| Charley, lütfen buraya gelir misin? Tanışmanı istediğim biri var. | Open Subtitles | شارلي تعل من فضلك,هناك شخص أريدك أن تقابله |
| Sana yardım edebilecek, Tanışmanı istediğim birisi var. Benim bölümümde sekreterlik yapıyor. | Open Subtitles | هناك شخص ما أريدك أن تقابله ربّما بإمكانه المساعدة. |
| - Cuma günü gelin. - Sizi tanıştırmak istediğim biri var. | Open Subtitles | انزل إلى البلدة بيوم الجمعة هناك شخص أريدك أن تقابله |
| ne yani reklam sektöründe tanıştığın ilk homo mu? | Open Subtitles | ماذا، هل هو أول رجل شاذ تقابله في الإعلانات؟ |
| Eğer sen istersen tabii ki. Onunla tanışmak ister misin? | Open Subtitles | ولكن هذا أذا كنتُ تحب أن تقابله هل تحب أن تقابله؟ |
| Hiç tanışmadın ki. | Open Subtitles | لم احبه أبدا انت لم تقابله أبدا |
| Lütfen beni takip et. Ofisinde Tanışmanı istediğim biri var. | Open Subtitles | أرجوك أتبعني هناك شي في مكتبك أريدك أن تقابله |
| Uzun zamandır Tanışmanı istediğim birisi var. | Open Subtitles | هنالك شخص أود منك أن تقابله منذ فترة طويلة |
| Samir. Samir? Buradan çıktığımızda Tanışmanı istediğim birisi var. | Open Subtitles | سمير ، سمير ، هناك شخص اريدك ان تقابله عندما نخرج |
| Bırakalım da diğerleri bitirsin. Tanışmanı istediğim biri var. | Open Subtitles | لمَ لا ندع الأخرين ينهوا هذا المكان هناك شخص أود أن تقابله |
| Tanışmanı istediğim çok özel biri var. | Open Subtitles | لدي شخص غاية في الأهمية أريدكَ أن تقابله. |
| Daha sonra yeni bir tüccar uğrayacak. Onunla Tanışmanı istiyorum. | Open Subtitles | لدي تاجر جديد سيأتي لاحقا وأريدك أن تقابله. |
| Seninle tanıştırmak istediğim çok ama çok önemli biri var. | Open Subtitles | لديّ شخص هام هام جداً، وأريدك أن تقابله. |
| Sana tanıştırmak istediğim biri var. Madison? | Open Subtitles | هناك شخص ما أريدك ان تقابله مديسون ؟ |
| Doğal görünmesi gerekiyordu, parkta tanıştığın biri gibi. | Open Subtitles | كان يفترض أن يبدو طبيعيا، كشخص تقابله عند بركة سباحة. |
| tanışmak istedim onu karşılamadan önce... kendisinden önceki hafızamı sildim. | Open Subtitles | أردت أن اقابله قبل أن تقابله قبل هذه الذاكرة |
| Onunla tanışmadın ama o öyle o öyle biri değil. | Open Subtitles | انت لم تقابله لكن .. انه فقط مثل |
| - Suç ortaklarıyız. - tanışman gereken biri var. | Open Subtitles | نحن شركاء في الجريمة شخص ما عليك أن تقابله |
| Sana onunla striptiz kulübünde buluşmanı mı söyledi? | Open Subtitles | هل قال يريدك أن تقابله في الملهى ؟ لماذا ؟ |
| Asla tanımadığın birini bu kadar özlemek, inanılmaz bir şey. | Open Subtitles | كم مدهش ،ان تفتقد شخصاً لم تقابله من قبل |
| Onunla daha önce hiç karşılaşmadın biliyorum ama sakin ol. | Open Subtitles | أعرف أنك لم تقابله من قبل، لكن كن هادئاً |
| Jack tam 3 dakika sonra karavanında seninle buluşmak istiyor. | Open Subtitles | "جاك" يريدك ان تقابله فى قاطرته بعد 3 دقائق بالضبط. |
| Molly'nın Tim'le karşılaşmadan önce görüştüğü evli adam konusu o da bir başka yanıltmacaydı, sanırım? | Open Subtitles | موضوع هذا الرجل المتزوج, الذى كانت تقابله مولى قبل ان تلتقى بتيم اعتقد انه كان أمر للتشتيت ايضا ليس بالكُلّية |
| Parti onunla görüşmeni istiyor bu durumda bizim de aday olup olmayacağına karar vermemiz lazım. | Open Subtitles | الحزب يطلب أن تقابله لذلك يجب أن نقرر إذا كنت ستترشح |
| İlk gece sevgilim bize geldiğinde annem onun penisini görmüştü daha onla tanışmadan | Open Subtitles | توقف, أيهاالمعتوه اول حالة مؤثرة حدث , أن أمي شاهدت عضوه حتى قبيل ان تقابله |
| Onunla bir kez tanışırsın ve sonra ölürsün. | Open Subtitles | تقابله مره واحده ثم تموت |
| Daha tanışmadığın biri için bir dil öğrenmen çok hoş bir şey. | Open Subtitles | من الرائع أن تتعلم لغة كاملة من أجل شخص لم تقابله بعد |