| Bundan bir kere kurtulmuşsun. Her şeyi bırakmışsın. Yine yap. | Open Subtitles | , لقد نجوت أنت من ذلك، لقد ابتعدت ابتعد ثانيةً |
| Bu yüzden çok heyecanlandım ve koşarak yanına gidip kurtulmuşsun, dedim. | Open Subtitles | لذلك انا كنت فرحة جداً وركضت نحوه وقلت له "لقد نجوت" |
| Yine iyi kurtulmuşsun. Bana öptürdüler. - Nasıl gidiyor, beyler? | Open Subtitles | لقد نجوت بسهولة لقد جعلوني أقبله ما أخباركم يا شباب ؟ |
| Görünüş itibariyle 3. derece endometriyal kanserden sağ kurtulmuşsun. | Open Subtitles | بكل المعطيات يبدو أنّك قد نجوتِ من سرطان الرحم في المرحلة الثالثة |
| Vay canına, sen de kurtulmuşsun. | Open Subtitles | لقد نجوتِ أنتِ ايضا |
| MR çektik ve görünüşe göre beyin hasarından kurtulmuşsun. | Open Subtitles | أجرينا أشعة بالرنين المغناطيسى لك ويبدو أنك نجوت من أى ضرر دماغى |
| Sevdiğin herkes kurşuna dizilmiş ama sen kurtulmuşsun. | Open Subtitles | حقاً! ، كل من أحببتهم قُتلوا بينما نجوت أنت فحسب؟ |
| Hey... Kurtuldun demek, Albay, kurtulmuşsun. | Open Subtitles | لقد نجوت أيها الكابتن أنك نجوت |
| Tanrım! Ucuz kurtulmuşsun. | Open Subtitles | لقد نجوت بسهولة |
| Tuzağımdan kurtulmuşsun. Aferin. | Open Subtitles | لقد نجوت من فخي، جيد جداً |
| Albay. Hey, kurtulmuşsun. | Open Subtitles | كابتن، أنك نجوت. |
| Zehrimden kurtulmuşsun. | Open Subtitles | لقد نجوت من سُمي |
| - Ama sen de kurtulmuşsun. | Open Subtitles | - لكنك نجوت أنت أيضاً . |
| kurtulmuşsun. | Open Subtitles | لقد نجوت |
| kurtulmuşsun. | Open Subtitles | -لقد نجوت |
| kurtulmuşsun. | Open Subtitles | -لقد نجوت |
| kurtulmuşsun. | Open Subtitles | -لقد نجوت |
| - Ucuz kurtulmuşsun. | Open Subtitles | نجوتِ بأعجوبة تلك المرة أجل |
| - Evet, kolay kurtulmuşsun. | Open Subtitles | نجوتِ من حديثه بسهوله |
| Duyduğum kadarıyla Draaga'nın elinden kurtulmuşsun. | Open Subtitles | سمعت أنكِ نجوتِ من قتال مع (دراجا) |