| Aslında hayat bu içini görmek istediğimiz bir gizem Kutusunun parçası. | Open Subtitles | إنه جزء من غموض الصندوق الذي نتمنى أن نرى ما بداخله |
| Bu tamamen bir gizem, fakat önemli olan bunun bize bilgilerin 4000 yıl önce nasıl göründüğünü göstermesidir. | TED | الأمر يشوبه غموض تام، لكن المهم هو ان المعلومات كانت على هذا الشكل منذ 4000 سنة. |
| Belki de bundan böyle, az konuşan, oturaklı ve gizemli biri olmalıyım. | Open Subtitles | ربما علي ان اكون اكثر هدوء و غموض و اتتوقف عن الحديث |
| Tanrı'nın böylesine gizemli yaratıklarla kendini eğlendirmesi ne garip. | Open Subtitles | بمدى غموض الرب، الذى يبهج ذاته بخلق تلك الكائنات العجيبة. |
| Az once bir videoteyp izledik. Günümüz şarap dünyasında yıllardır süregelen gizemi ortaya çıkaran hadiselerden alıntılarla ilgili | TED | بنجامين والاس: الآن ، هذا الفيديو هو كل ما تبقى من الحادثة التي أدت الى أطول غموض في عالم الخمور المعاصر |
| Kötü el yazısı, bir doktorun gizemini koruması için en iyi yoldur. | Open Subtitles | الخط السيء هو افضل طريق للطبيب من اجل الحفاظ على غموض تقاريره |
| Hayatımda olumlu bir şeyler yapmak istediğim büyük bir sır değil. | Open Subtitles | أحاول فقط عمل شيء إيجابي في حياتي، ليس هناك غموض هنا. |
| Yaşamalarını bir gizem yapmaya çalışan insanlar vardır. | Open Subtitles | إنهم هؤلاء الاشخاص الذين يحاولون.. ان يجعلوا حيواتهم عبارة عن غموض |
| Hickory Sokağı 26 Numaradaki eşyaların... çoğunu kimin çaldığı veya neden çaldığıyla, ilgili bir gizem yok. | Open Subtitles | .. لا يوجد غموض حول من كان يسرق أغلب الأغراض من 26 طريق هيكوري أو لماذا |
| Evden çıkıp sokağa nasıl çıktığı bile bir gizem. | Open Subtitles | كيف حتى خرجت من المنزل إلى الشارع هو غموض. |
| Pillere ihtiyacımız olduğunda tekrar eve dönmeleri tam bir gizem. | Open Subtitles | هناك غموض في عودة البطاريات للمنزل بمجرد احتياجنا لهم |
| Ama inanç, bir gizem çözüldüğünde her zaman ortaya çıkan sorudur. | Open Subtitles | لكن الايمان هو السؤال الذي يضهر كل مرة يحل فيها غموض قديم |
| Birkaç sefer çıktık ama gizem yoktu. | Open Subtitles | تواعدنا بعض المرات ولكن لم يكن هناك غموض |
| bu kadar gizemli, bu kadar ulaşılabilir ve neredeyse bu kadar tanrısal bir görüntü... | Open Subtitles | ينطوى على غموض وكذا موقف نافذ وكان يبدو كشىء أقرب للروحانية |
| Söylesene, ben burada olmasaydım, yine de kadınsı gizemli bir hava olmaz mıydı? | Open Subtitles | هل تعتقدون أنه سيضيف غموض أنثوى إن لم أكن هنا ؟ |
| Ağaçlar veya köpekbalıklarından daha gizemli değil. | Open Subtitles | أنه ليس أكثر غموض من الأشجار أو اسماك القرش |
| - Şöyle bir ortalığı eşeledim ve işte hayatım, kilerin kapısının gizemi çözülmek üzere. | Open Subtitles | ـ ما هي؟ ـ جمعت بعض الأدوات؛ حسنا حبيبتي؛ الآن سنحاول حل غموض باب القبو |
| Adam, isteklerine karşılık vermeyen kadının gizemi karşısında dehşete düşer. | Open Subtitles | واضح أنه مرعوب من غموض زوجته التي لا تسجيب على نحو لائق لمبادراته |
| Teorik Fizikçi olan Lee Smolin zamanın gizemini çözmeye çalışıyor. | Open Subtitles | لي سمولينغ هو عالم فيزياء نظرية يحاول حلَّ غموض الزمن |
| O zaman hiç sır kalmayacak. Şimdi yaşamalıyız. | Open Subtitles | ولن يكون هناك اي غموض , اما الآن لابد علينا ان نحيا |
| Eleştirmenler oyuna sayısız açıdan yorum yapıyor ve bu durum tıpkı oyunun kendi konusu gibi bir belirsizlik ve akıl yürütme döngüsüne yol açıyor. | TED | عدد قراءات النقاد لمعنى المسرحية لا يحصى، مما أدى لدوامة من الغموض والتخمين التي بحد ذاتها تعكس غموض أحداث المسرحية. |
| Tamam, helikopterin sırrını bir tarafa koyalım. herşey saatle ilgili diyelim. | Open Subtitles | حسناً، لنضع جانباً غموض المروحيّة، ودعنا نقل أنّ هذا بشأن الساعة. |
| Bu dünya gizemsiz ne kadar sıkıcı olurdu. | Open Subtitles | .كم مُضجر سيكون هذا العالم دون غموض |
| Hayat bir gizemdir. Onu çözmeye çalışarak zamanını harcama. | Open Subtitles | الحياة هي غموض ، لا تضيع الوقت في معرفتها |
| Burada, gerçekliğin temelinde ortaya çıkmış bir gizemden bahsediyoruz. | Open Subtitles | نحنُ نتحدث عن غموض إختفيّ في طَيات الواقع. |
| Soru gözardı etmeye çalışabilirsin, özgür irade gizemine boş verebilirsin. | Open Subtitles | لم يبقى كثير من الحيز للحرية فالآن قد تجد من المغري تجاهل السؤال ببساطة تجاهل غموض الإرادة الحرة |
| En azından bu kıtada. Hepsi tapınağın gizeminin parçası. | Open Subtitles | في هذه القارة بأي حال هذا جزء من غموض المعبد |
| Esrarengiz şekilde kaybolan insanların hayranı değilim. | Open Subtitles | لأنى لا أحب الرجال الذين يختبئون فى غموض. |