| Çünkü yıllar önce birini avlamıştım ve iki tane ortaya çıktı. | Open Subtitles | لأنني قمت أطارد أحدهم واتضح الأمر أنهم إثنين منذ عدة سنوات |
| İki tane,park yerinin arkasında duran iki ambulans var. | Open Subtitles | نرى إثنين من سيارات الإسعاف بالموقف الخلفي |
| Patronlarımın ikisi de kontrol manyağı. İkisi de senin kadar zeki değil. | Open Subtitles | أنا أعمل لدى إثنين من المهووسين بالتحكم، ولا واحد منهما بقدر ذكائكِ. |
| birkaç farklı çalışma daha göstereyim. Burada birden ona sayılar var, sıfırdan dokuza rakamlar. | TED | سأريكم إثنين أخرين , عندنا هنا الأرقام من 1 إلى 10 , الحروف من صفر إلى تسعة , الحقيقة. |
| Daha fazla olabilir, ama sadece ikisini benim bilgisayarımda yazdı. | Open Subtitles | قد يكون هناك المزيد لكنها كتبت إثنين فقط على حاسوبي |
| Tabii. Bir çift sürme atımız var, bir de yarı vahşi bir atımız var. | Open Subtitles | ، بالطبع ، لديّ خيول حَرث و إثنين نصف مروضين |
| Dans için iki kişi lazım. Tobias'ında katılmak istemesi lazım. | Open Subtitles | حسناً، ذلكَ يتَطلَّب إثنين يجبُ أن يكونَ توباياس راغِباً بالمُشاركَة |
| Her ayın ilk Pazartesi günü Betancourt aynı bölgeye gitmiş. | Open Subtitles | أول إثنين من كل شهر كان يتوجه إلى نفس النقطة |
| Teröristlerden birini hakladığından eminiz, kendisi iki tane daha öldürdüğünü iddia ediyor. | Open Subtitles | وقد قْتَلُ إرهابي واحد بالتأكيد ويَدّعي بأنّه قضى عل إثنين آخرين |
| Demek ki, ortak bir planda çalışan, iki tane seri katilimiz var. | Open Subtitles | يبدو أنه لدينا إثنين من القتلة المتسلسلين يعملان بالتتابع |
| Yenilmeyen iki tane ağırsiklet şampiyonu var ve dövüşmüyorlar. | Open Subtitles | سيكون هناك إثنين من أبطال العالم فى الوزن الثقيل لم يُقهروا بعد , و لن يقاتلوا مرة أخرى |
| Yenilmeyen iki tane ağırsiklet şampiyonu var ve dövüşmüyorlar. | Open Subtitles | سيكون هناك إثنين من أبطال العالم فى الوزن الثقيل لم يُقهروا بعد , و لن يقاتلوا مرة أخرى |
| Müvekkillerinden ikisi şahitmiş zaten. Bu yüzden ofisten kimsenin haberi yokmuş. | Open Subtitles | إثنين من موكليه كانوا شهوداً ولكن لا أحد كان يعرف بوجودها. |
| Daha bir sürü örnek verilebilir ama sadece bu ikisi bile gördüğümüz şeyi oluşturduğumuzu gösterir. | TED | وهناك الكثير من الأمثلة وهذان إثنين منها بأنك تنشئ ما ترى |
| CA: Yani, demek istediğim, bu atakta 11 kişi öldü ve bunlardan ikisi de Rueters muhabiriydi? | TED | كريس : لذا , أقصد , 11 رجل ماتوا في هذا الهجوم , صحيح , من ضمنهم إثنين موظفين بوكالة رويترز للأنباء ؟ |
| Nezarete attığımız birkaç serseriyle kavgaya tutuşmuş. | Open Subtitles | الولد بدأ عراكا مع إثنين من المشاغبين كنا نحتجزهم فى السجن |
| Belki yok, ama bir yerli mezarlığında takılan birkaç kişi de seni patakladı. | Open Subtitles | ربما لا ولكنك فقط وقعت على إثنين من الرجال حول موقع حفر هندي قديم |
| Bu şehrin belediye başkanı olman için üçünden ikisini ikna etmen gerek. | Open Subtitles | تحتاج إلى إثنين من أصل ثلاث ليتم إنتخابك عمدة فى هذه المدينة |
| Size sadece ikisini göstereceğim. | TED | سأريكم فقط إثنين من ذلك وفي المثال التالي |
| Şu anda bizi görebilseydi, benim yaşlı Gaffer'ın söyleyecek bir çift sözü olurdu. | Open Subtitles | جدي سيكون لديه شيئ أو إثنين ليقولهم لو رآنا الآن |
| Sorun değil. İki kişi olmak daha iyi, her şey yoluna girecek. | Open Subtitles | لا عليك ، من ألآفضل أن نكون إثنين ، ستكون ألآمور بخير |
| Her Pazartesi herkesin koca bir çuval dolusu mektuplarını düzenlerdim. | Open Subtitles | كل يوم إثنين كنت محاطاً برسائل الجميع أمام كيس عملاق |
| Bu akşam, sıradaki müsabakamız, sizlere teke tek değil, ikiye tek değil ama ikiye iki getirdik. | Open Subtitles | الحدث القادم لهذه الليلة نحن لن نجلب لكم واحد ضد واحد و لا واحد ضد إثنين |
| Kim olduklarını bilmiyorum ama iki kişiyi öldürdüler ve bebeği kaçırdılar. | Open Subtitles | لا نعرفهم وقتلوا إثنين منا.. بل ثلاثة, ويختطفون طفلة |
| İddiaya girerim Haley'nin bu konuda da bir iki fikri vardır. | Open Subtitles | أراهن أنها لديها فكرة . أو إثنين على ذالك على الأقل |