| Birine teşekkür etmek istiyorsan hak eden birine et. | Open Subtitles | إن كنت تود أن تشكر أحد، فعليك أن تشكر الذي يستحق شكرك. |
| Çünkü bunu hak eden birine vermek istediğini söyledi. | Open Subtitles | وقال انه يريد شخص الذي يستحق أن يكون عليه. |
| Görülen o ki, üstün hizmet ödülü hak eden birisi var. | Open Subtitles | يبدو مثل الرجال الذي يستحق إطراء رئاسي ، سيدي |
| Kaltak olmayı senden daha çok hak eden kim? | Open Subtitles | من الذي يستحق أن يكون السافل هنا أكثر منك؟ |
| Müzik demeye layık tek müzik. | Open Subtitles | النوع الوحيد من الموسيقى الذي يستحق أن يدعى موسيقى. |
| Önemli şeyler yaşamayı hak eden cinsten seninkiler. | Open Subtitles | . ذلك الجمال الذي يستحق الاهتمام بنفسه بطريقة أفضل. |
| Seni hak eden bir insan olmayı çok isterdim. | Open Subtitles | أود أن أكون ذلك الشخص الذي يستحق حقاً أن يكون معك |
| Ama bir insanın bu dünyayı terk edişini izlemek cezalandırılmayı hak eden birisi olsa bile... | Open Subtitles | لكن مشاهدة شخص يغادر هذا العالم حتى الشخص الذي يستحق أن يعاقب |
| Sonra da daha fazla ertelemenin bir yolunu bulamadığım için çok daha iyisini hak eden bir erkeğin kalbini kıracağım. | Open Subtitles | وثم، عندما لا تعود أمامي طرق أخرى لتجنب تحطيم قلب هذا الرجل الذي يستحق الأفضل، |
| Ancak alaşağı edilmeyi hak eden soysuzları alaşağı ediyorsan muhbirlik sayılmaz. | Open Subtitles | لن يكون تبليغاً عندما تتخلص من واحد وغد الذي يستحق أن ينال منه. |
| O tahtı hak eden tek kişi, yanımda oturan adam. | Open Subtitles | الشخص الوحيد الذي يستحق أن يكون العرش الذي هو الشخص الذي يجلس بجواري. |
| Değişmem lazım ve hayatındaki kadını hak eden adam olmak istiyorum ailesini ve arkadaşlarını hak eden adam. | Open Subtitles | أحتاج ان أتغير و أريد أن أكون الرجل الذي يستحق المرأة التي في حياته الذي يستحق عائلتهُ و أصدقائه |
| Acı çekmeyi hak eden bu adama haddini bildirmek istemiyor muydun? | Open Subtitles | فرصة ليصب في النهاية الرجل الذي يستحق ذلك؟ أنهم جميعا يستحقون ذلك. |
| Heather Chandler ölmeyi hak eden tek fahişedir. | Open Subtitles | شماع هذر كلبة واحدة الذي يستحق للموت. |
| Sefil hayatı sona erip, hayatımdan çıkmayı hak eden lanet cücenin teki! | Open Subtitles | - لا! وهو القزم الداعر الذي يستحق أن يكون وضعت من بؤسه لسخيف عن حياتي! |
| O zaman yaşamayı hak eden diğer yarıyı kurtarırız. | Open Subtitles | إذن سننقذ النصف الذي يستحق البقاء |
| Bu gece kanı hak eden sadece o değil. | Open Subtitles | -ليس الصعلوك الوحيد الذي يستحق الدم هذه الليلة |
| Yardımını hak eden Yale'den bir çocuğa sakla. | Open Subtitles | [إحفظي الأمر لشاب من [يال الذي يستحق مساعدتكِ. |
| - Bir açıklama hak eden son derece kaba bir hayır. | Open Subtitles | رفض فض جداً الذي يستحق تفسير. |
| Bizimle burada olmayı hak eden. | Open Subtitles | الذي يستحق أن يكون معنا الآن |