldu. | Open Subtitles | - - لقد كانت طريقة خرقاء لأعرف عن نفسي بها. |
| Sus payını ödemek için kusursuz bir yoldu. | Open Subtitles | كانت طريقة ممتازة لمعالجة الدفاعات |
| Zaman geçirmek için harika bir yoldu. | Open Subtitles | ولكنها كانت طريقة جيدة لتمرير الوقت" |
| Bunun için biraz salakça bir yoldu. (ve goll..) | Open Subtitles | حسناً، كانت هذه طريقة سخيفة لفعل هذا |
| Zorlu ve uzun bir yoldu. | Open Subtitles | أنه كان طريق طويل وبشق الأنفس |
| Hedefe kısa bir yoldu. | Open Subtitles | كان طريقا مختصرا لقدره |
| Çok uzun bir yoldu bu. | Open Subtitles | تطّلب منّا 7 ملايين عام. لقد كان طريقاً شاقاً. |