| söylediğin şey hakkında düşünüp duruyordum... Ve sanırım benden vazgeçtin çünkü... | Open Subtitles | كنت افكر مليّاً بشأن ما قلته لي وأعتقدأنكتخليتعني فقط لأن .. |
| Yeminliyken söylediğin şey bu, ama bölge savcılığı bunun doğru olmadığını biliyordu. | Open Subtitles | إنها غيرت السؤال. هذا ما قلته تحت القسم، لكن المُدعي العامكانيعلمإنهاليست الحقيقة.. |
| Ama şimdi söylediğin şey varya duyduğum en gerizekalıca şey. | Open Subtitles | اما ما قلته الان هو اغبى شيئ سمعته على الاطلاق. |
| Bahsetmeyiz, ama sen burada daha güvendesin hele de söylediğin şey gerçekse. | Open Subtitles | ،لن نفعل لكنك بامان اكثر هنا خصوصا لو كان ما تقوله حقيقياً |
| Orada söylediğin şey çok tatlıydı. Çok dokunaklıydı. Neredeyse söylediğine inandım. | Open Subtitles | كان كلاماً لطيفاً ما قلتيه هناك، مؤثر للغاية كدت أن أصدقه |
| söylediğin şey, olamaz. İlgilenmem gereken sorumluluklarım var. | Open Subtitles | ما تقولينه لا يمكن ان يكون صحيح لدى مسؤولياتُ لمعالجتها |
| Ve söylediğin şey, Lakshmi, tamamiyle doğru: sadece Ratan Tata değil zaman içerisinde Tata ailesi için de doğru. | TED | و ما قلته يالاكشمي ، صحيح تماما انها ليست مجرد صفات راتان تاتا فحسب انه منوال بيت تاتا عبر الازمان |
| Bu 3 ay önce söylediğin şey, makineleri fişten çekmek istediğin zamanki. | Open Subtitles | هذا ما قلته منذ ثلاثة أشهر حين أردت أن توقفي الآلات |
| Bu 3 ay önce söylediğin şey, makineleri fişten çekmek istediğin zamanki. | Open Subtitles | هذا ما قلته منذ ثلاثة أشهر حين أردت أن توقفي الآلات |
| Yüzün gülüşün ve sınıfta söylediğin şey.. | Open Subtitles | وجهكَ، إبتسامتكَ، و عن ما قلته في هذا اليوم في الفصل، |
| Asla yapmayacağımı sandığım bir şeydi ama bugün gazilere söylediğin şey çok dokunaklı ve olağanüstü dürüsttü. | Open Subtitles | شئ لم اظن انه قد أقوله لكن ما قلته اليوم للجنود كان رائعاً و صريحاً للغاية |
| Eğer söylediğin şey gerçekse öğretmenin bedenine ihtiyacım olacak. | Open Subtitles | اذا ما قلته لى صحيح يجب ان أحصل علي جسد المعلمة |
| söylediğin şey hakkında düşündüm ve haklısın sanırım. | Open Subtitles | لقد فكرت كثيرا حول ما قلته واعتقد انك على حق |
| Beni buraya getirtmek için karım hakkında söylediğin şey, yalandı, değil mi? | Open Subtitles | إذن , ما قلته عن زوجتي لتأتي بيّ إلى هنا ، كان كذبة .. أليس كذلك؟ |
| Olduğunu söylediğin şey olmamana dönersek, şirketlerin yaptığı en basit hata olmadıkları şeyin reklamını yapmalarıdır. | TED | حينما يتعلق الأمر بأن تكون ما تقوله عن نفسه، فأن أسهل الأخطأ التي تفعلها الشركات هو أنهم يعلنون عن أشياء هي لا تجسدهم. |
| Pekâlâ. söylediğin şey, daha fazla pratik yapmamız. | Open Subtitles | حسنا ، إذن ، أعتقد أن ما تقوله هو أنا نحتاج الممارسة |
| Yani söylediğin şey doğruysa eğer tam da görüşmenin ortasında müşterimin yanından geçip gitmiş olmalıyım. | Open Subtitles | إذا كان ما تقوله صحيحاً، فقد خرجتُ من عند موكلتي في منتصف مقابلتها |
| Bu mahkemeye kalmış bir şey. Ama bana söylediğin şey çok işimize yarayabilir. | Open Subtitles | المحكمة ستقرر ذلك كل ما قلتيه مفيد أنا متأكد من ادانته |
| söylediğin şey buraya mantıklı geliyor ama burada yapmak istediğim bu değil. | Open Subtitles | ما تقولينه يبدو منطقيا هنا و لكنه ليس ما سأفعله هنا |
| Mesela, son söylediğin şey.. | Open Subtitles | أعني, على سبيل المثال, مع آخر شيء قلته |
| Spriggan ve Undine elçiliği ile ilgili söylediğin şey doğru muydu? | Open Subtitles | ...ما قلتَه بشأن كونك سفيرًا للسبريغان والأوندين هل كان ذلك صحيحًا؟ |
| Düğünde söylediğin şey ve sana henüz bir cevap vermediğim için? | Open Subtitles | بسبب ما قلتِه في حفل الزفاف، ولأنني لم أرد عليكِ حتّى الآن؟ |
| söylediğin şey hiç bir anlam ifade etmiyor. | Open Subtitles | بدون إهانه ماتقوله غير معقول |
| Olduğunu söylediğin şey olmamıştı. | Open Subtitles | ما تقول أنه حدث لم يحدث |