| Hafif bir ceza alacaksın sadece, belki kısa bir uzaklaştırma. | Open Subtitles | ستحصلين على عاقب بسيط ربما إيقاف عن العمل لفتره وجيزه |
| Yakında ikametini alacaksın o zaman senden boşanacağım bu kadar. | Open Subtitles | قريبا ستحصلين على إقامتك بعدها سأطلقك رسميآ, وهذا كل شيء |
| Ne yapalım? Elimde madalya kalmadı, ayrıca paranı da alacaksın. | Open Subtitles | وإن يكن، لقد نفذت مني الأوسمة على كل حال ستحصلين على أجرتك |
| Her şeyi açıkça söylersen olumlu bir cevap alırsın. | Open Subtitles | عندما تصارحين، بجراءة، شخصاً بعيوبه ستحصلين علي ردٍ مناسباً |
| Çünkü sen benden ne alacağını çok iyi biliyorsun | Open Subtitles | ينبغي عليكِ أن تعرفي ما الذي ستحصلين عليه مني |
| Gerektiğinde olacaksın. Bu senin karakterinde var. | Open Subtitles | ستحصلين عليها عندما تحتاجينها هذه شخصيتك |
| Ve her neyse aradığın onu ararken bir miktar sohbet etme imkanınız olur. | Open Subtitles | و بينما تبحثين عن أياً كان, ستحصلين على فرصة أكبر لعمل محادثة. |
| Evet evet evet, sen bunu... bunu minderine dönüşünde yolu yarılamak için alıyorsun. | Open Subtitles | نعم، نعم، نعم، سـ... ستحصلين على النصف الآخر وأنتِ في الطريق الى حصيرتكِ... |
| Önce iş bulacaksın. Bir ev bulacaksın. Ben de sana yardım edeceğim. | Open Subtitles | ستحصلين على عمل و شقة و حتى ذلك الوقت يمكنك البقاء معنا |
| Yapacaksın. Haftaya beş iş birden alacaksın. | Open Subtitles | أنتِ ستكوني ، ستحصلين على خمس أشغال الإسبوع القادم |
| Tamam, tamam. Orada gerçek bir eğitim alacaksın. | Open Subtitles | حسناً، ستحصلين على التعليم الحقيقي في هذا المكان. |
| Reddetsen de, parayı alacaksın. | Open Subtitles | ستحصلين على المال فى كل الاحوال، حتى لو رفضتى |
| Biraz tatlı bir şeyler giyin çünkü eppey özel bir şey alacaksın. | Open Subtitles | كوني جذابا ، لأنك ستحصلين على شيء خاص للغاية |
| Bundan ne alacaksın? Kahrolası buluculuk payı mı? | Open Subtitles | وماذا ستحصلين عليه بعد ذلك ستأخذين حصتك منهم |
| Senin bundan çıkarın nedir? İhbar tazminatı mı alacaksın? | Open Subtitles | وماذا ستحصلين عليه بعد ذلك ستأخذين حصتك منهم |
| Bu işe yarar. Böylece, en azından parayı alırsın. | Open Subtitles | يجب أن تعملي في هذا الإتجاه ستحصلين على أموال |
| Çünkü sen benden neler alacağını iyi biliyorsun | Open Subtitles | لأنه ينبغي أن تعرفي ما الذي ستحصلين عليه مني |
| Beni sevmediğini görebiliyorum ama bana sahip olacaksın. | Open Subtitles | حسنا، ارى انكِ لا تحبينني لكنّكِ ستحصلين علي |
| Bir daha olmasa iyi olur. | Open Subtitles | أريد أن أرى إذا كنت ستحصلين على 9 نقاط مرة أخرى |
| Müteşekkir hastalarından ağlamaklı teşekkürler alıyorsun. | Open Subtitles | ستحصلين علي الكثير من الشكر الحار من المرضي |
| Arayacak parayı nereden bulacaksın? | Open Subtitles | ومن اين ستحصلين على قطعة نقدية لكي تتصلي به هذا عملُي. |
| Dolayısıyla elde edebileceğin sadece ucuz, eski moda sürprizsiz bir parti. | Open Subtitles | لقد اعطيناك مسبقا تذاكر جستين بيبر اذا.. انتي فقط ستحصلين على |
| Ama tanıdın, o yüzden ödülü hak ettin. | Open Subtitles | حسناً , لقد رصدتيني و لذا ستحصلين على جائزة |
| Şu an Noel ruhuna en yakın zaman olduğundan muhtemelen gelecek hediye-- | Open Subtitles | حسنا، بما أن هذه اللحظة هي الأقرب لروح الأعياد ستحصلين على الأرجح على |
| Eninde sonunda parayı alacaksınız. | Open Subtitles | ستحصلين على التمويل اللازم لها، في نهاية المطاف. |
| Hediyen budur. | Open Subtitles | هذا ما ستحصلين عليه |
| 2'ye basarsan bana ulaşacaksın, bana ihtiyacın varsa. | Open Subtitles | إذا ضغطي 2، ستحصلين عليّ إذا إحتجتيني |