| Daha etkileyeceği olacağını düşünmüştüm. | Open Subtitles | أعني , خلت أنه يفترض بكَ أن تثير الإعجاب |
| Seni ilk kez gördüğümde tuhaf olduğunu düşünmüştüm ki sınıfımızdan kimse seni araştırmamıştı. | Open Subtitles | عندما رأيتك لأول مرة، خلت أنه أمر عجيب كون عدم قيام أحد من صفي بالتحقق منك |
| Beni ilk aradıklarında, başka şansım yok diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | عندما إتصلوا بي أول مره خلت أنه لا خيار أمامي |
| Buraya görevlendirildiğimde macera ve heyecan bulacağımı sanıyordum. | Open Subtitles | ،عندما كُلّفت بهذا العمل خلت أنه سيوجد إثارة، مغامرة |
| Bir daha birbirimizle görüşmeyeceğimizi sanıyordum. | Open Subtitles | خلت أنه لا يفترض أن يتواصل أحدنا مع الآخر مجددًا أبدًا. |
| Karma'nın öldüğünü sanmıştım, ama yalnızca saklanıp, yaptığım kötülüklerin çetelesini tutuyormuş. | Open Subtitles | خلت أنه ما من عاقبة لكنها كانت متخفّية تحصي كل مساوئي |
| Hayatımda ikinci kez kapını çaldığımda buranın evim olabileceğimi, buraya ait olduğumu düşünmüştüm. | Open Subtitles | عندما أتيت لأعتاب حصنك لثاني مرة في حياتي خلت أنه يمكنني إيجاد ملاذ هنا أن ذلك ما أنتمي له حقاً |
| Eğer bana şans verseydi, onu mutlu edebileceğimi düşünmüştüm. | Open Subtitles | ... خلت أنه يمكنني أن أسعده أكثر إذا سنحت لي الفرصه |
| Burada konuşmamızın daha iyi olacağını düşünmüştüm ama... | Open Subtitles | خلت أنه سيكون من الألطف لو تحدثنا هنا لكن... |
| Bu yerin 12 ay kalmak için hoş olacağını düşünmüştüm. | Open Subtitles | حقاً، خلت أنه سيكون تحويلة جيدة |
| Seninle birlikte Forest Hill'e yemeğe gittiğini sanıyordum. | Open Subtitles | خلت أنه يتناول الغداء برفقتك في "فورست هيلز". -هو في "فورست هيلز ". |
| Yarına kadar bekleyeceğiz sanıyordum. | Open Subtitles | خلت أنه علينا الإنتظار حتى الغد |
| Bilmem. Ben burada sanıyordum. | Open Subtitles | لا أدري خلت أنه كان هنا |
| Yıllar önce öldü sanıyordum. | Open Subtitles | خلت أنه مات منذ سنين عدة |
| Zorla sanıyordum. | Open Subtitles | خلت أنه بمثابة هذا فرض |
| Hayır, iyiyim. Ben iyiyim, daha iyi olduğumu sanmıştım, fakat sanırım değilim. | Open Subtitles | أنا بخير,خلت أنه كان شعوري أفضل،لكنني أخال أنه ليس كذالك |
| Doğrusu başta parası bol delilerden biri sanmıştım. | Open Subtitles | بصراحة، خلت أنه مجرد مخبول مريض بجنون العظمة مليء بالنقود |