| O gece kayıt yapmaya karar verişin hiç mantıklı değil. | Open Subtitles | قراركِ لتصوير فيديو في تلك الليلة ليس منطقياً على الإطلاق. |
| Bu yönde karar verirsen sana plan yapmaktan yardım ederim. | Open Subtitles | سأساعدكِ و أقدم لكِ خطة ما إن كان هذا قراركِ |
| Kapa çeneni anne,bu senin kararın değil. Kahramanlık yapmak istiyorum. | Open Subtitles | إصمتي ، أمي ، إنه ليس قراركِ أريد أن أُستغَل |
| Ve burada kararın ne olursa olsun, madem bu oyunu oynamak istiyorsun. | Open Subtitles | ومهما كان قراركِ في هذا الأمر، مهما كانت الطريقة التي تريدين أن تحلي المشكلة بها |
| Gitme kararını sen verdin. O kararda ben yoktum, biz yoktuk. | Open Subtitles | و قد إتخذتِ أنتِ قراركِ بالرحيل, ليس أنا, و ليس نحن |
| Dostluğumuz bunun için bitecekse, bu senin seçimin olur, benim değil. | Open Subtitles | لذا ، إن كان هذا يعني أن صداقتنا إنتهت فهذا قراركِ ، وليس قراري |
| Bilmiyorum. karar senin, ama Onda beni rahatsız eden bir şey var. | Open Subtitles | لا أدري، القرار قراركِ لكن هناك أمر بها يزعجني |
| karar vermiyorsun çünkü onlara yakınlık duyuyorsun. | Open Subtitles | أنتِ لا تنجحين في قراركِ لأنكِ تَتعاطفين مَعهم. |
| Böyle bir karar ben gitarsız geldikten sonra vermen ne kadar uygun. | Open Subtitles | كم هو سهل عليكِ قراركِ هذا بعد ظهوري بدون قيثارتي |
| Neye karar verdiysen, en azından bir gün daha bekle. | Open Subtitles | أيّاً كان قراركِ انتظري على الأقل يوماً واحداً |
| karar senin, komiser. Canın ne isterse yapabilirsin. | Open Subtitles | إنّه قراركِ يا حضرة الملازم، يمكنكِ فعل ما يحلو لكِ |
| Ama karar verince babanı araman gerekiyor. | Open Subtitles | مهما كان قراركِ يجب أن تعاودي الاتصال بأبيكِ |
| Bundan sonra ne olacaksa, senin kararın. | Open Subtitles | وأياً كان ما يحدث لاحقاً، هو قراركِ أنتِ. |
| Bundan sonra ne olacaksa, senin kararın. | Open Subtitles | وأياً كان ما يحدث لاحقاً، هو قراركِ أنتِ. |
| Dinle, biz arkadaşınız ve kararın ne olursa olsun arkandayız. | Open Subtitles | أسمعي، نحن أصدقاءكِ و سندعمكِ أياً كان قراركِ |
| Ama kararın ne olursa olsun, seni destekleyeceğim. | Open Subtitles | ولكن أياً كان قراركِ ، فسوف أدعمكِ |
| Pekala, öyleyse kalmak senin kararın. | Open Subtitles | لابأس,من ثمّ هو قراركِ أن تبقي |
| Umarım kararını verirken bunu aklında tutarsın. | Open Subtitles | والتي آمل بأن تضعيهـا بعين الإعتبـار حين تتخذين قراركِ |
| Bu, nihayet kararını verdiğin anlamına mı geliyor? | Open Subtitles | هل هذا يعني من أنكِ اتخذتِ قراركِ أخيراً؟ |
| Bence seçimin artık öncesinden de zor. | Open Subtitles | أرى أن قراركِ الآن أصعب من السابق |
| Seçim senin. | Open Subtitles | أنهُ قراركِ |
| Bu uzun zaman önce senin kararındı. Sara, sana ufacık bir öğütte bulunabilir miyim? | Open Subtitles | ـ لقد كان هذا قراركِ منذ زمن طويل ـ أيمكنني إعطائك نصيحة واحدة؟ |
| kararınızı hızlandırmama izin verin. | Open Subtitles | اسمحي لي أن أساعدكِ في اتخاذ قراركِ بسرعة |
| Anlıyorum, anlıyorum. Başka bir doktora gitme kararına saygı duyuyorum. | Open Subtitles | نعم فهمت ذلك أحترم قراركِ برؤية طبيب أخر |