| sarışın çok asabi. Diğeri de öyle. Sen bir avcı arıyorsun. | Open Subtitles | الأشقر مُحبط الآخر كذلك تبحثان عن صياد وتبحثان عن الشجاعة للصيد |
| sarışın iş arkadaşının kocasının sürekli olarak asılmasına karşı koyan fakat kaba bahçıvanın ona dokunmasına karşı koyamayan seksi hizmetçi hakkında. | Open Subtitles | إنه عن خادمة مثيرة والتي تقاوم بإستمرار حركات التقدم لزوجها الأشقر وزميلها في العمل والذي لا يستطيع منع يده الصلبة عنها |
| Kuzeyli sarışın insanlarla... | Open Subtitles | هنا نلتقى فى صداقة الشعب الأشقر من الشمال |
| Oraya vardık ve fark ettiğim ilk şeylerden biri, diğer çocukların saçlarının sarı rengin tonları olmasıydı ve çoğu mavi gözlüydü. | TED | وصلنا هناك وكان أول شيء لاحظته أن شعر الأطفال الآخرين كان له عدة درجات من اللون الأشقر ومعظمهم كانوا بعيون زرقاء |
| Acaba sarı saçlı, mor pijamalı, ve uyku vakti gelen kim olabilir? | Open Subtitles | من هو ذو الشعر الأشقر ويرتدي ثياب نوم أرجوانية وفاته موعد نومه؟ |
| Hanimiş benim uzun bacaklı sarı saçlı, mavi gözlü, şekerpare nedimem? | Open Subtitles | كيف حال رفيقتي المثيرة؟ ذات الشعر الأشقر والعيني الزرقاويين إشبينة العروس |
| Bir gün farenin karnı iyice şişti sarışın adamın evine gidip şişen karnını öne çıkarıp gösterdi "bana baksana" dedi. | Open Subtitles | لقد انتفخت الفأرة يوم ما و ذهبت إلى بيت الأشقر و ألصقت به انتفاخها و قالت له : |
| Köprünün altında karşılaştığım sarışın adam düşünecek fazla zaman bırakmadı. | Open Subtitles | الرجل الأشقر الذى قابلته على الجسر لم يعطينى وقت كافى للتفكير |
| Neden benim yanıma, hücre arkadaşı olarak, senin yerine, o yakışıklı sarışın lideri vermediler ki? | Open Subtitles | لماذا لم يتمكنوا من وضع الضابط الأشقر الوسيم معي هنا في الزنزانة .. |
| sarışın olan, yeniyetmeliğinden beri hapse girip çıkardı. | Open Subtitles | الرجل المشعر الأشقر كان جيئة وذهابا من السجن منذ أن كان مراهق |
| Tahmin edeceğin gibi... aylardır kadın görmemiştik ve karşımızda sarışın bir melek duruyordu. | Open Subtitles | أتعلم، كانت قد مرت شهور منذ أن رأى أحدنا إمرأة و ها هي الملاك الأشقر |
| Bu dünyada ilgi çekmek istiyorsan sarışın ve mavi gözlü olmalısın. | Open Subtitles | يريدون كل تركيز العالم على الشعر الأشقر والعيون الزرقاء |
| Bunu o kocaman, sarı, boş kafana nasıI sokacağız bilmiyorum ama... | Open Subtitles | لا أعلم كيف سنتخطي هذا من خلال رأس الدمية الأشقر العملاق. |
| Hanımefendiye fazla geldi. Vereceğin her şeyin üstesinden gelebilirim, sarı kafa. | Open Subtitles | كثير على تحمل فتاة يمكنني تحمل كل ما تقذفه أيها الأشقر |
| Koşarak basket atarken güneşte dalgalanan sarı saçlarını hatırlat ona. | Open Subtitles | شعرها الانسيابي الأشقر وهي تحت ضوء الشمس، تركض وتسجل الكرات |
| sarı saçları ve mavi gözleri ile Alman sayılabilir; ancak Arjantin pasaportu taşıyor ve Berlin'e gitmesi için vizeye ihtiyaç duyuyor. | TED | بشعره الأشقر و عينيه الزرقاوتين، يبدو أودو ألمانيا، لكنه يحمل جواز سفر أرجنتيني، ويحتاج تأشيرة للعيش في برلين. |
| sarı saçlı, uzun burunlu ve sıska olan. | Open Subtitles | هذا النحيف ذو الشعر الأشقر و الأنف الطويل |
| Çok açık sarı saçlar, erkekleri baştan çıkarmak isteyen kadınların rengidir. | Open Subtitles | يظهر الشعر الأشقر بشدة المرأة كأنها تحاول إغواء الرجل |
| Onun gibi giyinen, onun gibi saçını sarıya boyatan. | Open Subtitles | تلبسين مثلها .. صبغت شعرك إلى اللون الأشقر |
| Bu defa ölmediğin için Sabata' ya teşekkür et, Blondito. | Open Subtitles | يمكنك أن تشكر ساباتا أننا لم نقتلك هذه المرة أيها الأشقر |
| Yarın gece buraya gideceğiz ve yanımızda Sarışını da götürüp tüm dünyaya vampirlerin neler yapabileceğini göstereceğiz. | Open Subtitles | غدا مساء سنذهب إلى هذه، وسنأخذ الأشقر معنا، حتى يعرف العالم كله ما يقدر عليه مصاصو الدماء، |
| Bak arkada, sarışınla beraber... | Open Subtitles | هو الموجود في الوراء مع الأشقر .. ألبرت أينشتين |
| Özellikle Laura Lizzie gibi ırkçı boyalı Sarışınlar. | Open Subtitles | أولئك الذين يكرهونني خصوصاًالعنصريون.. مثل شعر" لورا " الأشقر و بشرة " ليزي" اللعية |