| ve diğer uzun tanımlayıcı ifadeler ve sana en kısa zamanda dönmek istiyorum, senin için orada olduğumu bilmeni istiyorum. | TED | وسلسلة طويلة من العبارات الوصفية الأخرى، وأريد أن أصل لك بأسرع وقت ممكن، أريدك أن تعلمي أنني سأكون بجوارك دائما. |
| Ve şunu bilmeni isterim ki, yan odada olsam da olmasam da her zaman senin yanında olacağım küçük hanım. | Open Subtitles | وأريدك أن تعلمي أنه وإن كنت في الغرفة المجاورة أو لم أكن فأنا دائماً هناك من أجلك, أيتها الصغيرة المدللة. |
| Ve şunu bilmelisin ki ne olursa olsun, nereye gidersen git yalnız olmayacaksın. | Open Subtitles | لكن أريدك أن تعلمي مهما حدث، أينما ذهبت أنت لن تفعلي ذلك لوحدك |
| Tamam ama şunu bil ki, evde daha çok çaba göstereceğim. | Open Subtitles | لالا, أنا أسفة حسنا لكن أريدك أن تعلمي سوف أحاول أكثر هنا |
| Sen hemşiresin, biliyorsun ki onların bizden küçük beyinleri var. | Open Subtitles | أنتي ممرضة , يجب أن تعلمي لديهم عقول أصغر مننا |
| O zaman geç kalmanın doğru bir şey olmadığını da biliyorsundur. | Open Subtitles | حسناً, إذاً يجب أن تعلمي أنه لا يوجد ما هو رائع فيما يتعلّق بالتأخر. |
| Ben sadece Tosh'un her an seninle olmasını istediğimi bilmeni istedim. | Open Subtitles | اسمعي ، أريدكِ أن تعلمي أن توش ستكون معكِ عما قريب |
| Maura, bilmeni istiyorum ki, bunun üzerinde çok fazla düşündüm. | Open Subtitles | مورا، أريد منك أن تعلمي بأني فكّرت بهذا الأمر ملياً. |
| Ayrıca mezuniyet kraliçesi olarak sana oy verdiğini bilmeni istiyorum. | Open Subtitles | وأريدكِ أيضاً أن تعلمي أني صوت لك للقب ملكة الحلفل. |
| Birinin senin için kağıdın ucunu tutmasının nasıl birşey olduğunu, bilmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تعلمي كم هو الشعور جيد ليكون لديك شخص يهتف لك |
| şunu bilmeni isterim ki, bu evdeki konumunun değişmiş olmasına rağmen, sana hak ettiğin saygı ve sevgiyi göstermeyi istiyorum. | Open Subtitles | -جوسي" ". أريدك أن تعلمي أنه برغم تغيّر منزلتك داخل هذه الأسرة، أعتزم أن أعاملك بكل الاحترام والمودة الذين تستحقينهما. |
| -Ve şunu bilmeni istiyorum ki artık benim küçük kızım olmadığının farkındayım. | Open Subtitles | و أريدك أن تعلمي أنني أتفهم أنك لم تعودي فتاتي الصغيرة |
| Pekalâ, öyleyse bilmelisin ki eğer öyle birşey yapacak olsaydım, bunu şampuanına yapmazdım. | Open Subtitles | حسناً , بتلك الحالة يجب أن تعلمي لو سأفعل ذلك لن أفعله بتلك الطريقة لن أفعله بالشامبو |
| Fakat bilmelisin ki bu bir sahte evlilik. | Open Subtitles | لكن عليك أن تعلمي أنّ هذا زواجاً مزيّفاً |
| Sanırım babalar bazen... kızlarının üstüne fazla titriyorlar,ama... bil ki ben sadece senin mutluluğunu düşünüyordum. | Open Subtitles | أعتقد أحياناً الأب يكون مفرط في الحماية مع ابنته لكن عليكِ أن تعلمي كنت أفكر فقط حول سعادتك |
| Tüm hayatımı yapmak için doğduğum şeyi yaparak geçirmiş olacağımı bilmeni isterim. | Open Subtitles | فأودك أن تعلمي أنّي أمضيت حياتي فيما شعرت أنّي وُلدت لفعله تحديدًا. |
| Ama Emily, sen de biliyorsun ki, bu camiada çıkan her haberi kontrol edemem. | Open Subtitles | .. ولكن إيميلي عليكِ أن تعلمي بأنني لا أتحكم بكل الوسائل الإعلاميه في العالم |
| Bugünkü sirk gösterisine rağmen umarım seni çok arayacağımızı biliyorsundur. | Open Subtitles | علىالرغم،منالسيركالذيحدثاليوم، آمل أن تعلمي أنكِ سوف تُفتقدين بشدة |
| Tamam. Daha sonra ona anlatırım. Sadece bilmeni istedim. | Open Subtitles | حسناً، سأبلغه في وقت اّخر، اردتك فقط أن تعلمي |
| Onu benden daha çok ölü görmek isteyen yoktur. Başka ne istediğimi öğrenmek ister misin? | Open Subtitles | لا أحد يريده ميتاً أكثر مني ، أتودين أن تعلمي ما أريده أكثر؟ |
| Arabamda bir yerlerde olacak, ne olduğunu bilmek ister misin? | Open Subtitles | مفاجأة في سيارتي هل تريدين أن تعلمي ما هي؟ |
| Şef, şunu bilmenizi isterim ki ağladım, çünkü yorgundum. | Open Subtitles | حضرة القائدة، أنا فقط أردتك أن تعلمي أنّي بكيـت لأنّي كنت متعبـًا |
| Ama masasında çekici bir kadın, bir çocuk ve bir köpeğin bulunduğu bir fotoğraf olduğunu söylemek zorundayım. | Open Subtitles | لمن عليكِ أن تعلمي أنني وجدت صورة لمرأة جذابة، ولد وكلب إسكيمو في مكتبه |