| Rick'in ailesi öldüğünde büyün aileyi iki haftalığına Florida'ya götürmüştüm. | Open Subtitles | عندما توفيت والدة ريكس اصطحبت العائلة بكاملها الى فلوريدا لأسبوعين |
| öldüğünde adını bile koymamıştık. | Open Subtitles | لم تبلغ من العمر ما يكفي لتسميتها عندما توفيت |
| Annen öldüğünde, yaptığım en zor şey koyvermek oldu. | Open Subtitles | عندما توفيت والدتك ، كان رحيلها قاسيا جدا علي |
| Alba içimde öldüğü zaman hayatımın en kötü anı sona erdi. | Open Subtitles | وضعت حداً لذلك في أسوأ أوقات حياتي عندما توفيت ألبا بداخلي |
| Anne ölünce yalnız kaldılar ve bir koruyucuya ihtiyaçları vardı. | Open Subtitles | عندما توفيت أمهما، كانا وحيدين و إحتاجا لمَنْ يحمبهم |
| Annem öldüğünde hemen yapacağım şey o yerden kurtulmaktı. Orayı satmaktı. | Open Subtitles | عندما توفيت أمي فكرتُ مباشرة ببيع المكان |
| Dört yıl önce annem öldüğünde. buraya taşındık ya. | Open Subtitles | انتقلنا الى هنا قبل أربع سنوات عندما توفيت أمي |
| Annen öldüğünde 4 milyon yen almış. | Open Subtitles | دخل حسابك أربع ملايين ين عندما توفيت أمك |
| Annem öldüğünde sana bakmak için okulu bıraktım, bu aileyi bir arada tutmak için. | Open Subtitles | لقد تركت دراستى عندما توفيت امنا لاهتم بك ونصبح عائلة وهذا عذرك لعدم اقامتك اي علاقة |
| Hayır. Ayrıca, o öldüğünde 10 yaşındaydım. | Open Subtitles | لا , لقد كنت في العاشرة من عمرى عندما توفيت |
| öldüğünde 43 yaşındaydı. | Open Subtitles | كانت في الثالثة والأربعين فحسب عندما توفيت |
| öldüğünde 43 yaşındaydı. | Open Subtitles | كانت في الثالثة والأربعين فحسب عندما توفيت |
| Yani, annemiz öldüğünde, hayatımız alt üst olabilirdi. | Open Subtitles | أعني ، عندما توفيت أمي كان من الممكن أن نضيع |
| Annem öldüğünde 9 yaşındaydım yani, ergenlik dönemimde babamın ellerine kalmıştım. | Open Subtitles | انا كنت فى التاسعة عندما توفيت امي, وهذا يعني ان سنواتى المشكلة تركت الى ابي. |
| Kate öldüğünde, sigorta şirketimden bir telefon geldi. | Open Subtitles | عندما توفيت كايت تلقيت مكالمة من شركة التأمين |
| O kız, muhbir, öldüğü zaman senin içinde ölen şey hayata döndü. | Open Subtitles | مهما مات فيك عندما توفيت الطفلة المخبر انها الحياة تأتي مرةً أخرى |
| Annen öldüğü zaman, herkes isyan edeceğini biliyordu. | Open Subtitles | عندما توفيت والدتك، اعتقد الجميع بأنك ستثورين |
| Büyük anneniz öldüğü zaman, onun sözleşmesi bitti ve teknik olarak burada kalmaya hakkınız yok. | Open Subtitles | عندما توفيت جدتك العقد انتهى وعملياً انت لا تملك الحق بأن تكون هنا |
| On yıl önce... karısı ölünce, kendini bir ay içeri kilitlemişti. | Open Subtitles | ...قبل عشرة سنوات ...عندما توفيت زوجته لقد أغلق على نفسه لمدة شهر |
| Pippin Müzikali'nde sahnede Irene Ryan ölünce bile oynamaya devam ettim ben. | Open Subtitles | (كنت أتقمص دور (بيبن ،مع (آيرن ريان) عندما توفيت وأكملت أدائي |
| Hayir, ama annen öldügünde bunun senin için bir nevi ölüm oldugunu söylemistin. | Open Subtitles | كلا, إنكِ فقط أخبرتني أنه عندما توفيت والدتكِ, أن الأمر كان مثل نوعاً من الموت بالنسبة لكِ أيضاً |
| Amcası öldükten sonra o eve geçti. | Open Subtitles | وقد حصلَ على ذلكَـ المنزل عندما توفيت خالته |
| Her şey aynen annemin öldüğü zamanki gibi yeniden başlayacak. | Open Subtitles | وستبدأ القصة مرة ثانية تماماً كما حصل عندما توفيت أمنا |