| Ama senin yaşadığın hayat... Ben bu hayatı bilmiyorum. | Open Subtitles | لكن نوع الحياة التى تعيشها إننى لا أعرف هذه الحياة |
| Gölü çiz de öğretmenin yaşadığın yerin ne kadar güzel olduğunu görsün. | Open Subtitles | لكي يعرف المعلم الحياة السعيدة التي تعيشها ارسم تلك البحيرة |
| yaşadığın o yalanın yarattığı stres hayatını paramparça eder durumda. | Open Subtitles | أعني، الضغّوطات التّي تعيشها بسبب الكذبة، أثّر عليكَ. |
| Yaşaman gereken hayatı yaşa. | Open Subtitles | اتسمعني، ستعيش حياة التي كان من المفترض ان تعيشها |
| Şimdi kibrini bir kenara bırak ve ve yaşamak zorunda olduğun hayatı yaşa. | Open Subtitles | لذا ضع غطرستك جانبا وعش الحياة التي مفروض ان تعيشها |
| Bu sefer yaptigin hatalar neyse, bir sonraki sefer de aynilarini yasarsin. | Open Subtitles | أيا كانت الأخطاء التي فعلتها أثناء هذا الوقت سوف تعيشها ثانية في المرحلة التالية |
| Yani seni birakirsam, ancak o kadar yasarsin demektir bu. | Open Subtitles | تلك هي المدة التي تستطيع أن تعيشها إذا مشيت |
| Sakın yanıma yaklaşma. Önceden yaşadığın hayata geri dön. | Open Subtitles | لا تقترب منى مجدداً .فقط عد للحياة التى تعيشها |
| bir çeşit çığlık.anlamı yaşadığın hayatı sevmiyorsun demek. | Open Subtitles | تعني أنك لاتحب الحياة التي تعيشها |
| Harold, eğer bir an için durup da şu ana kadar yaşadığın hayatı ve önünde seni bekleyen hayatı gözünün önünde canlandırırsan ve tabii ki gözlemelerin kalitesini düşünürsen... | Open Subtitles | (إن توقفت لحظة للتفكير يا (هارولد أظنك ستدرك أن الإجابة متعلقة تماماً بنوع الحياة التي تعيشها |
| * Sevebilirsin yaşadığın hayatı * | Open Subtitles | * بالحياة التي تعيشها ؟ * |
| Dilediğin gibi hayatını yaşa. | Open Subtitles | وعيش الحياة التي تريد أن تعيشها |
| Evine dön ve yaşaman gereken hayatı yaşa. | Open Subtitles | إذهب للبيت وعش الحياة التىيجبأن تعيشها. |