| Bu Öğleden sonra analist beni çağırdı ve sanırım doğru şeyleri söylemedim. | Open Subtitles | بعد ظهر هذا اليوم استدعانى المحلل ولا أعتقد أننى قلت الأمور الصحيحة |
| Bugün Öğleden sonra senden bir anahtar alan kıza rastlamıştım da. | Open Subtitles | لأنني صادفت فتاة حصلت منكِ على مفتاح بعد ظهر هذا اليوم |
| Hayır, ben bu Öğleden sonra yapacak çok şey var. | Open Subtitles | لا، لدي الكثير مما يجب عمله بعد ظهر هذا اليوم. |
| Bu Öğlen pistte çok iyiydin. | Open Subtitles | لقد قمت بعمل جيد جدا في المسار بعد ظهر هذا اليوم. |
| akşamüstü geri döneceğim tatlım. Geri döneceğim, döneceğim tatlım. | Open Subtitles | سأعود بعد ظهر هذا اليوم , ياحبيبتي سأعود, سأعود , ياحبيبتي |
| Bu Öğleden sonra gezip görmek için kendime zaman ayırmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد أنْ أمنـــــح نفسي مُتّسعاً من الوقت بعد ظهر هذا اليوم |
| Dylan, bu Öğleden sonra gördüğüm bir kadın otel odasında ölü yatıyor çünkü Cam ve ben bir şeye çok fazla yaklaştık. | Open Subtitles | يا ديلان، امرأة رأيتها بعد ظهر هذا اليوم, كاذبه وجدت ميته في غرفة الفندق لأنى وكام كنا قريبين جدا من شيء ما. |
| Lütfen kısa kesin. Bu Öğleden sonra bunun gibi daha bir sürü davaya bakacağız. | Open Subtitles | يرجى الإيجاز فلدينا العديد من القضايا بعد ظهر هذا اليوم |
| Öğleden sonra daha büyük peçetelere ihtiyacınız olacak. | Open Subtitles | أخشى أنكم بعد ظهر هذا اليوم ستحتاجون مناشف أكبر |
| Öğleden sonra mı orada olacak? | Open Subtitles | هل هو ستعمل يكون هناك بعد ظهر هذا اليوم؟ |
| Bayan, siz bu otele Öğleden sonra giriş yaptınız. | Open Subtitles | سيدتي، أنت وصلتى اليوم فقط إلى الفندق بعد ظهر هذا اليوم |
| Bu Öğleden sonra FBl, New Orleans'ta David Ferrie'yi... serbest bıraktı. | Open Subtitles | أيها السادة.. بعد ظهر هذا اليوم أفرج مكتب التحقيقات الفدرالي عن ديفيد دبليو فيري من نيو اورليانز |
| Öğleden sonra Citrine'i göreceğim. Geliyor musun? | Open Subtitles | أنا ستعمل رؤية سيترين بعد ظهر هذا اليوم. |
| Tanny buralarda olacaksanız Öğleden sonra görüşebileceğinizi söyledi. | Open Subtitles | قال تانى إنه سيتواصل معك بعد ظهر هذا اليوم إذا كنت مازلت فى الجوار |
| Her iki ülkeden de yetkililer, NNSC tarafından yürütülecek bir soruşturma üzerinde bu Öğleden sonra anlaştı. | Open Subtitles | وقد وافقت السلطات من كلا البلدين بعد ظهر هذا اليوم للامتثال لأمر التحقيق الذي أجرته لجنة الدول المحايدة. |
| Hey büyük adam bu Öğleden sonra troid bezi çıkarıyoruz. | Open Subtitles | أهلاً، أيها الرجل الضخم، نحن معاً في عملية الغدد بعد ظهر هذا اليوم. |
| Bu Öğlen çok kötüydüm, korkunçtum. | Open Subtitles | كنت الحقيرة بعد ظهر هذا اليوم. كنت البشعين. |
| Pency'yi görmeye geldim çünkü bu Öğlen aklıma çok yalnız olabileceği geldi. | Open Subtitles | جئت لأرى بانسي. حدث لي بعد ظهر هذا اليوم أنها يجب أن تكون وحيدا إلى حد ما. |
| Evet, baban bu Öğlen benim eve geldi. | Open Subtitles | إنه لقد أتى إلى شقّتي بعد ظهر هذا اليوم. |
| Kayıtlarım bu akşamüstü saat dörtte bırakıldığınızı söylüyor. | Open Subtitles | تظهر السجلات أنك تم الإفراج عنك الساعه 4: 00 بعد ظهر هذا اليوم. |