| nefes alamıyorum çok fazla çocuk yuu, yuuh | Open Subtitles | أعجز عن التنفّس، الكثير من الأطفال |
| Lütfen! Lütfen beni çıkar! Nefes alamıyorum! | Open Subtitles | أرجوك, أرجوك, دعني أخرج, أعجز عن التنفس |
| Ama bir sorun var; nefes alamıyorum. | Open Subtitles | -كلاّ، لكنّه شيء غير طبيعي، أعجز عن التنفس |
| Gerizekalı mı değil mi bilmiyorum ama düşünmeden edemiyorum. | Open Subtitles | لا اعلم ما إذا كان متخلفاً, لكنني أعجز عن التوقف من التفكير به |
| Ne... Ne ani bir değişim. İzlemekten tek kelime edemiyorum! | Open Subtitles | ياله من نزال مذهل، أعجز عن وصف ما أرى بالكلمات! |
| Tabii ki ben sana yardım edemem. Bildiklerim mahkemede kullanılamaz. | Open Subtitles | بالطبع، أعجز عن مساعدتك، ما أعرفه أمور مرسلة، لا يمكن الإستعانة بها في المحكمة، |
| - Bilmiyorum, duyamıyorum ki herkes bağırıyor! | Open Subtitles | -ماذا يجري الآن؟ - لا أعرف، أعجز عن المتابعة ... فالجميع يصيح |
| Öyle canım yanıyor ki nefes alamıyorum... | Open Subtitles | هذا يؤلمني بشدّة، إذ أعجز عن التنفُّس |
| Nefes alamıyorum. | Open Subtitles | أعجز عن التنفس. |
| Nefes alamıyorum. Uyuşturucu gibi. | Open Subtitles | أعجز عن التنفس، أشبه بالعقار |
| Yine de, bakmaktan kendimi alamıyorum. | Open Subtitles | ومع ذلك أعجز عن النظر بعيداً |
| Nefes alamıyorum! | Open Subtitles | إني أعجز عن التنفس |
| Nefes alamıyorum. Bir şey göremiyorum. Bir şey duydum. | Open Subtitles | أعجز عن التنفس ولا أرى شيئاً، أسمع... |
| Kontrol edemiyorum, bu yüzden teklifin için teşekkür ederim ama onun bir daha ortaya çıkma riskini kabul edemem. | Open Subtitles | أعجز عن تطويعها، لذا شكرًا على العرض لكنّي لن أخاطر بإطلاق جموح ذلك الوحش ثانيةً |
| Anlıyorum, gerçekten. Ama şunu düşünmeden edemiyorum. | Open Subtitles | أفهم ذلك حقًا، لكن إليك ما أعجز عن التفكير فيه. |
| Kontrol edemiyorum. Ve onlarda edemiyor. | Open Subtitles | أعجز عن السيطرة على سلوكهما، وهما أيضًا تعجزان عن ذلك. |
| Kontrol edemiyorum. Ve onlarda edemiyor. | Open Subtitles | أعجز عن السيطرة على سلوكهما، وهما أيضًا تعجزان عن ذلك. |
| Bu konuyu düşünmeden edemiyorum. | Open Subtitles | أعجز عن التوقف في التفكير بذلك |
| Zamanımızın sona erdiğini söylüyor. Hâlâ dualarınızda yer almamın benim için anlamını sana ifade edemem. | Open Subtitles | يخبرني أنّ وقتي قد إنتهى أعجز عن إخبارك كم يعني لي |
| O zaman sana yardım edemem ama bedava tavsiye sunabilirim. | Open Subtitles | إذن أعجز عن مساعدتك، لكن بوسعي إعطاؤك نصيحة مجانية. |
| - Bilmiyorum, duyamıyorum ki herkes bağırıyor! | Open Subtitles | -ماذا يجري الآن؟ -لا أعرف، أعجز عن المتابعة ... فالجميع يصيح |