| Eğer istersen, baban gibi sen de, onların önderi olursun. | Open Subtitles | أذا اختاروك,فى يوما ما ستصبح قائدا عليهم، مثلما كان أبّاك |
| O bir suni elmas. Hem baban olacak yaşta. | Open Subtitles | بل ماسٌ زائف، إنه كبير لأن يكفي لكي يكون أبّاك |
| Bir keresinde bana Babanı cinsel açıdan çekici bulduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | أخبرتني أنت عندما فكّرت أبّاك كان جذّاب جنسيا. |
| Babanı bizden alırlar, duydun mu? | Open Subtitles | هم سيَأْخذونَ أبّاك منّا هَلْ تَسْمعُني؟ |
| Babanın içtiği bara gidip barın ortasında durarak orada bulunan herkese Babanın yeni bebeği için gelen parayı içkiye yatırdığını söylemeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تذهب إلى حانة الجنوب وأريدك أن تقف في منتصف الحانة وتخبر كلّ رجل أن أبّاك يشرب بنقـود الرضيع |
| Eğer burada durup Babanın ölmesine izin verirsen kimin inancını yaşıyor olacaksın? | Open Subtitles | إذا تقف هنا وترك أبّاك يموت، التي إعتقادات هل تعيش؟ |
| Ben Babana öldürmeyi öğretmedim. Ona nasıl hayatta kalınacağını öğrettim. | Open Subtitles | لم أعلّم أبّاك كيفية القتل علّمته كيفية العيش. |
| İstersen tıpkı senden önceki baban gibi liderleri olabilirsin. | Open Subtitles | أذا اختاروك,فى يوما ما ستصبح قائدا عليهم، مثلما كان أبّاك |
| Çünkü gözyaşlarının baban için hiçbir önemi yok. | Open Subtitles | إنسيه. لأن أبّاك لن يفهمّ معنى هذة الدموع |
| Ve senin baban olmak için ikinci bir şansı hakketmiyorum, ama yine de bana bir şans vereceğini umuyorum. | Open Subtitles | وأنا لا أستحقّ فرصة ثانية لكي يكون أبّاك لكني أتمنّى أن تعطيني فرصة اخرى على أية حال. |
| Yanında baban gibi görünüyor.Daha genç birini bulmalısın... | Open Subtitles | تأريخ عشائك قديم بما فيه الكفاية أن يكون أبّاك. أنت يجب أن تحاكم شخص ما أصغر. |
| Son anda baban kızılötesi görüntüye geçilmesini istemiş. | Open Subtitles | الآن، في اللحظة الأخيرة، نقل أبّاك إلى الأشعة تحت الحمراء |
| Babanı bazen çok yakın hissediyorum. Sanki bizi koruyor. Biliyor muydun? | Open Subtitles | أشعر أن أبّاك قريبٌ جداً أحياناً، كأنه يراقبنا، أتعلم؟ |
| Eğer öyleyse silahı büyük ihtimalle Babanı öldürenle aynı olurdu. | Open Subtitles | إذا هو، سلاحه الواحد الذي قتل أبّاك. |
| Mulder, bu adamlar büyük ihtimalle Babanı öldürenlerle aynı kişiler. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال من المحتمل نفس الواحد التي قتلت أبّاك... |
| Bir şeyi açığa çıkarırsan, kendi Babanı açığa çıkarmış olursun. | Open Subtitles | عرّض أيّ شئ و تعرّض أبّاك فقط. |
| - CIA Babanı salıverdi. | Open Subtitles | - أطلقت وكالة المخابرات المركزية سراح أبّاك. |
| Babanın yayını kullanmana izin vermediğini sanıyordum. | Open Subtitles | إعتقدت أن أبّاك قال أنك لا تستطيع إستعمال قوسه |
| Babanın gururunu okşuyorsun ha? | Open Subtitles | ستجعل أبّاك فخوراً، أليس كذلك؟ |
| Ama şu anda Babanın çok az zamanı kaldı. | Open Subtitles | لكن في هذه اللحظة أبّاك يحتاجك. |
| Sen de Babana bir daha kablolu TV'deki açık saçık filmleri seyretmeyeceğini söylemiştin. | Open Subtitles | نعم، حسناً، أنت أخبرت أبّاك أنك لن تشاهد أفلام قذرة على التلفاز بعد الآن لا تغير الموضوع |
| Babana söyle, çocuk bakıcısı arayacaksa sarı sayfalara baksın. | Open Subtitles | أخبر أبّاك في المرة القادمة إذا يحتاج جليسة أطفال... أخبره بالتحقق من الدليل التجاري. |
| Defol git maymun çocuk... yoksa Babana burayı domuz kumbaran gibi yönettiğini söylerim. | Open Subtitles | تراجع، ياولد القرد... أو أنا سأخبر أبّاك لكي يعالجك هذا المكان مثل حصالتك الخنزيرية. |