| Anlamı, sen doğduğunda yüzünde bir duvak gibi parlaklık vardı. | Open Subtitles | إنَّهُ يعني أنَّكِ عندما ولدتِ كانَ هناك بريق على وجهك |
| Yeni 17 yaşıma basmıştım ve görülecek bir dünya tanışılacak insanlar keşfedilecek yerler vardı. | Open Subtitles | كُنتُ في عُمر السابعَة عشَر و كانَ العالمُ جديداً و كانَ هناك الكثير لأقابلهُم و أماكِن لأكتشفها |
| Nehrin oradayken, orada bir şey vardı o öpücük o kadar kusursuzdu ki. | Open Subtitles | عندَ النهر كانَ هناك شيئاً فى هذه القبلة , شئ مثالى |
| Onda çok fazla kara büyü ve şeytanlar hakkında şey vardı. | Open Subtitles | لقد كانَ هناك الكثير عن السحر المظلم والشياطين |
| Eğer ablamın hayatta olması için bir şans varsa, onu bulacağım. | Open Subtitles | إن كانَ هناك فرصة بأن تكون أختي حية فسوفَ أعثر عليها |
| Cümlenin sonunda kocaman boşluk vardı. | Open Subtitles | كانَ هناك مسافة طويلة في نهاية ذلكَ الخط |
| Belki de banyo kapısının üstünde bir pencere vardı. | Open Subtitles | أجل، ربما كانَ هناك نافذة صغيرة على باب الحمام. |
| Aramızda kalsın, o adamda gizli bir şeyler vardı. | Open Subtitles | بيني وبينكم، كانَ هناك أمر غريب بذلكَ الرجل. |
| Yeraltı demiryolları tarafından kurtarılan tüm bu hayatlar için,... Başaramayan pek çok halkta vardı. | Open Subtitles | مع أنّهُ تمَّ إنقاذ الكثير من الأرواح بفضل السكة الحديدة التي تحتَ الأرض، كانَ هناك الكثير من الأشخاص الذينَ لم ينجوا. |
| Ahhh! Göz yaşartıcı gaz vardı. | Open Subtitles | كانَ هناك الغاز المُسيل للدموع |
| Belli başlı kelimeler ve ifadeler vardı. | Open Subtitles | كانَ هناك كلماتٍ محددة , عباراتٍ محددة, |
| "Telaşeyi andıran bir hışırtı vardı, | Open Subtitles | كانَ هناك صوتٌ يَتعالى ، كأنه * * .. |
| Eski bölgemde bir O'Reily... ailesi vardı St. Patrick'de... | Open Subtitles | كانَ هناك عائلة (أورايلي) في إبريشيتي السابقة، (سانت باتريك) |
| Sonra bir grup vardı /b/ adında. | Open Subtitles | و أيضاً كانَ هناك مجموعة تدعى (بي) صفحة أو حائط (بي), |
| Yaraları vardı... onun. | Open Subtitles | ...كانَ هناك ندبات هو |
| Gloria'nın şöminesinde öldüğü gece yaktığı bir mektup vardı. | Open Subtitles | ... (كانَ هناك خِـطـاب في مِدخَــنـةِ (جلوريا . تَـمّ حرقـه في لـيــلـةِ مَوتِــها |
| Eğer başka bir sebebi varsa lütfen söyle, dinliyorum. | Open Subtitles | لا, إن كانَ هناك سبب آخر فمن فضلكِ, أنا مُصغيّ. |
| Oh, ve kapıda düğüm varsa, hiç girmeyin bile. | Open Subtitles | وإن كانَ هناك ربطة عنق على الباب لا تدخلوا أبداً |