| Daha fazla şey bulmak üzereyim... birkaç kişiyle görüşmeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا على وشك استيضاح المزيد وأسعى للتحدث مع بعض الرجال |
| Daha önce hiç söylemediğime yemin edebileceğim bir şey söylemek üzereyim. | Open Subtitles | أنا على وشك أن أقول شيئا قد أقسمت على عدم قولة |
| Bir adama boktan gününün iyice boka sardığını söylemek üzereyim. | Open Subtitles | أنا على وشك إخبار رجل أن يومه السيء سيصبح أسوأ. |
| Bu adama önermek üzere olduğum şey zaten kendisine ait. | Open Subtitles | الذى أنا على وشك تقديمه لهذا الرجل هو جاهز بالفعل |
| - Yolda kaldık. - Sorun yok. Birazdan yüzünü güldüreceğim onun. | Open Subtitles | ـ إننا عالقون ـ لا عليك، أنا على وشك أن أسعده |
| İçimdeki ateşi dışarı çıkarmak üzereyim ve sana kim söyledi bunu? | Open Subtitles | أنا على وشك الخروج اطلاق النار وقلت للتو منظمة الصحة العالمية. |
| Paramı kaybettim, babamı kaybettim ve şimdide hayallerimi kaybetmek üzereyim. | Open Subtitles | لقد خسرت أمواري ووالدي، والآن أنا على وشك خسارة حلمي. |
| Bu genç çocuğu çok acele bir konuda sorgulamak üzereyim. | Open Subtitles | أنا على وشك إستجواب هذا الرجل الصغير بمسألةٍ هامة للغاية |
| Her neyse, Yani, sahip olduklarımın... yarısına veda etmek üzereyim. | Open Subtitles | حسنًا، على اي حال أنا على وشك توديع نصف ممتلكاتي |
| Çocuklara bayılırım. Aslında Ben de baba olmak üzereyim. | Open Subtitles | أنا مهووس بالأطفال أنا على وشك الحصول على طفل |
| Ve şu anda da, anadan üryan Tunuslu bir çorap tüccarı tarafından acımasızca katledilmek üzereyim. | Open Subtitles | والآن أنا على وشك أن يذبحني تاجر جواربٍ تونسي |
| Süs eşyamı bitirmek üzereyim. | Open Subtitles | أنا على وشك الكشف عن تحفتي الفنية لعائلتنا |
| Bu adamın ifadesine dayanarak, davayı düşürmek üzereyim. | Open Subtitles | فحسب شهادة هذا الرجل أنا على وشك فضّ القضية |
| Phil, bana bak. Büyük baba olmak üzereyim. | Open Subtitles | فيل، أنظر اليَ أنا على وشك أن أكون جدَاً |
| Bütün evrene sahip olmak üzereyim ve... bunu mahvedebilecek tek sersem ortalarda mı dolaşıyor? | Open Subtitles | أنا على وشك ترتيب الكون و الذي بإمكانه أن يخربه يتقدم في الغابة |
| Molada içmek üzere olduğum bu biraya da mı engel olacak? | Open Subtitles | يأخذ منّي البيره التى أنا على وشك إحتساءها فى وقت إستراحتى؟ |
| Birazdan sizinle paylaşacaklarım 1.000'den fazla çocuğun ve ergenin beyinleriyle yapılan bir araştırmanın sonucu. | TED | ما أنا على وشك مشاركته معكم هو نتائج من دراسة لأكثر من ألف دماغ لأطفال ومراهقين. |
| $200,000 dolar para Neredeyse sokağa gitmek üzere | Open Subtitles | أنا على وشك فقدان 200 ألف دولار وهو لا يريد أن يرد على الهاتف |
| Aslında... Ben de tam sizi arayıp kahve içmeye davet edecektim. | Open Subtitles | أنا على وشك أن ندعو لكم وأدعوكم إلى أسفل لبعض القهوة. |
| Vajinal örgü endüstrisinin sözcüsü olmama çok az kaldı. | Open Subtitles | أنا على وشك أن أصبح المتحدثة الرسمية لصناعة الشبكات النسائية |
| - Frank, öğle yemeği yemek üzereydim. - Böldüğüm için üzgünüm. | Open Subtitles | يا فرانك ، أنا على وشك تناول الغداء أنا آسف للمقاطعة |
| Şimdi Size bu simülasyonlardan birini göstereceğim. | TED | أنا على وشك أن أريكم واحدة من المحاكيات. |
| Sanırım seviyorum. Yakında şube müdürü olacağım. | Open Subtitles | أعتقد ذلك ، أنا على وشك أن أصبح مديراً للفرع |
| Sana şekeri ve kaşığı uzatabilecek kadar yakınım. | Open Subtitles | أنا على وشك إعطائك كيسٌ من السُكّر ومِلعقة |