| Ne demek "ne"? Başka bir şey yapman gerekmiyor mu? | Open Subtitles | ماذا تعني بحديثك، ألا يفترض بك أن تفعل أمراً مختلفاً؟ |
| Senin de gençler gibi dövüş kulübüne katılman gerekmiyor mu? | Open Subtitles | ألا يفترض أن تنضم لنادي القتال مع بقيّة الفتية الأشقياء؟ |
| Aydınlanmış ve ilerleyici benliklerimizle ileri yol alıp ırk gibi gereksiz konuları tarihin tozlu sayfalarına gömmemiz gerekmiyor mu? | TED | ألا يفترض بنا أن نتقدم إلى الأمام بأنفسنا المتنوّرة وأن نقوم برَمي مفاهيم عديمة الجدوى مثل العِرق في مزابل التاريخ؟ |
| Selam. Şu an Atlantik'in yarısını kat etmiş olman gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | ألا يفترض بك أن تكون قاطعاً وسط الأطلسي في هذه الأثناء؟ |
| Yani, yanlışsam beni düzelt, ...bar kızlarının kolay olması gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | صحّحيني إنْ أخطأت، لكنْ ألا يفترض بالنادلات أنْ يكنّ سهلات المنال؟ |
| Artık evli olduğumuza göre her şeyi paylaşmamız gerekmez mi? | Open Subtitles | بما أنّنا متزوّجان الآن، ألا يفترض بنا مشاطرة كلّ شيء؟ |
| Artık başka bir yere gidip bu işi bitirmemiz gerekmiyor mu? | Open Subtitles | ألا يفترض بنا الذهاب إلى مكان ما وتدخينها؟ |
| Yeni ücret bilmek alıyorsanız gerekmiyor mu? | Open Subtitles | ألا يفترض بك التعرف على الساحرة الجديدة ؟ |
| Turlaman gerekmiyor mu? | Open Subtitles | ألا يفترض بك ان تقوم بجولة في المقصورات؟ |
| Senin, odana taşınıyor olman gerekmiyor mu patron? | Open Subtitles | ألا يفترض بك أن تنتقلي لمكتبك أيّتها الرئيسة؟ |
| Tanrım, bunlar olurken baygın olmam gerekmiyor mu? | Open Subtitles | يا إلهي, ألا يفترض بي أن أكون مخدراً خلال كل هذا؟ |
| Bekleyin. Şu an uyuyor olmam gerekmiyor mu? | Open Subtitles | انتظر, ألا يفترض بي أن أكون نائماً الآن؟ |
| Tanrım, bunlar olurken baygın olmam gerekmiyor mu? | Open Subtitles | يا إلهي, ألا يفترض بي أن أكون مخدراً خلال كل هذا؟ |
| Bekleyin. Şu an uyuyor olmam gerekmiyor mu? | Open Subtitles | انتظر, ألا يفترض بي أن أكون نائماً الآن؟ |
| Burda ne arıyorsun senin Meksika'da veya biyerde olman gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | ماذا تفعل هنا ؟ ألا يفترض بك التواجد بالمكسيك بمكان ما ؟ |
| Rachel'ın çoktan dönmüş olması gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | أراك لاحقا ألا يفترض أن تعود رايتشل الان؟ |
| Sizin dümende olmanız gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | ألا يفترض بك قيادة السفينة بين المذنبات؟ |
| Size yeni ücret tanımak olması gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | ألا يفترض بك أن تكون تتعرف على الساحرة الجديدة ؟ |
| Ona fikrini sormadan önce kendi fikrimizi bilmemiz gerekmez mi? | Open Subtitles | ألا يفترض أن نتأكد من رأينا قبل أن نسأله رأيه؟ |
| Bir muhabirin sadece gerçekleri konuşması gerekmez mi? | Open Subtitles | ألا يفترض على الصحفيين أن يقولو الحقيقة؟ |
| Bunu söylemek bana düşmez ama siz ikinizin dışarıda beraber görülmemesi gerekmez mi? | Open Subtitles | على الأرجح أن الأمر لا يعنيني، ولكن ألا يفترض بكما ألا تظهرا معاً في العلن؟ |
| Lütfen, onu kurtarmam gerek. Perilerin çocukları koruması gerekmez miydi? | Open Subtitles | أرجوك، يجب أنْ أنقذه ألا يفترض بالحوريّات أنْ تحمي الأطفال؟ |
| Şimdiye kadar beni becermiş olmalıydın. | Open Subtitles | ألا يفترض أن نكون قد تضاجعنا بالمرة السابقة؟ |
| Bu konuyu gece vakti birkaç bira eşliğinde konuşuyor olmamız gerekmez mi? | Open Subtitles | ألا يفترض بنا مناقشة هذا أثناء احتساء جعتين عند منتصف الليل؟ |