| Sanki uzaylılar bir sinyal gönderip beynini değiştirdiler. | Open Subtitles | إنه كأن كائن فضائي نزل عليها .. وأضاء لها رأسها |
| Sanki, aksanım insanları rahatsız ediyormuş gibi falan. | Open Subtitles | إنه كأن لهجتي تجعل الناس غير مرتاحين أو شيء كهذا |
| Sanki Janis ve Alanis birlikte bir çocuk yapmışlar gibi. | Open Subtitles | إنه كأن , جانيس و ألانيس رزقوا بطفل |
| Sizin de görebileceğiniz gibi Profesör,1960'ların ortasında, bize bu çizimi gösterdiğinde artmakta olduğu zaten belliydi. | Open Subtitles | وإذا إنه كأن الأرض كلها مرة كل عام تتنفس |
| Tıpkı lordunu yüceltmesi gereken bir kadın gibi. | Open Subtitles | إنه كأن النساء مصممات على إغضاب الساده والسيدات |
| Tahribatın milyonlarca tam bir şehirde görünmez olmak gibi. | Open Subtitles | إنه كأن تكون خفياً في مدينة تضم الملايين |
| Sanki maskeler kararlarımızı gölgeliyor. | Open Subtitles | إنه كأن الأقنعة تخفي حكمنا |
| Sanki sesin sana ait değilmiş gibi. | Open Subtitles | إنه كأن صوتك ليس جزء من جسمك. |
| - Sana bir şey olmadı. Sanki... | Open Subtitles | لاشيء حدث لكي ، إنه كأن... |
| Bir neo-konservatif sallamaya başlayınca bu Raskolnikov'un dioksin mono hidronaks ile meclisi basması gibi. | Open Subtitles | أنا أعني أنه عندما يُفصل المحافظين الجدد إنه كأن راسكولنيكوف يقوم *بتأجيل الـ ديؤكسي مونوهيدروكسينات |
| Bu, tilkiye tavukları bağışlamak gibi bir şey. | Open Subtitles | إنه كأن تطلب من الذئب أن يتجنب الدجاج |
| Bilgisayarınızın içinde annenizin olması gibi. | Open Subtitles | إنه كأن تحظي بأمكِ في حاسوبكِ. |