| Bunu alacağım ve şuraya bir kesik atacağım böylece tekrar nefes alabileceksin. | Open Subtitles | سأستخدم هذه لعمل فتحة هنا حتى تتمكني من التنفس مرة أخرى |
| Sanada çabucak hazırlayacağım, böylece yeni güne, cildin nemli ve parlak olarak başlayacaksın . | Open Subtitles | ومنتج ذيل الحصان للطاقة الذي سيجعلك قوية. حتى تتمكني من بدء يوم جديد مع بشرتك يجب أن تكون جميلة. |
| Evet. böylece şirketin tüm moda dergilerini sen yöneteceksin. | Open Subtitles | أجل حتى تتمكني من إدارة كل مجلات الأزياء في المجموعة |
| Bu şapşalı ikna edebilirsin, ama beni asla edemezsin. - Çok yazık. | Open Subtitles | ربما تتمكنين إقناع ذلك الأحمق أنك تحبينه لكن لن تتمكني من إقناعي |
| Aklın daha çok karışır, ...hayatına devam edemezsin. | Open Subtitles | أنتي فقط ستزدادين حيرة ثم لن تتمكني من تخطي ذلك |
| Eskisi gibi her şeyi kontrol edemeyeceksin. | Open Subtitles | لأنه بمجرد إنجاب الطفل لن تعودي كما كنت لن تتمكني من التحكم بكل شئ |
| Böyle giderse bir daha asla dans edemeyeceksin. | Open Subtitles | سأتأكد من أن لا تتمكني من الرقص مرة أخرى |
| Tepsiyi zayıf elinle taşı. böylece güçlü olanla servis yapabilirsin. - Tamam. | Open Subtitles | إحملي الصينية بيدكِ الضعيفة حتّي تتمكني من الخدمة بيدكِ القوية. |
| Çocuklarımın güveninden para aldın böylece ailem için alacağım evimden daha fazla fiyat verebilecektin. | Open Subtitles | أَخذتَ مالاً مِنْ وديعة ولديّ حتى تتمكني من دفع مبلغ لشراء بيت عائلتي |
| böylece ona yakın olabilirsin, aşkım. | Open Subtitles | لكي تتمكني من أن تحصلي على شيء تتذكريها به، حبيبتي |
| İşe geri dönmeni istiyorum böylece eve daha çabuk dönersin. | Open Subtitles | أريد منك العودة إلى العمل حتى تتمكني من العودة للمنزل في أقرب وقت |
| Ben, yine de, size bazı ipuçları vereceğim, böylece bir daha ki sefere daha iyi rekabet edebilirsin. | Open Subtitles | سأعطيكي بعض النصائح، رغم ذلك، حتى تتمكني من المنافسة أفضل في المرة القادمة |
| Bu yüzden seni buraya getirdim böylece onu alabilirsin. | Open Subtitles | وهذا هو السبب في جلبك إلى هنا.. لكي تتمكني من الحصول عليها. |
| Yıllar önce olan şey için özür dile, böylece önünüze bakabilirsiniz. | Open Subtitles | اعتذري عما فعلته قبل عدة سنوات لكي تتمكني من الاستمرار |
| Rahip, 40 gününde günahlarını çıkarmaya gelecek. böylece sen de saraya dönebilirsin. | Open Subtitles | سيأتي الكاهن في يومك الـ40 لتطهيرك لكي تتمكني من العودة للقصر |
| Olur, böylece sardunyalarından birini ona dikebilirsin. | Open Subtitles | بالطبع,لكي تتمكني من زراعة نباتاتك فيها |
| Birleştirici olmadan nükleer reaksiyonumuzu asla kontrol edemezsin. | Open Subtitles | بدون جهاز الربط، لن تتمكني من السيطرة على تفاعلنا النووي |
| Benden sonsuza kadar nefret edemezsin. | Open Subtitles | لن تتمكني من كرهي إلى الأبد. |
| Benden sonsuza kadar nefret edemezsin. | Open Subtitles | لن تتمكني من كرهي إلى الأبد. |
| Keşke torunumu tedavi edebilseydin ama edemeyeceksin. | Open Subtitles | اتمنى ان تتمكني من معالجته لكن لا يمكنكِ |
| Benim varlığım ebediyen peşinde olacak. Beni asla yok edemeyeceksin! | Open Subtitles | نجاتي ستعذّبكِ أبد الدهر، لن تتمكني من تدميري أبدًا! |
| Los Angeles'ı bu gece terk edemeyeceksin anlaşılan. Fırtına sona erene kadar neden burada bizimle kalmıyorsun? | Open Subtitles | لن تتمكني من مغادرة (لوس أنجيلوس) الليلة، لما لا تبقين وتجلسين معنا حتى تنتهي العاصفة؟ |