| Diğer herkese de söylediğim gibi, burası bir alışveriş merkezi, kumarhane değil. | Open Subtitles | أقول لكي كما أخبرت الجميع أن هذا سوق تجاري و ليس كازينو |
| Teşekkürler, Danny. Ortağınıza da söylediğim gibi, kaçırılmaya dair hiç kanıt bulamadık. | Open Subtitles | كما أخبرت زميلتك، لم نجد أي دليل على الاختطاف |
| Uyandığımda, Herkese söylediğim gibi Pilotu, paraşütle atlarken gördüm, Ama seni uyandıramadım. | Open Subtitles | إستيقظت لأجد الطيار يقفز بالمظلة من الطائرة كما أخبرت الجميع لم أستطع إيقاظك |
| Çocuklarıma da dediğim gibi olumlu bakmaya devam ederseniz her şey önünüze gelir. | Open Subtitles | تماما كما أخبرت أبنائي حافظوا على السلوك المتفائل و الأشياء ستسقط في طريقك |
| Beni buraya sürükleyen polise de dediğim gibi oto yıkamada çalışıyorum. | Open Subtitles | كما أخبرت الشرطي الذي جرني إلى هنا أنا أعمل بمغسل للسيارات |
| Evet, herkese söylediğim gibi tekrarlıyorum, işim nadir kitapları ithal edip satmak. | Open Subtitles | نعم، حسناً كما أخبرت كل واحد هنا مراراً وتكراراً، عملي هو إستيراد وبيع الكتب النادرة |
| Babana söylediğim gibi, kalp atışın biraz yükseldi. | Open Subtitles | حسناً، كما أخبرت أباك، معدّل ضربات قلبك مرتفع قليلاً |
| Dışarıdaki arkadaşına da söylediğim gibi devre levhasını kontrol etmem lazım. | Open Subtitles | كما أخبرت صديقك في الخارج علي تفقد المنفذ هنا |
| - Evet, adım Brent Sodor, ve adamlarınıza da söylediğim gibi Schmidt'in güvenlik ekibindeyim. | Open Subtitles | نعم ، اسمي برينت سودور و كما أخبرت رجالك كنت ضمن فريق شميدت الأمني |
| Memurlarınıza söylediğim gibi, Rektörlükte kendi başıma. | Open Subtitles | كما أخبرت ضباطكم لقد كنت في بيت القس لوحدي |
| D.C.'deki patronlarınıza söylediğim gibi sonunda hayatıma kavuştum. | Open Subtitles | كما أخبرت الرؤساء في العاصمه أنا وأخيراً قد وجدت حياتي |
| - Diğer dedektife de söylediğim gibi saat 6 gibi geldi, gittiğinde de 8'i biraz geçiyordu. | Open Subtitles | كما أخبرت المحقق الآخر، ظهر تماماً حوالي 6: 00 وغادر تماماً بعد 8: |
| Yardımcınıza da söylediğim gibi yarınki toplantı hakkında bir ipucumuz var. | Open Subtitles | كما أخبرت مساعدك. نحن نتتبع دليل عن تجمع الغذ. |
| Çalışanıma da söylediğim gibi yanlış adım attım. | Open Subtitles | كما أخبرت موظفي الذي سيطرد قريبًا أن قدمي هبطت بشكل خاطيء وحسب |
| Sizden önceki iki kişiye de söylediğim gibi, doldurduğum bir kayıp şahıs formunun takibi için aramıştım. | Open Subtitles | كما أخبرت آخر شخصين تحدثت إليهما، أنا أتصل لمتابعة تقرير المفقودين الذي قمت بتقديمه. |
| Kızınıza da söylediğim gibi, atın parasını ödeyeceğim. | Open Subtitles | كما أخبرت أبنتك سأدفع ثمن الحصان |
| Ama araba gölden çıkarılamamıştı tıpkı yıllar önce babama söylediğim gibi. | Open Subtitles | كما أخبرت أبي تلك السنوات الماضية كلها |
| Wilson üvey kızını ölü buldu, Çavuş Doakes'a olay mahalinde söylediğim gibi. | Open Subtitles | وجد السيّد (ويلسون) ابنة زوجته ميتة كما أخبرت الرقيب (دوكس) بمسرح الجريمة |
| Ortağınıza da dediğim gibi, şu anda yeni projeler kabul edemiyorum. | Open Subtitles | كما أخبرت مساعدك أنا لست مستعداً للقيام بأي أبحاث حالياً |
| Eski elemana da dediğim gibi yönetmen olan sensin, sen bul. | Open Subtitles | كما أخبرت الشخص الأخير أنت المخرج أعثر على حل |
| Jeff'e de dediğim gibi, partime gelen kimse dövüşe gitmiyor. | Open Subtitles | كما أخبرت جيف أي شخص يذهب لذاك الشجار فلن يستطيع أن يحضر حفلتي |