| Artık bizi meşgul edecek savaşlar kalmayınca sence bizim gibilere ne olacak? | Open Subtitles | ماذا سيحدث لاناس مثلي و مثلك عندما لا نجد حربا تشغل وقتنا؟ |
| Meraklarım vaktimin çoğunu alıp götürüyor, şu an bile kafam meşgul, kilisede sergileyeceğimiz oyunun provaları var - bir cinayet piyesi. | Open Subtitles | ان لدىّ اهتمامات أخرى تشغل وقتى وأحداها تضغط علىّ الآن الأنتاج القادم فى صالة الكنيسة, قصة جريمة |
| Boş ver, ayılacaktır. Onun da oraya gitmeye ihtiyacı var. | Open Subtitles | . لا تشغل بالك,سيتزن .أنه يحتاج أن يذهب هناك,أيضا |
| Bugünü boş ver. | Open Subtitles | لا .. كيف عر انساهم , حسناً ؟ .لا تشغل بالك |
| Kamyonda bulduğumuz kötü amaçlı yazılımı çalıştırıyorsun sanırım. | Open Subtitles | أرى انك تشغل البرمجيات الخبيثة التي وجدناها في الشاحنة |
| Bir süre görüşemeyeceğiz herhâlde? Aileleri Merak etme. | Open Subtitles | إذًا أعتقد أن هذه النهاية لبعض الوقت؟ لا تشغل بالك بشأن العائلات. |
| endişelenme. Şirkette benim payımdan sana da bir pay ayırdım. | Open Subtitles | لا تشغل بالك، سأحتفظ لك بقطعة من حصتي في الكعكة |
| Muhtemelen, ama kendine de fazla haksızlık etme. | Open Subtitles | إحتمال, لمن لا يجب عليك أن تشغل بالك بذلك |
| Kötü kalpli sahibini kafaya takma sen. | Open Subtitles | لا تشغل بالك بهذا السيد العجوز اللئيم الآن |
| Bu zırvalığı çalma, dostum. Hepimizin bildiği bir şey çal. | Open Subtitles | لا تشغل هذه الأغنية اللعينة يا أخي شغل شئ نعرفه |
| Bunlarla uğraşarak meşgul olmaya çalışıyor, ve devam ediyor hem de ara vermeden. | Open Subtitles | انها تحاول أن تشغل نفسها لكي تنسى وسوف تستمر وتستمر بدون توقف |
| Aklımı meşgul eden ve hepimizin refahını etkileyecek olan bir fikir üzerine birkaç sözüm olacak. | Open Subtitles | أقول كلمات قليله عن فكره لطالما شغلت فكري وايضا تشغل الجميع |
| Ama kafasını ölümle ilgili düşüncelerle meşgul etmek istemedi. | Open Subtitles | لكنها لم ترغب أن تشغل عقلها مع أفكار الموت |
| Bir asker olarak, en az onun kafasını meşgul etmesi gerekmez mi? | Open Subtitles | تظن أنه بسبب كونه جندي سيكون آخر شخص تشغل باله الجريمة |
| Kendine bir çeki düzen ver Matt. İşin gücün var senin. | Open Subtitles | [يجب ألا تشغل بالك بهذا، يا [مات فلديك عمل لتقوم به |
| Başlayacağın zaman haber ver. | Open Subtitles | اعلمني عندما تشغل الأسطوانة لأبتداء التصوير |
| Boş ver. Sonra görüşürüz, tamam mı? | Open Subtitles | لا تشغل بالك. سيرى كل منا الأخر لاحقا ، إتفقنا |
| Sabah laboratuarına girdiğin zaman ilk önce hangi makineyi çalıştırıyorsun? | Open Subtitles | عندما تصل للمختبر في الصباح أي نوع من الماكينات تشغل ؟ |
| Kamyonda bulduğumuz kötü amaçlı yazılımı çalıştırıyorsun sanırım. Teşrih ediyorum diyelim. | Open Subtitles | أرى انك تشغل البرمجيات الخبيثة التي وجدناها في الشاحنة |
| Hiçbir şey için Merak etme ve burada bekle. | Open Subtitles | لا تشغل بالك بأي شيء وامكث هنا. |
| endişelenme. Eğlenmene bak. Sende her zaman işe yarar. | Open Subtitles | لا تشغل بالك ، استمتع، دائماً ما تفكر بالعمل |
| Hiç zahmet etme. Yaza daha çok var. | Open Subtitles | . لا تشغل نفسك . لدينا شوطٌ طويل حتى الصيف |
| - takma kafana, Ari. İçeriği konuşalım ortaklar. | Open Subtitles | لا تشغل بالك فلنتكلم عن الشراكة |
| Hiçbir şey çalma, karıştırma, kesme. | Open Subtitles | لا تشغل شيئاً لا تدندن، لا تقطع، لا تخلط |
| Motoru kapının önünde çalıştırma. | Open Subtitles | لا تشغل المحرك مباشرة عند خروجك |
| Ellerini içeri sokup önündeki mekanizmayı çalıştırmak için oradaki düğmelere basmalısın. | Open Subtitles | لازم وغصبن عنك وعن أبوك تدخل إيديك وتضغط الأزرار مشان تشغل الأزرار اللى قدامك |