| Cesedini görmesem de beni öldürmekte başarısız olan patlama devi kesinlikle öldürmüştür. | Open Subtitles | بالرغم أنّي لم أرٍ جسده، لكن الانفجار الذي أخفق بقتلي قتله بالتأكيد |
| En sonunda tüm zihinsel farkındalık testlerinde başarısız oldum. | TED | ثم أنتهى الأمر بي أخفق في كل أختبار للوعي العقلي. |
| New Orleans'da onu almak için fırsatımız oldu ama biri işi batırdı. | Open Subtitles | , نحن كانت لدينا فرصة لأنتزاعها في نيوأورلينز لكن شخص ما أخفق |
| Yine işleri berbat ederse, seni istediğin yere, ben kendim yerleştiririm. | Open Subtitles | بعد ذلك لو أخفق سوف أتولى الإنفاق عليكِ بنفسي وتسكينك على حسابي أي مكان تريدين |
| Bu işi yüzüme gözüme bulaştırırsam hata kimin? Sizin mi, benim mi? | Open Subtitles | عندما أخفق في ذلك هل سيكون خطأك أم خطأي؟ |
| Cidden çok fena batırdım ve annen büyürken onun yanında değildim. | Open Subtitles | لقــد أخفق حقــاً على نحــو سيء ولـم أكنّ في الجوار حينّمـا كانت أمــكِ تكبر في العمر |
| Thor'a mesaj gönder. Ne kadar berbat bir şekilde batırdığını söyle. | Open Subtitles | ارسل رسالة لثور، ودعه يعلم كم أخفق بصورة هائلة |
| Eğer adam başarısız olursa, ona yine borçlanmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا اريد أن اكون مدينة له مجدداً إذا أخفق هذا الرجل |
| Diğerlerinin başarısız olmamı beklediğinden eminim. | Open Subtitles | أشكُّ فى الآخرين يتلذذون بفكرة رؤيتى أخفق. |
| Her yıl her şeyin mükemmel olmasına uğraşıyorum ama her yıl başarısız oluyorum. | Open Subtitles | بكل عام احاول أن اجعل الأمور مثالية وكل عام أخفق في هذا |
| Nesiller boyunca seni bulmakta başarısız olan Ateş Lordlarına karşılık, nihayet kâinat, ilahi adaleti yerine getirmem için seni bana gönderdi. | Open Subtitles | بعد أن أخفق زعماء النار أجيالاً في إيجادك و الآن يُقدمك الكون لي كنوع من الإعتراف بالجميل |
| Başkalarına göre onlar, çamuru yaşama döndürmeye yönelik başarısız denemelerdi. | Open Subtitles | و قال البعض أنه طين حاول العودة إلي الحياة ولكنه أخفق |
| Yani batırdı, ve patronu şimdi ona çok kızgın. | Open Subtitles | أذاً هو قد أخفق ورئيسه غاضب عليه الآن,صحيح؟ |
| Sıçtı değil mi? Sıçtı batırdı, değil mi? | Open Subtitles | لقد فعل ، لقد فعل هذا لقد أخفق ، اليس كذلك؟ |
| Yine işleri berbat ederse, seni istediğin yere... ben kendim yerleştiririm. | Open Subtitles | بعد ذلك لو أخفق سوف أتولى الإنفاق عليكِ بنفسي وتسكينك على حسابي أي مكان تريدين |
| O küçük çocuk, biri öfkesine hâkim olamadı, hata yaptı diye ya da başka bir sebep yüzünden öldü. | Open Subtitles | وهذا الطفل الصغير ميت لأن أحدهم فقد أعصابه أو أخفق أو الله فقط من يعرف |
| Bir yerlerde, işleri batırdım. | Open Subtitles | في مكان ما على طول الطريق، وأنا أخفق |
| Ama rüşvet fonu dosyasını batırdığını nereden anladınız? | Open Subtitles | ولكن كيف عرفت بأنه أخفق في صندوق التمويل. ؟ |
| Komutan işi berbat etti. Konumumuza saldırı çağrısı yaptı. | Open Subtitles | لقد أخفق الضابط فلقد طلب ضربةً على مركبتنا |
| Patronum açıkça ve korkutucu bir şekilde bu işi batırmamı belirtti. | Open Subtitles | لقد جعل رئيسي هذا العمل مخيف للغايه لايمكنني أن أخفق في هذه المهمه |
| Harika pilot Jake Preston çuvalladı. | Open Subtitles | جيك بريستن " الطيار العظيم أخفق " |
| -Hayır o sadece siki tutuş.Hepsi bu -Siki tutmuş ? | Open Subtitles | ـ لا ، لقد أخفق قليلاً فقط ، هذا كل ما بالأمر ـ أخفق قليلاً ؟ |
| Birisi arabadan üzerime pizza fırlattı ama ıskaladı. | Open Subtitles | رجل رمى بيتزا علي من سيارته، أخفق في هذا |
| Grover'ın çuvalladığı ve emniyetin işin üstünü örttüğü kulağıma çalındı. | Open Subtitles | ومما سمعت أن "غروفر" قد أخفق وشرطة "شيكاغو" أخفت الأمر. |
| Bu sefer batırmayacağım. | Open Subtitles | هذه المره ، لن أخفق |
| İnanılmaz derecede şanslıydı ama attığı her adımda işi mahvetti. | Open Subtitles | لقد كان محظوظ بشكل لا يصدق لكنه أخفق في الأمر في كل خطوة |