| Onunla karısı hakkında konuşmaya çalıştım ama bir şey söylemedi. | Open Subtitles | اعني, حاولت التحدث معه عن زوجته ولكنه لم يقل شيئاً |
| Onlarla konuşmaya çalıştım ama herkes beni ne duyuyor ne görüyordu. | Open Subtitles | حاولت التحدث معهم ولكن يبدو أنه لا يسمعني أو يراني أحد |
| Ailesinden ve arkadaşlarından bulduklarımla konuşmaya çalıştım. | Open Subtitles | حاولت التحدث مع العديد من أفراد عائلتها وأصدقائها بقدر ما استطعت الوصول لهم |
| 16 yaşımda, kızlarla konuşmayı denedim. | Open Subtitles | في السادسة عشر من عمري حاولت التحدث مع فتاة |
| Babanla konuşmayı denedim, ama beni dinlemedi. | Open Subtitles | حاولت التحدث مع أبيك، لكنه لم يستمع إليّ |
| Onunla konuşmaya çalıştım, ama senin kadar hoş sohbet değil. | Open Subtitles | حاولت التحدث إليها ولكنها لاتجيد الكلام مثلك |
| Onunla konuşmaya çalıştım. Arabayı durdurdu ve beni çevreyi değiştirmekle suçladı. | Open Subtitles | حاولت التحدث معه، لكنّه أوقف السيارة، وإتهمني بالتلاعب بالمحيط. |
| Öğretmenlerle, danışmanlarla konuşmaya çalıştım. | Open Subtitles | حاولت التحدث إلى الأساتذة، المرشدون الأجتماعيون. |
| Onunla konuşmaya çalıştım ama bana mahkeme lehine şahitlik ettiğini söyleyip seni, anneni ve beni Tanık Koruma Programı'na aldılar. | Open Subtitles | حاولت التحدث له ولكن كل ما حصلت عليه من معلومات انه قد سلم ادلة الولاية و انت و والدتك ، وانا |
| Olayı onaylamaları için burodan birileriyle konuşmaya çalıştım, ama benden bir şeyler saklıyor gibilerdi. | Open Subtitles | حاولت التحدث من شخص آخر في المكتب للتأكد ، ولكني شعرت كأنهم يعرقلونني |
| Bütün gece onunla konuşmaya çalıştım ama beni odasına almadı. | Open Subtitles | حاولت التحدث اليه حسنا ولكنه لن يسمح لي بالدخول الى غرفته في النزل |
| Onunla bunu konuşmaya çalıştım ama anlatmadı. | Open Subtitles | لقد حاولت التحدث معه بشأن هذا من قبل ولكنه لا يريد استرجاع تلك الذكريات |
| Geçen gece onunla konuşmaya çalıştım. Ne dedi biliyor musun? | Open Subtitles | حاولت التحدث معه في السابق، أتعلم ماذا قال لي؟ |
| Sana karşı nazik konuşmaya çalıştım ama artık sorunu kendim çözmem gerek. | Open Subtitles | لقد حاولت التحدث بلطف معك لكن الأن سأتولى الأمور بيدي. |
| Geçen gece onunla konuşmaya çalıştım. Ne dedi biliyor musun? | Open Subtitles | حاولت التحدث معه الليلة الماضية هل تعرف ماذا قال؟ |
| Onunla konuşmayı denedim. Bu ihtimali düşünmedi bile. | Open Subtitles | حاولت التحدث معه لن يُفكّر حتّى في إمكانية ذلك |
| Biliyorum, biliyorum. Ve onunla konuşmayı denedim. | Open Subtitles | أعلم،أعلم وأنا ولقد حاولت التحدث بذالك معها. |
| Onunla konuşmayı denedim, ama beni dinlemedi. | Open Subtitles | حاولت التحدث معه لكنه لا يريد الاستماع لي |
| Onunla konuşmayı denedim ama onun hayatını kontrol edemem. | Open Subtitles | حاولت التحدث معها، لكني لا أستطيع التحكم بحياتها. |
| Eğer konuşmaya çalışırsan seni ikiye bölerler. | Open Subtitles | اذا حاولت التحدث سيقطعونك الى قطع |
| Şey, Marissa ile konuşmaya çalışırken oldukça garip görünüyordu. | Open Subtitles | لذا (مريسا) بدات قلقة عندما حاولت التحدث اليها |
| Bunu başaramadığında da, benimle konuşmayı denedi. | Open Subtitles | وعندما لم تقدر, حاولت التحدث عن الامر |
| Onunla konuşmaya çalıştın mı? | Open Subtitles | هل حاولت التحدث معها؟ |