| Belediye kapandı, ve dün de... güvercinlerden biri üstüme başıma sıçtı. | Open Subtitles | والحكومه آغلقت والبارحه واحده من هولاء الطيور تغوط علي |
| Saçındaki kırmızı boya mı yoksa bir kan zebanisi kafana mı sıçtı ? | Open Subtitles | هل هذه صبغة حمراء في شعرك أم أن شيطان تغوط على رأسك، يا متصنع؟ |
| Sana ait o çöp parçası... benim bahçeme sıçtı. | Open Subtitles | حيوانك القذر تغوّط على مرجتي لآخر مرّة إن وجدت تغوّطاً آخر واحداً فقط سأمسك به وأقتله |
| Biri gerçekten arka koltuğa sıçtı. | Open Subtitles | لقد تغوّط شخص ما بالخلف بالفعل. |
| Kedin önce eşiğime sıçtı, sonra bahçeme... Ve şimdi de garaj yoluma ki buralar benim için kilise gibidir. | Open Subtitles | قطتك تغوطت على عتبة بابي وفي فنائي والآن على طريقي ، وذلك الطريق أشبه بالكنيسة بالنسبة لي |
| Walter'in köpeği... gene Rumsfield'in bahçesine sıçtı. | Open Subtitles | تغوّطت كلبة "والتر" على مرجة "رامزفيلد" مجدداً |
| Pete Melman altına sıçtı ve annesi ona yeni bir pantolon getirdi! | Open Subtitles | بيتي ملمان وسخ بنطاله وهو يريد من امه ان تحضر له ملابس داخليه جديده |
| Tahmin edebildiğim tek şey başka biri banyoya gitti ve kostümümü giyip, içine sıçtı ve oraya bıraktı. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي بأمكاني تخيله هو ان احداً ما ذهب للحمام وقام بأرتدائه، تغوط بداخله |
| Küçük bir kuş üzerime sıçtı derim. | Open Subtitles | سأخبرهم بأن طيراً صغيراً قد تغوط علي |
| Bu sabah bir kuş üzerime sıçtı. Ben de güldüm. | Open Subtitles | طائر تغوط عليّ هذا الصباح ولقد ضحكت |
| Craig komşuların evine sıçtı, çok matah. | Open Subtitles | اتعلم ؟ غريج قد تغوط في منزل جيرانك |
| Piç bütün mekanın içine sıçtı. | Open Subtitles | اللعين لقد تغوط في جميع أرجاء الغرفة |
| Bu ölü dümbüklerden biri altına sıçtı. | Open Subtitles | ياإلهي! ، أحد هؤلاء الأموات اللعناء تغوط في بنطلونه |
| Altına sıçtı. | Open Subtitles | لقد تغوّط على نفسه. يا إلهي. |
| Aç bir martı gömleğime sıçtı. | Open Subtitles | نورسٌ جائع تغوّط على قميصي |
| Altına mı sıçtı dersin? | Open Subtitles | أتعتقد بأنّه تغوّط على نفسه؟ |
| Parmaklarken, koluma sıçtı. | Open Subtitles | ,عندما داعبت فرجها بإصبعي تغوطت على ذراعي |
| Bu arada, köpeğin yatağına sıçtı. | Open Subtitles | بالمناسبة كلبتك تغوطت على الفراش |
| Bir kere yedi, iki kere sıçtı, bir saat uyudu. | Open Subtitles | ,أكلت مرة, تغوطت مرتين نامت لساعة |
| Sabrina Pemberton havuza sıçtı. | Open Subtitles | (سابرينا بامبرتون) تغوّطت في المسبح |
| Biliyorum dostum, Pete Melman altına sıçtı! | Open Subtitles | لقد عرفت يا صديقي بيتي مولمان وسخ بنطاله |