| Yukarı çıkışa karar verdiğim o andan itibaren, sarsıcı bir şeyleri algılarım. | TED | أثناء الصعود، تحدث صدمة كبيرة، بدءاً من اللحظة التي أقرر فيها الصعود |
| Hayır, bunu yapamam. Farklı bir karar verene kadar komutanlık kilit altında kalacak. | Open Subtitles | لا لا أستطيع فعل هذا , القياده ستبقى مغلقة حتى أقرر خلاف ذلك |
| Kusura bakmayın ama neyi ne zaman kaşıyacağıma kendim karar veririm. | Open Subtitles | مع كامل احترامي فأنا أقرر هذا الأمر مالذي يشبعني و متى |
| Ben karar verene kadar burada bir daha doktorluk yapmayacaksın. | Open Subtitles | لن تكوني طبيبة في هذه المستشفى حتى أقرر أنا ذلك |
| Çocuğu tanımıyorum bile. Onun için neyin iyi olduğuna nasıl karar veririm? | Open Subtitles | لا أعرف تلك الفتاة حتى كيف يفترض أن أقرر ما الأفضل لها؟ |
| Ne yaptığını tahmin edemiyorum ama bana yaptığını söyle, ben de karar vereyim. | Open Subtitles | لا استطيع ان اخمن ما صنعتي لكن لما لا تخبريني ومن ثم أقرر |
| Ve orası benim, kimin yaşayıp kimin yaşamayacağına karar verdiğim bir yer. | Open Subtitles | وهذا هو المكان الذى أقرر من يدخله حياً ، ومن لا يدخله |
| İyi biriyle mi yoksa kötü biriyle mi oturduğuma karar vermeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أحاول أن أقرر عما إذا كنت أجلس مع رجل صالح أم لا |
| Evet, evet. Ben sadece geçici kalıyorum. Ne yapacağıma karar verene kadar. | Open Subtitles | نعم لكن هذا وضع مؤقت لي ريثما أقرر ماذا سأفعل فيما بعد |
| Ama sonunda, kaliteli yaşamanın, uzun yaşamaktan daha önemli olduğuna karar verdim. | Open Subtitles | هـــــــذا ما ظننتـــــه في البدايــــة ولكــن في النهايــــة أنا أقرر الأفضــل لنفســـــي |
| karar vermen için şimdi tam zamanı neyin kararını vereceğim? | Open Subtitles | لقد حان الوقت لك لكى تقرر ذلك أقرر ماذا ؟ |
| Ne düşündüğünüzü biliyorum ama karar ağırlığı bende ve ben karar vereceğim. | Open Subtitles | حسناً, وأعلم ما يفكر فيه كل منكما وسأولي الخيارات أهميتها ثم أقرر |
| Beni bir daha takip edersen seni vurmaya karar verebilirim. | Open Subtitles | إيّاك أن تتبعني مُجدداً، فربما أقرر قتلك بعد إنتهاء المهمة. |
| Maalesef, ben hâlâ onunla nasıl bir ilişki istediğime karar vermeye çalışıyorum. | Open Subtitles | للاسف .. مازالت أحاول أن أقرر مانوع العلاقة معها التي أرغب بها؟ |
| Beni bir daha takip edersen seni vurmaya karar verebilirim. | Open Subtitles | إيّاك أن تتبعني مُجدداً، فربما أقرر قتلك بعد إنتهاء المهمة. |
| Şu anda büyük bir gazetenin haber masasındayım ya da savcının ofisinde veya polis istasyonunda veya bilgi özgürlüğü grubunda, henüz ona karar vermedim. | Open Subtitles | الان , انا في مكتب اكبر الصحف الرئيسية او في مكتب المدعي العام او بمركز شرطة او مجموعة نشر اعلامية , لم أقرر بعد |
| Yani bir karar vermem lazım "Artık gerçekten yaşamak istiyor muyum?" | Open Subtitles | أولاً علي أن أقرر هل أريد أن أبقى على قيد الحياة؟ |
| Eğer kafanıza yatmazsa bana artık faydanızın dokunmayacağına karar verebilirim. | Open Subtitles | إن لم يلائمكم هذا، فلعلّي أقرر أن صلاحيتكم قد انتهت |
| Sanırım kararımı The Banner'ın Mimarlık Uzmanlarına danışarak vereceğim. | Open Subtitles | اعتقد انني سوف أقرر وفقا لمشورة المستشارين المعماريين للبانر |
| Ve sizin tüm hukuk bilginiz, bu kararı vermem için yeterli değil. | Open Subtitles | وأن أقرر بأن كل معرفتكم بالقانون ليس كافية بالنسبة لي |
| Bir seçim yapmam, bir karar vermem gerektiğini düşünüyordum. | Open Subtitles | و أظن أنه أمامي أن أختار ظننت أنه عليّ أن أقرر |
| Sekizli kenarları hizalamak için bu çarpımı yapmaya gerek var mı diye düşünüyorum. | Open Subtitles | أنا أحاول أن أقرر إن كنا سنحتاج للقيام بهذه العمليات لنتخطى الشيفرة المعتادة |