| Uzun zamandır seni kollarıma her aldığımda o piçin yüzünü görmeden sana geri dönmenin bir yolunu bulmaya çalışıyordum. | Open Subtitles | حاولت لفترة طويلة إيجاد طريقة لأعود لك لكن ليس لرؤية وجه ذلك الوغد في كل مرة أخذك بين ذراعي |
| Bildiğiniz gibi, vucudu bir kaç ay boyunca hayatta tuttuk, yaraları iyileştirebilmenin bir yolunu bulmaya çalışırken. | Open Subtitles | كما تعلمين أبقينا الجسم في حالة سبات لعدة أشهر كما حاولنا إيجاد طريقة لإصلاح الضرر |
| Bu işin orta yolunu bulmaya, arkadaşını sana tek parça halinde vermenin bir yolunu bulmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | و لكنني مستعد للحوار هنا أحاول إيجاد حل لهذا الأمر أحاول إيجاد طريقة يمكنك إسترجاع صديقك بها قطعة واحدة |
| Karım ve oğlum öldüler. Ben sadece... sadece onları özlememenin bir yolunu bulmaya çalışıyordum. | Open Subtitles | زوجتي وولدي ماتا، وكنت أحاول إيجاد طريقة تخلّصني من الشوق إليهم. |
| Amaönce, kendi hayatıma son vermenin ve bu çocuğun acı çekmesini engellemenin bir yolunu bulmaya çalışacağım. | Open Subtitles | ولكن أولاً، سأحاول العثور على طريقة لأنهي حياتي وأوفـّر على هذا الطفل الألم |
| Onun sürüsüne girmenin bir yolunu bulmaya çalışıyorsunuz. | Open Subtitles | لقد كنتما تحاولان إيجاد طريقة للإنضمام إلى جماعته. |
| Aynı şekilde devam etmenin bir yolunu bulmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أفضل محاولة إيجاد طريقة لجعل هذا الأمر يفلح لكلانا |
| Beni hatırlamanın bir yolunu bulmaya çalış, tamam mı? | Open Subtitles | حاولي فقط إيجاد طريقة لتتذكّريني بها، اتفقنا؟ |
| Gücünü almanın bir yolunu bulmaya çalışıyorum! | Open Subtitles | أحاول إيجاد طريقة لأنزع بها قدرتك |
| Seni uyandırmanın güzel bir yolunu bulmaya çalışıyordum. | Open Subtitles | كنتُ أحاول إيجاد طريقة مُلائمة لإيقاظك. |
| Sadece bunu sana söylemenin bir yolunu bulmaya çalışıyorum da. | Open Subtitles | إنّني... إنّني فقط أحاول إيجاد طريقة لأقول هذا. |
| Beni affetmenin bir yolunu bulmaya çalış Claire. | Open Subtitles | -حاولِ إيجاد طريقة لتسامحيني يا (كلير ). |
| Sana söylemenin bir yolunu bulmaya çalışıyorum... | Open Subtitles | أحاول إيجاد طريقة لإخباركِ. |
| Grayer'in kalbini kazanmanın yolunu bulmaya odaklandım. | Open Subtitles | ركزت على إيجاد طريقة (للتعامل مع (جراير |
| Topraklarına geri dönmeni sağlayacak bir geçit yapmanın yolunu bulmaya çalıştığını söylüyor. | Open Subtitles | {\pos(190,230)}يقولون أنّكَ تحاول إيجاد طريقة لبناءبوّابةللعودةإلى ديارك... |
| Ben de sohbete katılmak isterdim ama küçük bir çocuk için vücudun içinde gen üretmenin yolunu bulmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | وسأحب خوض ذلك النقاش، لكنني مشغولة بمحاولة العثور على طريقة لجعل الجين يتكاثر في جسد صبي يافع. |
| Sizi bilmem ama ben bizi buradan kurtarmanın bir yolunu bulmaya çalışacağım. | Open Subtitles | لكني سأحاول العثور على طريقة للهرب |