| Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, Ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin. | TED | وهذا الخط هناك هو عبارة عن تنبؤ من النظرية ذاتها ويعتمد على نفس المبادئ وذلك يصف تلك الغابة |
| Gelebilirler ama onlar bu Ormanı geçene kadar Avrupa'daki savaş biter. | Open Subtitles | نعم ،ربما ولكن الحرب في اوربا سوف تكون قد انتهت قبل حتى ان يكونوا قد حاولو اجتياز طريقهم في تلك الغابة |
| Yerinizde olsam o Ormanda kendime güvenmezdim. | Open Subtitles | أنا لا أئتمن نفسي في تلك الغابة إذا أنا، سيد |
| Ve merak ediyorum da, dışarıda, bu büyük betonarme Ormanda... benin gibi olan daha kaç kişi var acaba? | Open Subtitles | و بالخارج في تلك الغابة الخرسانية أتسائل كم شخص مثلي |
| Ununtmayın, o orman ne kadar korkunç olursa olsun bir kirpinin cesurca geçebileceği bir yol mutlaka vardır. | Open Subtitles | تذكروا، مهما كانت تلك الغابة تبدو مخيفة و مظلمة هنالك سبيلٌ لعبور الطريق الشجاعة تكفي للقنفذ أن يعبره |
| sana söylemek istediğim ilk şey o orman bugün hala orada. | Open Subtitles | ،بعد تلك العامين ...أول شيء أريد قوله ...أن تلك الغابة مازالت موجودة هناك |
| ve insanlar bu ormanın savunucuları olsunlar. | TED | فأصبح الناس هم المدافعين عن تلك الغابة. |
| Cabası siz yayasınız. ormana canlı varmanız imkânsız. | Open Subtitles | إن اِرتحلتم سيراً على الأقدام لن تصلوا تلك الغابة أحياء |
| Kan Ormanı'nın içinden geçerken ne düşünüyorlardı ki? | Open Subtitles | حسنا، ماذا كانوا حتى يفعلون بقيادتهم في تلك الغابة اللعينة؟ |
| Eskiden birlikte hayal ettiğimiz o Ormanı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | " هل تتذكرين تلك الغابة التي إعتدنا أن نتخيلها معاً؟ " |
| Bu Ormanı görüyor musun? | Open Subtitles | يمكنكِ رؤية تلك الغابة ؟ |
| Ormanda kimse oturmuyor sanıyordum. Biz oturuyoruz. | Open Subtitles | ـ لم أعتقد أن هناك من يعيش فى أعماق تلك الغابة ـ نحن نفعل |
| O Ormanda insanları yiyen bir iey olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | حسناً،الذي اعرفه جيداً هناك شئ في تلك الغابة يأكل الاشخاص |
| Herkes o Ormanda tuhaf şeyler olduğunu bilir. | Open Subtitles | الكل يعلم أن أشياءً غريبة تحدث في تلك الغابة |
| o orman, çok kalın. | Open Subtitles | تلك الغابة سميكة جدا. |
| Coleman'ın ölümündeki bütün bu medya çılgınlığından sonra o orman New York Merkez İstasyonu gibi olmuştur. | Open Subtitles | (مع كل جنون الإعلام على موت (كولمان فإن تلك الغابة الآن مثل محطة القطار المركزية |
| Eğer söylediğin kadar yaşlıysam, bu ormanın dışında bir işe yaramam. | Open Subtitles | إذا كنت مسناً كما قلت , فسأكون عديم الفائدة خارج تلك الغابة |
| Ve bu ormanın çok yoğun olması başka çekim sorunları da oluşturuyor. | Open Subtitles | وكثافة تلك الغابة تصنع مشاكل أخرى بالتصوير |
| Ve bu ormanın derinliklerinde... terk edilmiş bir tapınak vardı. | Open Subtitles | وفي أعماق تلك الغابة... يوجد معبد مهجور |
| Benden başka kimse ormana geri dönmeyecek. | Open Subtitles | لا أحد يذهب مرة أخرى إلى تلك الغابة إلا أنا. |