| Lütfen şimdi arabana git ve burayı Kendi isteğinle terket. | Open Subtitles | من فضلك إذهب لسيارتك و قم بالمغادرة بإرادتك. |
| Kendi isteğinle oraya gitmezsen ölmeyeceksin. | Open Subtitles | لا ؛ إذا قمت بالدخول إلى هناك بإرادتك الحرة |
| Kendi isteğinle geri dönüş gerçekleştirmezsen, başına bu gelir. | Open Subtitles | ذلك هو ما يحدث إذا لم تقم بالدخول إلى الرجوع بإرادتك الحرة |
| kendi iradenle vücudunun bir parçasını bana teslim etmeye geldin. | Open Subtitles | بإرادتك الحرّة جئت لتسليم جزء من جسمك لي |
| Kayda geçmesi için söylüyorum, kendi iradenle buradasın ve kanuni temsili reddettin. | Open Subtitles | الآن، أريد أن أقول للسجل أنّك هنا بإرادتك ورفضت التمثيل القانوني |
| Ama senin kendi hür iradenle "Pudingimi yiyebilirsin" demeni istiyorum. | Open Subtitles | "لكن بإرادتك قل "تستطيع أن تأكل البودينغ الخاص بي |
| Kendi isteğinle dansa geldin. Sıkıntı var. | Open Subtitles | جئت للرقص بإرادتك الحرّة، ثمّة أمر. |
| Hayır, dedim ki sen Kendi isteğinle onları vereceksin. | Open Subtitles | لا، بل قلتُ ستسلمّينهما بإرادتك |
| Kendi isteğinle buraya geldiğini söylüyorlar. | Open Subtitles | يقولون إنك أتيت إلى هنا بإرادتك |
| Ama Kendi isteğinle bunu yaparsan... | Open Subtitles | و لكن إذا فعلت ذلك بإرادتك |
| Bunları çıkaracağım çünkü kendi iradenle burada olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | سأقوم بنزع هذه عنك لأنني أعرف أنك هنا بإرادتك الكاملة، |
| kendi iradenle buradasın. | Open Subtitles | انت هنا بإرادتك الخاصه |
| Bunu bana kendi iradenle anlatmanı umuyordum. | Open Subtitles | أمَلتُ بأن تخبريني بإرادتك. |
| Neden kendi hür iradenle bana gelmiyorsun? | Open Subtitles | لمَ لا تأتين بإرادتك الحرّة؟ |