| Ama Eğer bu saygıdeğer Reisi mutlu edecekse sapkın itiraflarına devam edebilir. | Open Subtitles | و لكن إذا كان ذلك يرضي دوق البُنْدُقية المبجل بإمكانها إستكمال هرطقتها |
| Eğer bu Tanrı'nın senin için planladığı bir şeyse, olur. | Open Subtitles | إذا كان ذلك ما كتبه الرب لك فهذا ما سيحصل |
| Eğer bu sana çok fazlaysa, bir sonraki uçakla gelirim. | Open Subtitles | إذا كان ذلك صعب عليكِ، سأكون عندك في الرحلة القادمة |
| Bu onurlandırmaksa Eğer o halde bende bir sorun olmalı. | Open Subtitles | حسناً، إذا كان ذلك هو الاحترام إذاً لعلّي أنا المخطئة |
| Eğer buysa, artık buna bir son verebilirsin. Çünkü işe yaradı. | Open Subtitles | إذا كان ذلك ما تريده عليك أن تتوقف لأنك نجحت جداً |
| Eğer bu eş bulma testi içinse galiba temiz çıkacağım. | Open Subtitles | إذا كان ذلك لأختبار المخطوبين أعتقد بأني في الجانب الآمن |
| Eğer bu doğruysa ilaç, nörolojik bozukluğu olan birçok insana yardımcı olacaktır. | Open Subtitles | إذا كان ذلك صحيحاً، فإن بإمكانه مساعدة الكثير من ذوي العاهات العصبية |
| Eğer bu doğru ise, bu birden fazla defa olacaktır; bu durumda bizler de çoklu evrenin bir parçası haline gelmiş oluyoruz. | TED | إذا كان ذلك صحيحاً فسوف يحدث أكثر من مرة؛ سوف نكون جزءاً من أكوان متعددة أكبر بكثير. |
| Ve Eğer bu böyleyse düşünüyorum da, belki, sadece belki, beyinlerimizin asıl amacı itibarımıza hizmet etmek olabilir. | TED | كما تعلمون إذا كان ذلك قد حدث معي فإن هناك احتمال وهو مجرد احتمال بأن الهدف من أدمغتنا خدمة الكرامة الخاصة بنا |
| diyor. Bu ürün bir ilaç ya da alet olsa büyük ihtimalle yatırım yapardınız. Ama Eğer bu ürün bir parksa? | TED | عندها ربما سوف تستثمر إذا كان ذلك المنتج دواءً أو جهازًا لكن ماذا لو كان ذلك المنتج منتزهًا؟ |
| Eğer bu doğru olsaydı, ülkede sağa sola gidip insanların bahçelerini toprakla dolduran kamyonlar olurdu, harika bir iş imkanı. | TED | والأن، إذا كان ذلك صحيح، سيكون لدينا شاحنات تجوب أرجاء الدولة، تملأ حدائق الأشخاص بالتربة، سيكون عمل رائع. |
| Eğer bu doğruysa, çocuk yaştayken dil öğrenmek size dilin sosyal ve duygusal bağlamı konusunda daha bütünsel bir kavrayış kazandırabilir. | TED | إذا كان ذلك صحيحاً، فإنّ تعلّم لغةٍ في الطفولة قد يعطيك فهماً أشمل لسياقاتها الاجتماعيّة والعاطفيّة |
| Eğer bu doğruysa, o zaman karına tecavüz edip öldüren adam hâlâ serbest demektir. | Open Subtitles | حسناً ، إذا كان ذلك صحيحاً ، فالرجل الذي إغتصب وقطع زوجتكَ لا يزال بالخارج |
| Tamam, Eğer bu çok fazlaysa ben sana karşı sevecen olacağım ve sen de bana karşı nazik olacaksın. | Open Subtitles | حسنا، إذا كان ذلك كثيرا عليك أنا سأكون لطيفا معك ـ وأنت كوني مؤدبة معي ـ أنت لن ـ ـ |
| Eğer bu doğruysa... o zaman annemin kızlık soyadını da bilirsin. | Open Subtitles | إذا كان ذلك صحيح... يجب أن تعرف اسم أمي قبل الزّواج |
| Ve Eğer bu doğruysa... ..uygarlığımız baştan aşağıya günah üzerine kurulmuş demektir. | Open Subtitles | إذا كان ذلك صحيحا فإنّ حضارتنا بأكملها مبنية على الخطيئة من بدايتها حتى نهايتها |
| Eğer o kadar seviyorsan, yeni aşığınla ilişkine devam edebilirsin. | Open Subtitles | بإمكانكِ الحصول على حبٍّ جديد إذا كان ذلك يعني لكِ الكثير |
| Eğer o büyücü Howl olsaydı, kalbini çıkarıp yemişti. | Open Subtitles | إذا كان ذلك هو المشعوذ هول سيكون قد أكله فورا |
| İstediğin buysa bir daha seni aramam. | Open Subtitles | أنا لن أتصل بك ثانية إذا كان ذلك ما تريدي |
| Şayet bu yerde bütün dünyadan kitaplar varsa, Ateş Ulusu hakkında bir bilgi var mıdır? | Open Subtitles | إذا كان ذلك المكان يحتوي على كتب من جميع أنحاء العالم هل تظن أن به معلومات عن أمة النار؟ |
| Pekâlâ, tamam. Madem senin için bu çok önemli, ona çıkma teklif ederim. | Open Subtitles | حسناً, إذا كان ذلك يعني الكثير لك سأسأله الخروج معاً |
| Keşke o gece yaptığım en kötü şey bu olsaydı. | Open Subtitles | إلا إذا كان ذلك أسوأ شيء فعلته في تلك الليلة. |
| Artık bu sınıflandırıcı resimlere bakarak "bunun kanser olup olmadığını" | TED | ويستطيع هذا المُصنِف تحديد إذا كان ذلك السرطان أم لا |