| Şimdi bahsedeceğim yorum yakın zamanda birlikte çalıştığım bir yöneticinin yaşadığı deneyimden. | TED | هذا تعليق من مدير تنفيذي عملت معه مؤخرًا يوضح تلك التجربة. |
| birlikte çalıştığım her bir yöneticinin size onlara gelen mektuplardan ve içeriklerinden bahsedebileceğini söyleyebilirim. | TED | أستطيع أن أقول لكم أن كل مسؤول رسمي عملت معه سوف يخبركم عن الرسائل التي تصلهم وماذا تعني لهم. |
| Bilmiyorum. Şiddet İçeren Suçlar bölümünde beraber çalıştığım birinden bir telefon geldi. Önemli olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لا أعرف ، لقد تلقيت مكالمة من شخص عملت معه فى قسم مكافحة العنف يقول أن الموضوع هام |
| George'u tanırsın, Onunla çalıştın. Jack ve Amanda'yı tehlikeye atmaz. | Open Subtitles | انت تعرف جورج,عملت معه انه لن يعرض جاك واماندا للخطر |
| Haklı. Firestone'da onunla çalışmıştım. | Open Subtitles | لقد عملت معه على فلم عندما كنت في فايرستون |
| Bölge Savcılığında üç yıl boyunca onunla çalıştım. | Open Subtitles | عملت معه في مكتب النائب العام لثلاث سنوات |
| 10 yıldır onunla çalışıyorum ve kendisi... | Open Subtitles | لقد عملت معه عشر سنوات من الآن وأنه لم يكن قد |
| Sıkı bir rekabetçisin. Ama ben senin şimdiye kadar çalıştığım en sahtekâr adam olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | لديك منافسة قوية، لكني أعتقد أنك أكثر شخص غير نزيه عملت معه بحياتي. |
| 8 ay birlikte çalıştık, dosyasını inceledim. - Ama, hâlâ tanımıyor gibiyim. | Open Subtitles | لقد عملت معه لمدة ثمان أشهر وقرأت خلفيات ملفه ولكن لازلت لا أشعر أنني أعرفه |
| Beraber çalıştığın birini kaybetmenin nasıl olduğunu bilirim. | Open Subtitles | أعرف شعور فقدان شخص عملت معه عن قرب. |
| Savunma Bakanlığı'nda beraber çalışmıştık. | Open Subtitles | - نعم , نعم - عملت معه بوازرة الدفاع |
| - Jack, CTU'dan birlikte çalıştığım tek kişi sensin. Onları ara, bana kefil ol. | Open Subtitles | انظر، جاك أنت الشخص الوحيد الذي عملت معه يوماً في وحدة مكافحة الإرهاب |
| birlikte çalıştığım manyak piçin teki dolaplara saklanır, sorgunun ortasında dışarı fırlayıp heriflere sopayla dalardı. | Open Subtitles | أنه شخص مجنون عملت معه أنه يستعمل الخزائن لأخفائها والنهوض في منتصف العرض أقصي المتنمقين بالعصا |
| Sanki 20 yıl önceye dönüp, özveri timsali ve görevi uğruna canını feda eden ve benim de birlikte çalıştığım babası Henry'i görmüş gibiydim. | Open Subtitles | الآن، بنسبه لي، انه كَانَ مثل الرجوع للوراء 20 سنة لوالد المرشح نفسه، هنري، رجل إطفاء عملت معه |
| - Rusya'da birlikte çalıştığım adam 1988'e kadar mültecilerin kaçmasına yardım etti. | Open Subtitles | صحيح الرجل الذى عملت معه فى روسيا ظل مستمراً فى تهريب اللاجئين حتى 1988 |
| Bilmiyorum. Şiddet İçeren Suçlar bölümünde beraber çalıştığım birinden bir telefon geldi. Önemli olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لا أعرف ، لقد تلقيت مكالمة من شخص عملت معه فى قسم مكافحة العنف يقول أن الموضوع هام |
| beraber çalıştığım en iyi rodeo palyaçosu o! | Open Subtitles | أفضل من عملت معه في مباريات رعاة البقر |
| Onunla çalıştın, aranızda sorun oldu ama temiz bir başlangıç yap. | Open Subtitles | أعلم إنك عملت معه من قبل وواجهتم مشاكل لكن لاتبدأ معنا هنا في المسار الخاطئ |
| Dün Onunla çalıştın mı? | Open Subtitles | هل عملت معه بالأمس؟ |
| Daha önce onunla çalışmıştım. | Open Subtitles | لقد عملت معه قبل |
| Paris ve Londra'da onunla çalışmıştım. | Open Subtitles | عملت معه في (باريس) و(لندن) يمكننا الاعتماد عليه |
| 1998 yılında onunla çalıştım, sizin çocuklar için karşı istihbarat görevindeydi. | Open Subtitles | عملت معه سنة 1998 عندما كان يُدير مخابراتكم |
| 2011'den beri şirkette onunla çalışıyorum. | Open Subtitles | لقد عملت معه في الشركة منذ عام 2011 |
| Tom şimdiye kadar çalıştığım en iyi ajan. Belki de bu bölümdeki en iyisi. | Open Subtitles | توم" أفضل من عملت معه في حياتي" و ربما أفضل من في هذا المجال |
| Biraz birlikte çalıştık. Ona çok yardımı oldu. | Open Subtitles | لذلك فإنني عملت معه لفترة من الزمن وكان ذلك مفيداً بالنسبة إليه |
| Bu kişi Beraber çalıştığın birisi mi yoksa ona karşı çalıştığın birisi mi? | Open Subtitles | أهو شخص عملت معه أم ضده؟ |
| - Kısa bir dönem beraber çalışmıştık, efendim. | Open Subtitles | - لقد عملت معه بشكل موجز سيدي - |
| Ve cezaevlerinde çalıştığımda, bana çok bariz gelen buydu: bir çoğumuz için bu salondaki, ve ölüm hücrelerinde çalıştığım bir çok adamların da, merhamet tohumları bir kez bile sulanmamış. | TED | وعندما عملت داخل السجون كان من الجلي بالنسبة لي ان كثيرون منا في هذه القاعة وكل من عملت معه في زنزانات الموت .. نعاني من عدم رعاية بذرة التعاطف لدينا |