| Çaylarım olmasaydı, günler önce ölürdün. Kendimi savunuyordum. | Open Subtitles | لو لا الشراب الخاص بي لمتّ قبل أيام عديدة |
| Zombiler insanlara saldırmaya başlamadan günler önce ülkedeki tüm giriş çıkışları kapattılar. | Open Subtitles | لقد أحكموا إغلاق دولتهم بالكامل قبل أيام من ظهور الوباء |
| Önceki gün yalnızca banyo lifi kullanmadığını aynı zamanda bunu sakladığını keşfettim. | Open Subtitles | لكني قبل أيام فقط اكتشفت أنه لا يملك ليفة فحسب بل يخفيها |
| Önceki gün laboratuarda cebinde bir kaset var mıydı? | Open Subtitles | قبل أيام في المختبر كنت تحمل مسجل صوت في جيبك |
| Bir kaç gün önce onun bazı dosyaları kontrol ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | إنظر ؛ أعلم بأنهُ تم سحب بعض ملفات القضية قبل أيام. |
| daha geçen gün, yeni bir delil buldular sigara içmenin Parkinson hastalığını ertelediğine dair. | Open Subtitles | لماذا، فقط قبل أيام كشفوا دليلاً على أن التدخين يمكن أن يعادل مرض باركنسن. |
| 61. doğum günümden birkaç gün önceydi, doğruluğundan emin olduğum her şeyin bir listesini yapmaya karar verdim. | TED | لذلك جلستُ قبل أيام قليلة من عيد ميلادي 61 عاماً، وقررتُ تجميع قائمة بكل شيء أعرفه بالتأكيد. |
| Çünkü, duruşmasından günler önce öğrenirse davasına zarar verecek bir şekilde davranacağından korkuyorum. | Open Subtitles | حسنٌ , لانها إن إكتشفت هذا قبل أيام من محاكمتها أخشى أنها ستتصرف بطريقة من الممكن أن تضر قضيتها |
| Arkham Tımarhanesi suyla tedaviden ve boşaltma işleminden günler önce açıldı. | Open Subtitles | كان Arkham اللجوء مفتوح قبل أيام من علاجات المياه ونقب الجمجمة. |
| Ama 27 yaşına basmadan günler önce Constance hafızasını sildi ve oğullarını toplamasına yardım edersem Willa'yı geri vereceğini söyledi. | Open Subtitles | ولكن قبل أيام من بلوغها 27عام من العمر كونستانس مسحت ذاكرتها وقالت |
| Bana günler önce söyleyebilirdin. Eziyet çekiyorum. | Open Subtitles | كان بإمكانك إخباري قبل أيام مضت،لقد كنت أعاني |
| Ve ellerim kaydığında, aniden günler önce tanıştığım elleri kayarak metrelerce aşağı düşen madenciyi hatırladım. | TED | عندما تنزلق يدي، أتذكر فجأة عامل منجم كنت قد قابلته قبل أيام من مجيئي والذي انفلتت يده وسقط مسافة أقدام لا تُعد من المصعد. |
| Callie kaybolmadan Önceki gün öldürülmüş. | Open Subtitles | لقد تم قتلها قبل أيام من أختفاءها النهائي. |
| Hatta, güvenlik sektöründe çalışan bir arkadaşım Önceki gün bana dünyada 2 çeşit şirket olduğunu söyledi: internet saldırısına uğradığını bilenler ve bilmeyenler | TED | في الحقيقة، أخبرنى صديق لي يعمل في مجال الأمن قبل أيام أن هناك نوعان من الشركات في العالم : الشركات التي تعلم بأنه تم اختراقها، و الشركات التي لا تعلم. |
| Önceki gün hapishanedeki halini görmüş olsaydın... | Open Subtitles | ... اعني ، لو رأيتِ وجهه في السجن قبل أيام |
| Önceki gün bir hastamla Charlie hakkında konuşuyordum. | Open Subtitles | كنت أتحدث عن (تشارلي) قبل أيام لأحد مرضاي |
| Bir kaç gün önce oldukları yere geri dönüyorlar. | Open Subtitles | عادوا الى المكان الذي كانوا فيه قبل أيام قليلة |
| Bir kaç gün önce bu işin beni kurtaracağını sanıyordum. | Open Subtitles | قبل أيام قليلة أعتقدتُ بأن تلك الترقية ستنقذني |
| Biliyorsun daha geçen gün, senin hakkında kendi kendime konuşuyordum. | Open Subtitles | أتدري، كانت نفسي تحدثني عنكَ قبل أيام. |
| Hayır Curly, o birkaç gün önceydi. | Open Subtitles | ذلك كان قبل أيام قليلة هل تمانع أذا خرجت من الخلف |
| - Geçen gün iki arkadaşına denk geldim. - Bundan şüpheliyim. | Open Subtitles | مررت بصديقين من أصدقائك قبل أيام - أنا أشك بذلك - |
| Geçen günkü davranışımdan dolayı özür dilemek istemiştim. | Open Subtitles | أردتُ الإعتِذار عن كَمْ عالجنَاك قبل أيام. |
| Gibbs günlerce önce geldi bana. Görünmez boyayı ben yaptım. | Open Subtitles | أتى غيبز الى المختبر قبل أيام لأصنع له الحبر السري |
| Hapishane dışına çıkmadan birkaç gün önce bir cevap aldım. | TED | قبل أيام من ذهابي للسجن لزيارة ماكغوان، حصلت على الإجابة. |