| Çünkü kemik gözenekli, insan kemiği dile yapışır hayvan kemiği yapışmaz. | Open Subtitles | بسبب نفاذية العظام العظام البشرية تلتصق باللسان بينما عظام الحيوانات فلا |
| Ve bazen, bazen hayat yere öyle bir yapışır ki paspas yetmez... | Open Subtitles | وأحيانا، وأحيانا الحياة تلتصق بالأرض بشدة، |
| Bu peynir çok sıcak. Yapışmıyor.. | Open Subtitles | هذه الجبنة ساخنة جداً لا تلتصق. |
| Bu köfteler adamın damağına Yapışmıyor. | Open Subtitles | هذه "الكروكويتيس" لا تلتصق في فمك. |
| Bir remora, ya da bir vantuz, köpekbalığına yapışan bir balıktır. | Open Subtitles | الريمورا , او السمك المتعلقه, انها سمكة تلتصق بـ سمكة القرش. |
| Çünkü, kabul etmeliyiz ki vücudumuzdaki kanser hücreleri plastik tabaklara yapışıp kalmıyor. | TED | دعونا نواجه الأمر، الخلايا السرطانية في أجسامنا لا تلتصق على أطباق بلاستيكية. |
| Ama sanki bu kadın bana öyle bir yapıştı ki ondan kurtulamıyorum. | Open Subtitles | تبدو أن هذه المرأة تلتصق بي عندما أتي ونتحدث |
| Don yüzünden bazen kılıcın ucu körleşir. | Open Subtitles | الصقيع، أحياناً يجعل الأنصال تلتصق |
| Sıkıştığı yer burası! | Open Subtitles | هذا هو حيث تلتصق |
| Neden bana yapıştınız? | Open Subtitles | لماذا تلتصق عليّ؟ |
| Doğruyu söyleyene kadar ve serbest kalana kadar sana yapışırlar. | Open Subtitles | تلتصق بك، إلى أن تفصح عن الحقيقة و تطلق سراحهم |
| Sırf paraları var diye... yüzünü görmeye katlanamadığın insanlara yaltaklanmak nasıldır bilemezsin. | Open Subtitles | انت لا تعرف شعور أن تلتصق بأناس لمجرد أن تحصل على نقود |
| Daha az tutkalla da yapışır. Buraya gel. Ben yapayım, sen izle. | Open Subtitles | سوف تلتصق بصمغ أقل تعالى هنا ، سأفعلها وراقبنى |
| Evet, sıcaklık ve suyun buharlaşmasıyla kristaller kemiğe yapışır. | Open Subtitles | و الحرارة بخرت الماء و التي سببت البلورات أن تلتصق بالعظام |
| Ve karşı taraflarda olduğu gibi hakikat bir mıknatıstır ve insana yapışır. | Open Subtitles | و كما في طرفي المغناطيس الحقيقة تجذب و تلتصق بك |
| Bu, Yapışmıyor. | Open Subtitles | لكن هذه لا تلتصق |
| Yapışmıyor. Her dört haftada bir sıyrılır. | Open Subtitles | لن تلتصق تنقشع كل اربع اسابيع |
| Yapışmıyor. Yapışmıyor, bekle. | Open Subtitles | لن تلتصق , لن تلتصق , انتظر |
| Masaya yapışan menüleri çıkarabilmek için... bir yol bulduğunu söyleme bana. | Open Subtitles | لا تخبرني أنك وجدت طريقة لجعل قوائم الطعام لا تلتصق بالطاولات |
| Ayaklarının altına yapışan volkanik toprak üzerinde çok yavaş, ağır hareketlerle ilerlediğini hayal ediyorum. | Open Subtitles | أتخيله يمشي ببطء كما يفعل الغواص في هذه التربة البركانية التي تلتصق بباطن القدم |
| Birbirlerine yapışıp devasa resif sistemleri inşa ediyorlar. | TED | وما تفعله هو أنها تلتصق مع بعضها البعض، وتصنع أنظمة الشعاب الضخمة والواسعة. |
| Çarşaflar sırtıma yapıştı. | Open Subtitles | الشراشف بدأت تلتصق بظهري |
| Don yüzünden bazen kılıcın ucu körleşir. | Open Subtitles | الصقيع، أحياناً يجعل الأنصال تلتصق |
| Sıkıştığı er burası! | Open Subtitles | هذا هو حيث تلتصق |
| Yenilebilir çevirmenler. Sinirsel arayüz üzerinden gırtlağa yapışırlar. | Open Subtitles | كبسولات ترجمة تلتصق بالحنجرة عبر الوصلة العصبيّة |
| Sırf paraları var diye... yüzünü görmeye katlanamadığın insanlara yaltaklanmak nasıldır bilemezsin. | Open Subtitles | انت لا تعرف شعور أن تلتصق بأناس لمجرد أن تحصل على نقود |
| Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar. | TED | وهي تلتصق ببعضها، مشكلة طبقات وتعطينا غطاء على السطح. |
| Bu protein moleküllerinin birbirlerine yapışmasına ve sonunda geniş plaklar ve yumaklar oluşturan yığınların oluşmasına sebep olur. | TED | وهذا ما يجعل جزيئات البروتين تلتصق ببعض، وتشكل كتلا تتحول بالتدريج لعقد و ترسبات كبيرة. |