| Evrenin çok canlı bir görsel anlayışına sahip olmamıza rağmen, evrenin nasıl bir sesi olduğuna dair bir algımız yok. | TED | ولكن إمتلاكنا هذا الكم الهائل من من الفهم البصري الحي للفضاء, لم يعطينا اي فكرة عن ما هو صوت الكون. |
| Bugün vuruldu, biz de bu fırsatı görsel zarı değiştirmek için kullanıyoruz. | Open Subtitles | لاشيء. لقد أطلق عليه النار اليوم ونحن نستغل الفرصة لإستبدال اللحاء البصري |
| Bir süredir yeni bir arama motoru geliştirmekteydik ve dil-tabanlı arama motorlarının aksine kullandığımız yüz-karşılaştırma teknolojisi, görsel tanımayı kullanıyor. | Open Subtitles | لقد كنا نطور محرك بحث جديد وخلافاً للغة التي تستند عليها محركات البحث تقنية مماثلة الوجه هذه تستخدم التعرف البصري |
| optik böcekler, yüksek teknoloji ürünüdür, ...pencereden ışık ışını alır. | Open Subtitles | التصنت البصري لعبة تقنية بحيث تسلط شعاعاً خفيفاً على نافذة |
| göz, göz çukurunda 6 farklı kas, yağ dokusu ve optik sinirlerle tutunur. | Open Subtitles | العين مثبتة في تجويف العين عن طريق 6 عضلات ونسيج دهني والعصب البصري |
| Aynız amanda kafasının arka kısmındaki görme alanının da aktif hale geldiğini görüyorsunuz, çünkü baktığı şey bu, kendi beynine bakıyor. | TED | وكما ترون الجزء البصري من الدماغ فعال هناك في القسم الخلفي من الراس لانه يرى دماغه |
| görsel muayene fazla iltihap göstermiyor ama bu röntgenler daha belirleyici olur. | Open Subtitles | الفحص البصري لايظهر الكثير من الإلتهاب لكن هذه الأشعة يمكنها إخبارنا بالمزيد |
| Şimdilerde görsel sanatlar üzerine yoğunlaşıyorum, ama müzikle ilgili iki örnek vermek isterim. | TED | دعونا نترك قليلاً الفن البصري سوف اعطيكم مثالين عن الموسيقى |
| Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var. | TED | وكان لدينا فعلياً خيارين للتعامل مع الأزمات التي كان سيجلبها السطو البصري. |
| Bu çalışmada sevdiğim şey hangi görsel kelime dağarcığının bilim yerine sanat dünyasına ait olduğu varsayımımızı sorgulaması. | TED | ما أحبه في هذا العمل هو أنه يتحدى افتراضاتنا حول نوع القاموس البصري المنتمي إلى عالم الفن في مقابل العلم. |
| görsel dışavurumculuk kültürel entegrasyonun sadece bir formu. | TED | الآن التعبير البصري ليست سوى شكل واحد للتكامل الثقافي. |
| görsel sistemimize hayranız. Birçok harika şey yapabiliyoruz. | TED | أعني، نحن نحب نظامنا البصري. إنه يساعدنا جميعا في القيام بأشياء مثيرة. |
| Yalnız şu var: görsel sistemin yaptıklarını kopyalamayı iyi başaran bir teknolojiye sahibiz. | TED | لكن يبقى الإشكال هو: أنه لدينا تكنولوجيا جيدة في تقليد ما يفعله النظام البصري. |
| Bazı noktalarda görsel sistemimizden farklı çalışıyorlar fakat yine de kendi görsel sistemimize benzer şekilde işleyen bir teknoloji yaratmada iyi bir iş çıkardık. | TED | وهي نوعا ما تعمل بشكل مختلف عن نظامنا البصري، لكن رغم ذلك فقد قمنا بعمل جيد في جعل التكنولوجيا تعمل كنظامنا البصري. |
| Müzik böyle gözüküyor ama görsel soyutlamadan görünüşü. | TED | هذا ما تبدو عليه موسيقاكم، وهذا شكلها التجريدي البصري. |
| Dinozorun optik sinirlerinde, bilgisayar sistemlerimiz için gerekli bir materyal var. | Open Subtitles | يحتوي العصب البصري للديناصور على مادة يمككنا إستعمالها في أنظمة حواسيبنا |
| Dinozorların optik sinirlerinde ne olduğunu bildiğiniz, ...onları daha önce gördüğünüz anlamına gelyior. | Open Subtitles | أنت تعلم مايوجد داخل العصب البصري للديناصور ذلك يعني أنه سبق وأن رأيتهم |
| Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir. | TED | العينان في الجزء السفلي، العصب البصري يمتد خارجاً من الخلف. |
| Bunu herkes dikkatlice izlesin çünkü bu tamamen göz yanılsaması ile ilgili. | Open Subtitles | الأن أرجو من الجميع المراقبه بعنايه لأن هذا قائم على الخداع البصري |
| Bu üç kız göz göze gelme sıkıntısı olmadan birbirleriyle konuşuyorlar mesela. | TED | هؤلاء الفتيات الثلاثة يتحدثن مع بعضهن البعض بدون التواصل البصري المزعج. |
| görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım. | TED | أعد الخطوات، وأعمدة الإنارة و كل هذه الأشياء و التي يتصادف معها الأشخاص ذوي الضعف البصري كثيرا. |
| İlk bakışta kurbağanın görüş sistemi biraz ilkel ve kusurlu görülebilir. | Open Subtitles | من أول نظرة، النظام البصري للضفدع يبدو نوعا ما بدائي وناقص. |