| Onun kalbini aptal oğlunun Vermont'ta kırdığı gibi hiç kırmadın. | Open Subtitles | لم تفطر قلبه أبدا مثلما فعل ابنه المغفل في فيرمونت |
| Yani, yardımcılarımızın içinde sadece birinin kabiliyetsiz olması o morona sürekli ne kadar dikkatsiz bir aptal olduğunu hatırlatma sebebi değildir, değil mi? | Open Subtitles | أعني، ليس لأن أحد زملائك لا يتمتع بالكفاءة لا يعني أنه عليك أن تذكر باستمرار هذا المغفل كم هو أحمق مهمل، أليس كذلك؟ |
| Sen bir sinek kovalıyorsun ama bana salak diyorsun, öyle mi? | Open Subtitles | إذن، أنت من يقوم بمطاردة ذبابة وفي عالمك، أصبحت أنا المغفل |
| Yoksa bu ahmak herifi mıhlarım! Yapmayacağımı sanma! | Open Subtitles | سأجرح ذلك المغفل بجدية لا تعتقد اني لن افعل |
| Umarım sigorta ödemelerini yapmışsındır, pislik. | Open Subtitles | من الأفضل أن يكون لديك تأمين ,أيها المغفل |
| Kahrolası bir arabayı nasıl bölüşeceğiz salak herif? | Open Subtitles | كيف برأيك ستتقاسم سيارة أيها المغفل ؟ بواسطة المنشار الكهربائي |
| Aferin aptal. Çalıntı mı kontrol et. | Open Subtitles | هذا صحيح,أيها المغفل,تحقق منها لترى إن كانت مسروقة |
| Bir aptal gibi ben gönüllü oldum. | Open Subtitles | بسارية الإغاثة بعيداً نحو السهول وتطوعت مثل المغفل |
| Seni aptal, burada düşünme işini ben yapıyorum. Muhteşem bir fikir. | Open Subtitles | أسمع أيها المغفل أنا الذى يفكر ، أنها فكرة عبقرية |
| Çok meşgul olmasına rağmen karşısına ilk çıkan aptal bir adama bağlandı. | Open Subtitles | على الرغم من انها كانت مشغولة بشدة تتسلى بعظام المغفل الذى جاءها... |
| Neden bana röportajdan bahsetmedin, seni salak? | Open Subtitles | لماذا لم تقل لي شيئا حول هذه المقابلة أيها المغفل ؟ |
| Dışarı çık ve o salak Ring'i gönder. | Open Subtitles | الان , اخرج , و ابعث لى هذا المغفل , ليفتنانت رينج |
| Çünkü seni özledim ve biraz zaman geçerse-- 23 gün oldu, seni ahmak! | Open Subtitles | لقد مر23 يوم , ايها المغفل أأنت مستعد لتكون صديقي؟ |
| Bunu hangi ahmak çizdi? | Open Subtitles | من المغفل الذي جلب ذات الشعر القصير تلك ؟ |
| Beni bir asalak olarak mı görüyorsun yoksa, pislik? | Open Subtitles | أنا لن أطلب منك ألا تصبح علقة, أيها المغفل. |
| Adi herif aynı mektubu on ayrı kadına yazdı. | Open Subtitles | هذا المغفل ارسل نفس الرساله الى عشر نساء |
| Eve gir dedim, seni cahil it. | Open Subtitles | لقد قلت, ادخل فى المنزل أيها المغفل الجاهل |
| Burada kaç tane polis komşum var biliyor musun, geri zekalı? | Open Subtitles | هل تعلم كم جار لدي يعمل كشرطي , أيها المغفل ؟ |
| Sonra yok edebilirler mi aptalı... | Open Subtitles | لندعهم يمزعون ♪ وعنذئذ نجعل المغفل يختفى ♪ |
| Geri geldin, seni sersem. Neyse ki sana bir silah getirdim. | Open Subtitles | لقد عدت مجدداً أيها المغفل من حسن حظك أنني جلبت مسدساً |
| Hayatını kurtarabilirim sanmıştım, geri zekâlı serseri! | Open Subtitles | أعتقد أني أنقذت حياتك أيها المغفل الحثالة |
| Silahını bırak moron. Kameraya alınıyorsun. | Open Subtitles | ضع السلاح أرضاً أيها المغفل لقد تم تسجيلك على شريط فيديو. |
| Sarmanın ne olduğunu biliyorum, mankafa. Onunla ne yapıyorsun demek istedim. | Open Subtitles | أنا أعرف ما هو المخدر أيها المغفل ما الذي ستفعله بها؟ |
| Seninle hiçbir yere gerzek. | Open Subtitles | ليس إلى مكان معك أيها المغفل ارحل من هنا بسرعة |
| budala filan değilsin. budala biri gelmeden önce ev sahibini araştırmaz. | Open Subtitles | . أنت لست مغفل . لا أعتقد أن المغفل يفعل هذا مع مضيفيه |
| Çünkü eğer söylersen gidip o salağı bulmamız gerekecek ve bir vampir partisini basmayı hiç istemiyorum. | Open Subtitles | ساذهب لاجد هذا المغفل وانا شخصيا لا اريد ان اتطفل على حفلة عشاء مصاصين دماء |