| Kalacak bir yere ihtiyacı olursa sorun değil. burada kalabilir. | Open Subtitles | اذا احتاج مكاناً ليبقى فيه لا بأس, بإمكانه البقاء هنا |
| burada kalabilir ve kendimizi harcatabiliriz ya da tekrar ışığa ulaşırız. | Open Subtitles | و نستطيع البقاء هنا ونهزم هزيمة نكراء.. أو أن نشق طريقنا نحو الضوء.. |
| burada kalabilir ve kendimizi harcatabiliriz ya da tekrar ışığa ulaşırız. | Open Subtitles | و نستطيع البقاء هنا ونهزم هزيمة نكراء.. أو أن نشق طريقنا نحو الضوء.. |
| Bir süreliğine burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | فهل من الممكن أن أبقى هنا قليلاً ؟ |
| Bu yüzden, acaba burada... kalabilir miyim diyecektim. | Open Subtitles | لذا كنت سأطلب منك إذا كان بوسعي البقاء هنا |
| Ahbap, burada kalabilir, tutuklanabilir... ve Beyaz Kale'ye gitme umutlarımıza bir son verebiliriz. | Open Subtitles | يمكنك البقاء هنا ويلقى القبض عليك يا رجل وننهي آمالنا بعدم زيارتنا للقلعة البيضاء نهائياً |
| Ahbap, burada kalabilir, tutuklanabilir... ve Beyaz Kale'ye gitme umutlarımıza bir son verebiliriz. | Open Subtitles | يمكنك البقاء هنا ويلقى القبض عليك يا رجل وننهي آمالنا بعدم زيارتنا للقلعة البيضاء نهائياً |
| Onlar bizi bulana ve hepimizi öldürene kadar burada kalabilir veya kaçabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا البقاء هنا حتى يجدونا ويقتلونا جميعاً وعندها سنجري بأقصى سرعة |
| burada kalabilir miyiz diye sana sormalıydık. | Open Subtitles | تعرف ,كان يجب عليناأن نسألك لو نستطيع البقاء هنا كان يجب على ذلك |
| Bu gece burada kalabilir miyim lütfen? | Open Subtitles | أنصتي, هل يـُمكنني البقاء هنا هذه الليلة؟ |
| Ne yazık ki o bir süre daha burada kalabilir. | Open Subtitles | حسنا، للأسف سيتوجب عليه البقاء هنا لفترة قصيرة. |
| Şimdi burada kalabilir ve kalede yaşayabilirsin. | Open Subtitles | أنت تعلم أن بوسعك البقاء هنا والعيش في القلعة |
| Birkaç gün burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | هل تعتقدين أنه يمكنني البقاء هنا لبضعة أيام ؟ |
| Ailesi onu almaya gelene kadar burada kalabilir. | Open Subtitles | يمكنها البقاء هنا حتى تأتى عائلتها من أجلها |
| Hayır dersem,burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | إنْ قلتُ لا أأستطيع البقاء هنا على الأرض؟ |
| Biraz burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | هل أستطيع أن أبقى هنا لبعض الوقت؟ |
| Bu gece burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | أيُمكنني أن أبقى هنا الليلة؟ |
| Kahretsin. Yerinde olsam, emekli olup orada yaşardım. O burada kalabilir. | Open Subtitles | اللعنة, أن كان بأمكاني التقاعد و البقاء هناك وهي تبقى هنا |
| O burada kalabilir, fakat siz kendinize kalacak başka bir yer bulmalısınız. | Open Subtitles | يمكنه المبيت هنا لكن عليك أنت البحث عن مكان آخر |
| Baba, bütün gün burada kalabilir miyiz? | Open Subtitles | أبي هلّ بالإمكان أن نبقى هنا طوال النهار؟ |
| Bir süre daha burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | هل تمانعين اذا بقيت هنا لفترة؟ |
| Sanırım sormak istediğim şey; bir süre burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | أعتقد أن ما أطلبه هو المكوث هنا لبعض الوقت |
| Peki, burada kalabilir miyiz? | Open Subtitles | أيمكننا الإقامة هنا إذاً؟ |
| Başka bir akrabasını bulana kadar burada kalabilir, hangi arkabası olursa. | Open Subtitles | بإمكانه أن يبقى هنا حتّى نجد له قريباً أيّ قريب |
| Ot satmadan burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | حسناً، ألا أستطيع أن أبيت هنا ولا أبيع الحشيش؟ |
| O benim sevgilim. burada kalabilir. | Open Subtitles | حسنا.انها حبيبتي يمكن ان تكون متواجدة لأجل ذلك |