"حُلة" - Traduction Arabe en Turc

    • takım
        
    • kıyafeti
        
    • elbiseli
        
    • takımı
        
    • elbisesi
        
    • kıyafetini
        
    • kostüm
        
    • kostümü
        
    • smokin
        
    • kostümünden
        
    • onaylamayan bir
        
    • hâlin
        
    • bir giysi
        
    Ben ise ısmarlama bir italyan takım elbise satın almıştım. Open Subtitles أما بالنسبة لي، فقد اشتريت حلّة إيطاليّة مصنوعة حسب الطلب
    Ben de bu koca oğlana yeni bir takım elbise aldıramadım. Open Subtitles لا استطيع حِمل هذا الضخم على شراء حلّة جديدة.
    Çikolata kaplı kuru üzüm gibi. Ya da kovboy kıyafeti giymiş bir maymun gibi. Open Subtitles مثل الزبيب المغطى بالشوكولاته، أو القرد الذي يرتدي حلة راعي البقر
    Diğer adam daha kısa, takım elbiseli. Aslında takım değil de yelekli. Open Subtitles وكان الرجل الآخر أصغر ، يرتدي حلّة ليستَ حلّة فعلاً ، بل سترة
    Üzerinde beyaz ipek takımı, beyaz kravatı ve beyaz Panama şapkası vardı. Open Subtitles كان يرتدى حلة حريرية بيضاء و ربطة عنك بيضاء و قبعة بيضاء
    Mavi bir elbise ile saten bir pelerinle geliyorum daha sonra da hoş bir avcı elbisesi giyeceğim. Open Subtitles سأظهر مرتدياً رداء أزرق وعباءة ساتان وردية ثم سأرتدى حلة مطرزة رائعة كنوع من رداء فاخر
    Bir çırpıda denizci kıyafetini geçiriverdi üstüne çünkü o hasarlı mal değil. Open Subtitles لم يطيق الأنتظار حتى يرتدي حلّة البحارة, لأنه لم يتلف بعد
    - Tümüyle. Rüyanda smokin giyilmesi gereken bir etkinliğe beyaz takım ile gidiyorsun değil mi? Open Subtitles في حلمك، إنه حدث مرتبط بالسواد، و تظهر مرتدياً حلّة بيضاء؟
    Onu gömmek için gri bir takım aldığını sanıyordum. Open Subtitles خلتُ أنكِ اخترتِ حلّة رماديّة لدفنهِ فيها؟
    Kanadalı, güzel bir takım elbise. Open Subtitles قل أننا ذهبنا لشراء حلّة ، وقد صادف أنك أمام حلّة جميلة ، حلّة كندية جميلة
    Çocuğun aldığı ilk takım elbiseydi. Babasının alması gereken bir elbise. Open Subtitles شراء أوّل حلّة للفتى، وهو أمر يتوجّب على الأب فعله
    Ucuz bir takım kokan bir nefes ve yorgun gözler. Open Subtitles حلّة رخيصة و... و رائحة الفم الكريهة و العينان الحزينتان
    Ganymede'de kıyafeti olmayan asker gibi. Open Subtitles تماما كالجندي على غانيميد دون حلة الفضاء
    Şu şey basınç kıyafeti giymiyor. Open Subtitles يا ام الآلهه هذا الشيء لا يرتدي حلة فضاء
    takım elbiseli biriymiş. Open Subtitles لقد تم التغلب عليهم، بواسطة رجل واحد، يرتدي حلّة
    Yaşlı bir adam, gri takım elbiseli birinin iki cinayet alanından da ayrıldığını görmüş. Open Subtitles الآن، نفس المواطن العجوز يرتدي حلّة رمادية، شُوهد يهرب من الموقعين
    Şık bir Pucci takımı giyiyordu. Open Subtitles وهي ترتدي حلة البوتشي الرسمية الأنيقة تلك.
    "Şikago Bıyığı"na benziyor ama bunda alttaki kişi kar elbisesi giyiyor. Open Subtitles ـ ولكن الشخص الذى فى الأسفل يرتدى حلة ثليج.
    - Duruşmalara gideceğim zaman bu maymun kıyafetini giymem yetmedi, her gün mü giyeceğim? Open Subtitles من السيء أن أرتدي حلّة قرد لأجل الظهور في المحكمة لكن كل يوم؟
    Isı geçirmez kostüm giyeceksin. Open Subtitles النيوبرين من كاملة حلة فى نلفك ان نستطيع للحرارة مقاوم مطاط
    George goril kostümü giyiyor. Open Subtitles بالداخل هناك. جورج في حلة الغوريلا. غوريلا ؟
    50 yaşlarında filandı. Efendi görünümlü, eski moda bir smokin giyiyordu. Open Subtitles ربّما كان في الـ 50 عاماً مظهر أنيق، ويرتدي حلّة قديمة
    Ray'in ATOM kostümünden gelen sinyal gittikçe güçleniyor. Open Subtitles إشارة حلّة الذرة لـ (راي) تزداد قوّة.
    Laurel, onaylamayan bir baba gibi göründüğümü biliyorum...yine. Open Subtitles لورل) , أعلم أنّي أبدو في حلّة) الأب المستنكر مُجددًا
    Olman gereken tek kişi kendi en iyi hâlin. Open Subtitles الشيء الوحيد الذي أنتِ بحاجة له بأن تكونين بأجمل حلّةٌ لكِ.
    Tüm zamanını ve paranı süper bir giysi için harcadın ve onunla ne yapıyorsun? Open Subtitles قضيت كل وقتك ومالك باختراع حلة خارقة، وماذا تفعل بها ؟

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus