| Yepyeni bir arabaya binmeniz için sizi nasıl ikna edebilirim? | Open Subtitles | مرحباً ما الذي يمكنني فعله كي أجعلك تركب سيارة جديدة؟ |
| sizi tekrar on mode geçirmeye ya da en azından böceklerinizi kurtarmaya çalıştım, ancak görünüyor ki dördünüz de kurtarılamayacak kadar yozsunuz. | Open Subtitles | حاولت أن أجعلك فى وضع التشغيل أو على الأقل إنقاذ خُنفستك. و لكن من الواضح أن أربعتكم فسدوا بمحاولة الوصول إلى الخلاص. |
| İstersem seni şimdi içeri atabilirim, ve ceza almanı sağlayabilirim. | Open Subtitles | يمكنني القبض عليك الآن، و أجعلك تبيت بالزنزانة. |
| Senin de yapmanı sağlayacağım. | Open Subtitles | سأحاول قدر الاستطاع أن أجعلك تستمتع بليلة واحدة |
| İzin ver onları, diğer tüm meleklerin seni kıskanmalarını sağlamak için kullanayım Kıskançlığı sadece senin yapmandan iyidir. | Open Subtitles | دعني أستخدمها لكي أجعلك موضع حسد لكل الملائكة بدلًا من أن تحسدهم أنت |
| Ben seni daha uzun yapabilirim, daha yakışıklı olabilirsin. | Open Subtitles | يمكنني أن أجعل قامتك أطول، يمكنني أن أجعلك وسيماً. |
| Kamptaki çadırına gittim, ve sordum. "Seni öğretmen yapmak istiyorum." | TED | اتجهت صوب خيمته في المخيم، وأخبرته، "أريد أن أجعلك معلما." |
| Karpal tüneli doğrulamak için bazı testlere girmeni sağlamaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أحاول أن أجعلك تخضعي للفحوصات للتأكد من حالة رسغك |
| Bunu yapmana izin veremem Frank! Görevimi yaptım, halkayı temizledim. | Open Subtitles | لن أجعلك تفعل هذا، لقد قمت بواجبي دائرة المقاومة إنتهت |
| Diğerleri de avlanmayı sürdürecek. Tekrar güvende olman için elimden gelen her şeyi yapacağım. | Open Subtitles | سوف أفعل ما يتطلبـه الأمـر حتى أجعلك آمنـة ثانيـة |
| Seninle hastalığım hakkında konuşmalı ve senin tedavimde rol oynamanı sağlamalıydım. | Open Subtitles | ـ كان يجدر بي التحدث معك بشأن مرضي ـ وكان يجب أن أجعلك ضمن نقاهتي |
| sizi rahatlatayım. Sabah saat 8:00'de yaşıyordu. | Open Subtitles | يمكننى أن أجعلك تطمئن كانت على قيد الحياه الساعه الثامنه صباحا |
| Ben de sizi mutlu etmeden yaşayamam. | Open Subtitles | لا أستطيع العيش أيضاً مالم أجعلك سعيداً. |
| sizi zengin yapmaz, fakirlestirmez. | Open Subtitles | لن أجعلك غني و لن أجعلك فقير ..و لكن ما ستحققه لك هذه الصفقة |
| Sanırım intikamını almanı sağlayabilirim. | Open Subtitles | ربما يمكننى أن أجعلك تحصلين على إنتقامك؟ |
| Seni görünmez yapamam, ama kalabalığa karışmanı sağlayabilirim. | Open Subtitles | لا يمكن أن أجعلك مخفياً لكن يمكن أن أجعلك تختفي بين الناس |
| Sana da böyle bir damar sağlayabilirim. | Open Subtitles | يمكنني أن أجعل عضلاتك هكذا يمكنني أن أجعلك تبدو هكذا |
| Ve bunun doğru olduğunu, bana ve kendine itiraf etmeni sağlayacağım. | Open Subtitles | و لسوف أجعلك تعترف لي و لنفسك في المستقبل بأن ذلك صحيح |
| Yani tek yapmam gereken mukayese yaparak senin benden iyi görünmeni sağlamak. | Open Subtitles | إذن ، مهمتي أن أجعلك تبدو جميلاً مقارنة بي |
| Benden yeterince yersen, seni başkan yapabilirim hatta belki de dünya imparatoru. | Open Subtitles | إن تناولت كمية كبيرة منّي، بوسعي أن أجعلك رئيساً، بل إمبراطوراً على العالم، |
| - yapmak istediğim bu değil. - yapmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | لا احاول أن أجعلك تشعر بالسوء ليس عليك المحاولة |
| Annen ve babanın, benim annemle bağlantıları olduğunu anlamanı sağlamaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أن أجعلك تدركين أن أبواك و أمي مرتبطون بشكل ما |
| Kilisede böyle davranmana izin veremem. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أجعلك تتصرف .هكذا في الأبرشية |
| Yani siz beni baş rahip yaparsanız vakti gelince, ben de sizi piskopos mu yapacağım? | Open Subtitles | ، حسناً إن جعلتني رئيساً عندما يحين الوقت ، أنا أجعلك أسقفاً ؟ |
| Yerini tespit etmek için yeterince gevezelik etmeni sağlamalıydım. | Open Subtitles | أردت أن أجعلك تثرثر طويلاً بما يكفي لأحدد موقعك. |
| Bunu anlamanı sağlayamam, çünkü bu korkunun anlamını bilmiyorsun. | Open Subtitles | عالم لا مكان لي فيه لن أستطيع أن أجعلك تدركين ما أقول لأنك لا تعرفين معنى الخوف |