| İyi o zaman, gidip sadaka verecek başka birini bulmalısın çünkü ben istemiyorum. | Open Subtitles | حسناً , عليكي أن تجدي لنفسك مجال خيري آخر , لأنني لست متاحاً |
| Onu itham edecek bir şey bulmalısın. Ofise geçtiğimde beni ara. Konuşuruz. | Open Subtitles | عليكِ أن تجدي شيئاً عليه اتصلِ بي على المكتب وسنناقش هذا الأمر |
| Bak, önce hedefi bul sonra ona odaklan. | Open Subtitles | أترين، بمجرد أن تجدي أسلوبك، حينها يمكنك التأقلم معه |
| Peki, umarım bütçene uygun birşeyler bulabilirsin. | Open Subtitles | حسنا , أتمنى أن تجدي شيئا يناسب ميزانيتك |
| Babanı bulmak istiyorsan, daha akıllıca davranmalısın. | Open Subtitles | لو أردتي أن تجدي أباكي فلتفكري بأسلوب أذكي من ذلك |
| Onları kontrol etmenin bir yolunu bulmalısınız. Ne de olsa bu sizin işiniz. | Open Subtitles | حسناً، يجب أن تجدي طريقة للتحكم بهم هذا عملك على أي حال |
| Tony'i bulun, bana bir iyilik yapması gerekiyor. - 10-4. | Open Subtitles | هل يمكنكِ أن تجدي توني وتخبريه أني أحتاج خدمة أخرى؟ |
| O beni bulmadan benim için bir obje bulmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تجدي لي قطعة أثرية معينة قبل أن تجدني |
| Giz'i al, geri dön ve bir çeşit ışık düğmesi bulmaya çalış. | Open Subtitles | خذي جيز و أرجعي و حاولي أن تجدي مفتاح الأضاءة |
| Ve bu dünyadaki yerini bulman için her gün dua ediyorum. | Open Subtitles | وأدعو الله كل يوم أن تجدي مكانك في هذا العالم |
| İsviçre'yle kıyaslarsanız burayı çok sıradan bulacaksınız, Prenses Shaista. | Open Subtitles | أنا أخشى أن تجدي الأشياء هنا عادية بالمقارنة مع سويسرا ، أميرة ً شايســتا ً |
| O üzümü başka bir yaşam formuna dönüşmeden önce bulmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تجدي حبة العنب هذه قبل أن تتحور لشكل آخر |
| Rüya Geçidi'nin sonundaki çıkış kapısını bulmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تجدي باب الخروج في الناحية الأخرى من ممر الأحلام |
| Sen harika bir yazarsın. Kendi hikâyeni bulmalısın. | Open Subtitles | أنتي كاتبة عظيمة أنتي فقط يجب أن تجدي قصتك |
| Bak, bana birkaç iş bulmalısın. Sağlık sigortamı elimden aldılar. | Open Subtitles | أستيل , عليك أن تجدي لي عملاً لقد خسرت تأميني الصحي |
| Henüz içilecek gibi değil. Sana tavsiye; bize gideceğimiz bir yer bul. | Open Subtitles | لا يمكن تروجيه الآن لذا أقترح أن تجدي لنا مكاناً |
| Bir avukat bul, çünkü tüm iyi niyetimi kötüye kullandın. | Open Subtitles | وحاولي أن تجدي لنفسك محاميا لأن وقتك قد نفذا من كل النوايا الحسنة |
| Eğer yeterince uzun ve çok bakarsan,ufukta mutlaka berbat bir gün bulabilirsin. | Open Subtitles | إذا بدوتي طويلة بدرجة كافية ، وقوية بدرجة كافية يمكن أن تجدي يوما بائسا في الأفق |
| Peter'dan daha iyi bir öğretmen bulmak istersin belki. | Open Subtitles | ربما يجب عليك ِ أن تجدي معلما أفضل من بيتر |
| Bir yerlerde saklanan kocanızı bulmalısınız. | Open Subtitles | يجب أن تجدي زوجكِ ربما هو مختبئ في مكان ما ؟ |
| Evde buna benzeyen diğer şeyleri de bulup yok etmelisiniz. | Open Subtitles | يجب أن تجدي هذه كلها في منزلك يجب أن تدمريها كلها |
| Kahvaltı için bize biraz süt bulabilir misin? | Open Subtitles | . . أيمكن أن تجدي لنا بعض الحليب للفطور؟ |