| Şu ufak puşta sor. Bu cimri, Eminim bir yerlere şeker istiflemiştir. | Open Subtitles | اسال هذا التافه الصغير أنا متأكد أن هذا البخيل لديه بعض السكر |
| Ona bu köpekleri veren, Eminim bir yerde kafasını duvarlara vuruyordur. | Open Subtitles | أراهن أن الشخص الذي أهدى له هذه الكلاب يعذب نفسه الآن |
| Eminim bir gün bu gen, türünüzün hayatta kalmasına yardım edecek. | Open Subtitles | أنا واثق أن ذلك الجين سيظهر كي يُساعد في بقاء جنسكم. |
| Eminim bir gün bunu tüm dünya ile... paylaşacaksın. | Open Subtitles | أنا متأكدة أنه يوماً ما ستتشارك به مع العالم بأسره |
| Eminim bir şey olmamıştır. Endişelenme. | Open Subtitles | أنا متأكد أنه لم يحدث لها شيئ سيء، لاتقلقي كثيراً |
| Evet öyle. Balıklama dalmaya devam et. Eminim bir ara başarırsın. | Open Subtitles | حسناً, إستمر في غرس رأسك أنا متأكد من نجاحك في النهاية |
| Eminim bir tgr anlasmaya varabiliriz. | Open Subtitles | أنا متأكدة أننا يمكن أن نحصل على صفقة من نوع ما |
| Bir sürü insan yapıyordur! Ama Eminim bir sürü insan da önemsemez. | Open Subtitles | انا متأكد على الماس فعلها, لكن العديد من الناس لايفكرون بهذه الاشياء |
| Eminim bir baş korucu olarak ilk dikkatini çeken şey burada daha fazla boş alana ihtiyaç olduğudur, ve bu konuda kesinlikle haklısın. | Open Subtitles | أراهن أنّ أوّل ما لاحظتَه كرئيس للحرّاس هم الحاجة لبعض المساحات، و أنتَ محقٌّ تماماً |
| Eminim bir kısmın ondan nefret ediyordur ama belki de diğer tarafın ona hala takılıp kalmıştır. | Open Subtitles | أنا متأكد أن جزء منك يكرهه لكن ربما هناك جزء لازال متعلق به |
| Eminim bir çoğunuz onun bizi görebildiğine inanıyor ama benim düşüncem o ölü. | Open Subtitles | أنا متأكد أن الكثير منكم يؤمن بأنه يستطيع أن يرانا لكن وجهت نظري, أنه ميت |
| Evet, Eminim bir sürü insan iki kafalı akrebini çalmak ister. | Open Subtitles | أجل، أراهن أن العديد من الأشخاص يحاولون سرقة عقربك ذو الرأسين |
| Eminim, bir beysbol maçı falan vardır. İzlemek ister misin? | Open Subtitles | أراهن أن هناك مباراة بيسبول ,تود المشاهده؟ |
| Kimse söylemedi bana! Eminim bir taktikti olay olursa haklı çıkmak için. | Open Subtitles | لم يبلغنى أحد بذلك أنا واثق أن ذلك كان أسلوبا |
| Eminim bir yanlışlık vardır. Çaresine bakarız. | Open Subtitles | أنا واثق أن هذا سوء تفاهم سوف نحل المسألة |
| Eminim bir yerde kafasını temizliyordur. | Open Subtitles | أنا متأكدة أنه بمكان ما الآن ليفرغ رأسه فقط |
| Müvekkilime, söylemeyeceğime dair söz verdim fakat Eminim bir kez yayınlandı mı yazarı bir adım öne çıkacaktır. | Open Subtitles | ولكن أنا متأكدة أنه حالما يتم نشرها ،سوف يظهر الكاتب سيضطر إلى ذلك |
| Eminim bir yerlerden koca bir taş buluruz. | Open Subtitles | أنا متأكد أنه يمكننا إيجاد صخرة كبيرة في مكان ما |
| - Eminim bir yerlerden bulurlar. | Open Subtitles | أنا متأكد من أننا يمكننا أن نجد بعضه في مكان ما. |
| Gelecek hafta onu ofiste görürü. Eminim bir şeyler ayarlarız. | Open Subtitles | حسناً أراه في المكتب الأسبوع المقبل أنا متأكدة أننا سنرتب لشيء ما |
| Ama Jules gidip amire bizzat sorarsan Eminim bir seferliğine bırakır. | Open Subtitles | لكن ياجولز , إذا سئلتي المدير شخصيًا انا متأكد انه سيوافق |
| Eminim bir sürü harika düşünceye sahipsindir. | Open Subtitles | و أراهن أنّ لديكَ أفكاراً رائعةً كثيرة. |
| Eminim bir çaresini bulursun, Harold. | Open Subtitles | -أنا متأكدٌ من أنّكَ ستجد حل، (هارولد ) |
| Bakınsanıza? Eminim bir şeyler bulabiliriz. | Open Subtitles | أوتعلمون,أنا واثق من أنه يمكننا حل الأمر |
| Eminim bir erkeğin neler çektiğini anlarsınız. | Open Subtitles | أنا واثقٌ من أنك تستطيع تفهم ما يمر به الرجل |
| Eminim, bir çeşit tesadüftür. | Open Subtitles | أنا متأكدة من أن هذا نوع من أنواع الصدفة |
| Eminim bir sürü sorun vardır ama cevap vermeye yetecek vaktim yok. | Open Subtitles | أنا متأكدٌ أنّ لديك الكثير من الأسئلة لكن للأسف ليس لدي وقت للإجابة عليها |