| Hey, cinsel hayatın da Gömleğin gibi meşgul olabilir. | Open Subtitles | ربما حياتك الجنسية مشغولة دائما مثل قميصك |
| Bak, saçların dağılmış, ayakkabın parlatılmamış, Gömleğin ütülenmemiş. | Open Subtitles | انظر، شعرك غير مرتب، حذاؤك غير لامع و قميصك غير مكوي |
| Ama diğer tarafından bakarsak, ...mesela bu Gömleğin düğmeleri bir anda koparsa yeni bir tane alabilecek durumda olacağım. | Open Subtitles | ولكنالمثيربالأمرأنه .. إذا على سبيل المثال سقطت أزرار قميصك هذا فجأة فسأكون قادرا على شراء واحد جديد |
| Gülümsemen mi, yoksa çirkin Gömleğin mi daha kötü bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم ما الخطئ تلك الآبتسامة اللطيفة أم القميص القبيح |
| Gülümsemen mi, yoksa çirkin Gömleğin mi daha kötü bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم ما الخطئ تلك الآبتسامة اللطيفة أم القميص القبيح |
| Böyle bir Gömleğin fiyatını biliyor musunuz? | Open Subtitles | هل لديك أي فكرة كم يبلغ ثمن قميص مثل هذا.. ؟ |
| Böyle bir Gömleğin kaç para olduğundan haberiniz var mı? | Open Subtitles | هل لديك أي فكرة كم يبلغ ثمن قميص مثل هذا.. ؟ |
| Gömleğin üzerinde değilken düşündüğün şeyler gülünç oluyor. | Open Subtitles | يا للأشياء التي تفكر فيها، وأنت لا ترتدِ قميصك |
| Gömleğin daha iyi gözüküyor. İyi eğlenceler. İyi eğlenceler. | Open Subtitles | وهي تجعل قميصك افضل اوقات جيده , اوقات جيده ,حسنا يا رفاق |
| Çorapların aşağıda, Gömleğin dışarıda, pantolonun ütüsüz. | Open Subtitles | جورباك منخفان، قميصك ليس داخل البنطال، بنطالك ليس مكوياً. |
| - Gömleğin amma terliymiş. | Open Subtitles | قميصك متعرق جدا هي تُعبّرُ عن رأيها بصراحة. انها بـ84. |
| Farkında mısın, Gömleğin içini gösteriyor. | Open Subtitles | تعرفين، اعتقد أني استطيع الرؤية من خلال قميصك |
| - Gömleğin kanlı hâlde gitsen, kimsenin bir şey demeyeceği bir yer. | Open Subtitles | ذلك النوع من الاماكن التى لايطرح احدهم اسئلة اذا جئت و على قميصك دماء |
| "deki gibi. Gömleğin açık mavi olup olmadığını kontrol etmeye gittim mi? | TED | هل ذهبت لأتأكد من أن القميص لونه أزرق فاتح أم لا؟ |
| Sana aldığım Gömleğin parasını ödeyecektim. | Open Subtitles | كنت ذاهبة لأدفع ثمن القميص الذي إشتريته لك. |
| İlk günkü kırmızı Gömleğin de olmaz. | Open Subtitles | وبالمناسبة ، لا ترتدي القميص الأحمر الذي أرتديه في اليوم الأول. |
| Kimliği mutfaktaki masanın üzerinde yada yatağın üzerindeki Gömleğin cebinde unutmuş olmalıyım. | Open Subtitles | على طاولة المطبخ أو في جيب القميص أو على سريري |
| Herhalde şimdi mavi Gömleğin olmadığını da söyleyeceksin. | Open Subtitles | أفترض بأنك ستقول بأنك لم تكن تملك أي قميص أزرق |
| Çizgili Gömleğin üzerine çizgili kravat takmışsın. | Open Subtitles | أنت تعلم انك ترتدي قميص مخطط مع ربطة عنق مخططة، اليس كذلك؟ |
| Sen kim oluyorsun peki, ezik Gömleğin ve dünden kalmış pantolonunla? | Open Subtitles | حسنا ، من تظن نفسك فى ملابسك تلك قميص أبيض وبنطلون القبيح بالأمس؟ |
| - Gömleğin piknik örtüsüne benziyor. | Open Subtitles | قميصكَ يبدو وكأنه بطانية النزهة |
| - Tamam, anladım. Temiz Gömleğin yok. | Open Subtitles | ـ لقد سمعت ذلك ، فهمته ، ليس لديك قمصان نظيفة ـ أشكرك |
| - Hemen dönerim. - Gömleğin içini gösteriyor. | Open Subtitles | اللعنة، يمكنني الرؤية من خلال قميصكِ. |
| Kavgayı Gömleğin üzerindeyken ayıramazsın. | Open Subtitles | حسنا,انتي لا تستطيعين فض نزاع و أنت مرتديه لقميصك |