Bu kapıdan çıkacak ilk kişi... kurşun yağmuruyla karşılaşacak anlaşıldı mı? | Open Subtitles | أول شخص سيخرج من الباب سيصبح سلطة رصاص هل فهتم ؟ |
Bunu söyleyen ilk kişi sen değilsin, değil mi Becker? | Open Subtitles | لست أول شخص يقول لي ذلك أليس كذلك يا بيكر |
Harika bir gün geçirdim ve söylemek istediğim ilk kişi sendin. | Open Subtitles | لقد حظيت بيوم رائع وأنت أول شخص خطر ببالى أن أكلمه |
Bunun çok şey istemek olduğunu biliyorum ama bunu öneren ilk insan değilim. | TED | أعلم أن ذلك يتطلب الكثير، ولكنّي لست في الواقع أول شخص يقترح ذلك. |
Biliyor musun, bana yıllardır neden hoşlandığımı soran ilk kişisin. | Open Subtitles | أتعلم؟ أنت أول شخص يسألني عم أحب فعله منذ سنين |
Yani, şükran gününü kutlayan ilk kişi olmama izin ver. | Open Subtitles | لذا دعينى أكون أول شخص يتمنى لكى عيد شكر سعيد |
Anla işte, üzerinde çalışan ilk kişi ben olayım istedim. | Open Subtitles | أتدري شيئاً؟ لقد أردت فحسب أن أكون أول شخص يدرسها، |
Bu problemlere sahip ilk kişi sen değilsin, biliyor musun? | Open Subtitles | أنت لست أول شخص تحصل له هذه المشاكل، أتعلم ؟ |
Güçlerim olduktan sonra kurtardığım ilk kişi sendin biliyor musun? | Open Subtitles | تعلمون، كنت أول شخص أنا أنقذت بعد أن حصلت سلطاتي؟ |
Sana bir şey daha diyeyim üç Oscar kazanan ilk kişi ben olacağım. | Open Subtitles | و دعيني أخبرك بشيء آخر أنا سأكون أول شخص يحصل على ثلاث أوسكارات |
Çok sayıdaki elektronik aygıtımı şarj edebilmem için uzatma kabloları ve şarj cihazları bulunan, civardaki bir kafeye varan ilk kişi olmak da benim için aynı ölçüde önemliydi. | TED | لقد كان عصيبا بالنسبة لي لأكون أول شخص في مقهى قريب مع امدادات أسلاك و أجهزة الشحن لتغذية آجهزتي المتعدّدة. |
Al Gore ile aynı sahnedeyim, kendisi oy verdiğim ilk kişi olur. | TED | أن أكون على نفس المسرح مع آل غور، والذي كان أول شخص مرشح للرئاسة صوت له في حياتي |
Çeneni hemen kapatmazsan, çenesi kıçına değen ilk insan olacaksın. | Open Subtitles | إن لم تخرس ، ستكون أول شخص يلمس ذقنه مؤخرته |
İşler çığırından çıktığında koşarak yanına gittiğim ilk insan sensin. | Open Subtitles | ولكنك لا تزالين صديقتي المفضلة انت أول شخص آتي اليه |
Sen benim uzun zamandır beğendiğim ilk kişisin. | Open Subtitles | أنت أول شخص أواعده, منذ فترة طويلة.. ,الأبد |
Çünkü, ufaklık, sen beni geri çevirecek kadar aptal olan ilk kişisin. | Open Subtitles | لأنه ياصغيرتى، أنتِ أول شخص غبى بما فيه الكفاية ليخذلنى |
Süreç başladığında, zabıt katibinin ilk kişinin adını söylediğini duydum. | TED | عند بدء هذه العملية، سمعت المُسجل ينادي باسم أول شخص. |
1930larda, Richard Kelly modern ışıklandırma tasarımı için bir metodoloji tarif eden ilk kişiydi. | TED | في عام 1930 ، كان ريتشارد كيلي أول شخص يصف بواقعية منهجية تصميم الإضاءة الحديثة. |
Belki de senin benim hakkımda güzel düşünen tek kişi olduğundandır. | Open Subtitles | ربما لأنك أول شخص على الاطلاق يظن أن بداخلي شخص لطيف. |
Sen şimdiye kadar benim için iyi bir şey yapan ilk insansın. İnsanlar çok kaba. Sen bana iyi davrandın. | Open Subtitles | أنتِ أول شخص يفعل شيئاً طيباً لأجلي الناس لئيمون، لقد كنت لطيفة معي |
Yani sen de karşına çıkan ilk adamı mı tavladın? İlk adam o değildi. | Open Subtitles | لذا خرجتي و قمتِ بأختيار أول شخص شاهدتيه؟ |
Terfii reddeden ilk insanın sen olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | إنه يقول أنك أول شخص على الإطلاق الذي يرفض ترقية |
Yani gerçekten canlı olduğumu gösterdiğim ilk kişiye mi? | Open Subtitles | أتقصد أول شخص أخبرته بأنني على قيد الحياة ؟ |
Ailende bu kelimeyi kullanmayan ilk erkek neden sen olmuyorsun? | Open Subtitles | لما لا تكون أول شخص في العائلة الذي لا يستخدم هذه الكلمة؟ |
Kalabalık içinde baktığım ilk insandı ve o sana gözlerini sana dikmişti. | Open Subtitles | كانت أول شخص بحثت عنه بين الجمهور وكانت تحدق فيك |
Bana ihtiyacı var, çünkü ben sırrını anlattığı ilk kişiyim. | Open Subtitles | لقد احتاجني لأني كنت أول شخص أخبره بسره. أي سر؟ |
Birincisi, bu dünyada Ralph'e "tatlı çocuk" diyebilecek tek insansın. | Open Subtitles | حسناً، أولاً، قد تكون أول شخص في هذا العالم ينعت رالف بالولد الوسيم |
Uzayda hapşıran ve hayatta kalan ilk insandır. | Open Subtitles | و كان أول شخص عطس في الفضـاء و نجـا |