| O her şeyi duyar, görür, bilir. | Open Subtitles | انها تسمع كل شيء , ترى كل شيء تعرف كل شيء |
| Madam, Hercule Poirot'nun gözleri her şeyi görür. | Open Subtitles | الخلايا الرمادية لهيركيول بوارو ,سيدتى ترى كل شئ |
| tüm zerreleri ve çerçöpü görürsün ama olup bitenleri göremezsin, değil mi? | Open Subtitles | أنت ترى كل البقع و الحماقة و لكنك لا ترى ما يحدث |
| Adrenalin yüzünden her şeyi duyar her şeyin kokusunu alırsın her şeyi görürsün ama bir tünelin içinde gibisindir. | Open Subtitles | أنه االأدرينالين عنما تسمع كل شئ وتشم كل شئ أنك ترى كل شئ ولكن الأمر كأنك فى نفق |
| - Jeff, sence bir katil senin bunları görmene izin verir miydi? | Open Subtitles | جيف" هل تعتقد أن القاتل" سيدعك ترى كل ذلك ؟ |
| - Jeff, sence bir katil senin bunları görmene izin verir miydi? | Open Subtitles | جيف" هل تعتقد أن القاتل" سيدعك ترى كل ذلك ؟ |
| Arabalarımızın, etraflarındaki her şeyi inanılmaz bir şekilde görmelerine ve sürüşle ilgili tüm kararları vermelerine olanak sağlayan sensörleri var. | TED | سيارات تحوي مجسات تمكنها بصورة سحرية ان ترى كل شيء من حولها وتتخذ القرارات في كل منحى من مناحي القيادة |
| - Adamın yaptığı herşeyi görebildin değil mi? | Open Subtitles | يمكنك أن ترى كل ما فعلة أليس كذلك ؟ |
| Çünkü nereye gitmek isterse oraya gider, ve herşeyi görür, ve insanların sırlarını bilir. | Open Subtitles | لأنها تذهب حيثما أرادت وهي ترى كل شيء وهي تعرف أسرار الناس |
| Makineyi terörist eylemleri bulsun diye tasarladım ama o her şeyi görür. | Open Subtitles | صمّمتُ الآلة للكشف عن الأعمال الإرهابيـة، لكنّها ترى كل شيء |
| Çünkü küçük gri hücreler, her şeyi görür. | Open Subtitles | لأن الخلايا الرمادية الصغيرة ترى كل شئ |
| Ben o makineyi, terörist eylemleri bulsun diye tasarladım lakin tasarladığım makine, her şeyi görür. | Open Subtitles | "لقد صممتُ تلك الآلة، لتكشف الأعمال الإرهابية" "ولكنها ترى كل شيء" |
| Örneğin, normal insanların işlediği şiddetli suçları görür. | Open Subtitles | "ولكنها ترى كل شيء" "جرائم عنيفة، يتورط بها أناسٌ عاديين" |
| Gözlerin açıksa görürsün bile. | Open Subtitles | و ترى كل شىء لو كانت عيناك مفتوحتان |
| Ve tüm halk tabakasını görürsün. | Open Subtitles | ويمكنك ان ترى كل طبقات المجتمع. |
| Bizzat orada olduğunda her şeyi görürsün. | Open Subtitles | عندما تكون هناك بنفسك ترى كل شيء |
| Canaletto'yu çok severim. Çünkü bu mükemmel detaya sahip ve şöyle bir kalkıp resimdeki tüm detayları görebilirsiniz. | TED | و أنا أحب الكاناليتو لأن كاناليتو لديه هذا التفصيل الرائع و يمكنك الحصول عليها و ترى كل التفاصيل في اللوحة |
| - Adamın yaptığı herşeyi görebildin değil mi? | Open Subtitles | يمكنك أن ترى كل ما فعلة أليس كذلك ؟ |